21. Yüzyılda Maveraünnehir Ya Da Orta Asya’nın Efsaneleşmiş Şehirleriyle Buluşma


Semerkant, Buhara, Taşkent ve Hive, İslam ve Türk Kültür ve Medeniyetine yolculuk.

Yıllardır bir efsane yada masalmış gibi duyduğumuz, muhteşem mimari yapılarını ve dünya ilim hayatına kazandırdığı ilim adamlarına ait eserleri ancak kitap sayfaları ve internetten gördüğümüz, dünyanın en önemli tıp ve felsefe eserlerini yazan alimlerden, gözün retinasını bulan ibn-i Sinan’ın doğduğu, yine ilk Türk astronomi ilim adamlarından Uluğ Bey’in, Ali Kuşçu’nun, Farabi, Biruni, İmamı Buhari ve İmamı Maturidi’nin yaşadığı, dersler verdiği zamanın en büyük ilim ve kültür merkezlerinden Özbekistandayız. 

Çok gitmek isteyip de gidemediğim ancak bugüne nasip olan keşfimi şükürler olsun ki Kurban Bayramından hemen önce gerçekleştirdim.

Taşkent, Semerkant, Buhara ve Hive şehirleri kanaatime göre Orta Asya’nın değil tüm dünyanın en güzel şehirlerinden. Sokak ve çarşılarında gezerken kendinizi bazen dokuzuncu, bazen on ikinci, bazen on beşinci ve bazen de on dokuzuncu yüzyılda buluyorsunuz. Yapılar, binalar, sanat ve el sanatları eserleri, cami, medrese ve çarşıları görmek muhteşem.

 

İhtişamlı Dört Şehir

TAŞKENT’te Hz. İmam camii, Akmescit, Emir Timur Müzesi ve özellikle Barakhan Medresesi, Kükeltaş Medresesi, (eğitime devam ediyor) görülmeye değer önemli yerler.

SEMERKAND’da Kumlu ya da Registan Meydanı ve Üçlü Medrese, Şahı Zinde, Uluğ Bey, Bibi Hatun, Tilya Kori Medreseleri, Hoca Ahrar Veli medresesi ve Türbesi, Hz. Hızır/ Dalyan Türbesi, İmamı Maturidi ve 25 km Uzakta bulunan İmamı Buhari Türbeleri.

BUHARADA Lebi Havuz Medresesi ve Meydanı, hemen önünde Nasrettin Hoca heykeli, yine Kükeltaş Medresesi, Kalon Minaresi, hemen yanında Miri Arap Medresesi (halen faaliyette) Ark Kalesi, adını bölgeye İslam dinini ilk getiren isimlerden olan İsmail Samani müzesi ve gördüğümüz en etkileyici eserlerden olan Bala Havuz Camii…

HİVE ise diğer üç şehirde gördüğümüz mimari tarzlardan daha farklı. Gerçekten söylendiği gibi bir masal şehri. Oldukça etkileyici mimari planı ve yapısı var. Halen büyükçe bir yer. Surlarla çevrili. Dört Darvaza dedikleri kapısı var ve buraya İçinkale diyorlar. Özellikle çeşit çeşit minareleri hiçbir yerde göremeyeceğiniz kadar çok ve muhteşemler. İslam Hoca Minaresi, Hanın başlatıp da savaşa gitmesi nedeniyle yarım kalan Kelte Minaresi (şehrin en önemli sembollerinden biri) Taşhan Yolu, özellikle Akşeyh Baba Külliyesi ve terası, en etkileyici eserlerden Cuma Mescidi mutlaka görülmeli.

Buraları gezdikten sonra Selçuklu, Osmanlı ve bazı İran mimarisinin kök merkezinin buralar olduğunu anlıyoruz. Tarihteki Amu Derya (Ceyhun) ve Sır Derya (Seyhun) nehirleri arasında kalan bu bölgesinde, diğer adıyla MAVERAÜNNEHİR’de 20. yüzyıla kadar onlarca ciddi savaşın yaşanmasına, doğal afetlerin olmasına rağmen, Özbekistan devleti eski mimari plan ve sanatına uygun bir şekilde tüm bu tarihi eserlerin yüzde altmış civarını yeniden yaparak yada restore ederek günümüze kazandırmış. Devlet bununla da kalmayarak yeni önemli yapılar yaptırırken aynı mimari tarzı, sanatı hatta malzemeleri kullanarak eserler inşa ediyor. Örneğin 2008 yılında yapılan Hz. İmam Camii, İmami el Buhari Uluslararası İslam Enstitüsü binası, Kerimov’un kabri ve külliyesi bu toprakların kadim mimari tarzını ve ihtişamlı sanatını sürdürüyor. Özellikle dünyadaki bütün önemli şehirlerin aynileştiği bir dönemde bu harika bir tercih. Buralarla modern binalar arasında ezilen Türkiye’nin şehirlerini düşündüm, ve bu kültürel, mimari ve ilim merkezlerinden devşirilecek çok zengin mimari ve kültürel birikimlerin olduğunu gördüm. Selçuklu medeniyetinin kaynaklarından biri burası.

Harzemşahlar gibi Buhara Emirliği, Hokand ve Hive Hanlığı Timur Hanlığı buraları yönetmişler ve kültür merkezi yapmışlar.

 

Güvenlik açısından

Kırgızistanın Oş şehrinden karayolu ve trenle Kızılkum çölünü de geçerek güvenli bir şekilde gezdim. Yöre insanları, Türkiye’den gelen insanlara karşı oldukça ilgililer, sevecenler ve saygılılar. Bunun hem ortak tarih ve kültürden hem de son yıllarda bağımlılık derecesinde izlenen Türk dizilerinden kaynaklandığını öğrendim. En fazla izlenen diziler Kurtlar Vadisi, Çukur, Muhteşem Süleyman, Diriliş Ertuğrul dizileriymiş.

 

Şehirler arası ve şehir içi karayolu, taksi gibi ulaşım ve yemek ücretleri oldukça uygun. Hatta otelleri de… Şehirler oldukça temiz. Ama yabancılara ayrı, yerlilere ayrı fiyat söylüyorlar. Bazen fiyatlar oldukça astronomik olabiliyor.

Tekrar tekrar görmekten zevk alacağım nadir yerlerden bu şehirler.

Yapanlara, sebep olanlara ve günümüze kadar yaşatanlara teşekkürler.