Kayıtlarda Zulüm Vardı* : Gitmo


 

 

Amir Şakir Guantanamo Bay’da 13 yıllık esaretin ardından serbest bırakılan son tutuklu. Hertürlü işkenceye maruz kalan Şakir’in suçluluğu kanıtlanmadı. Yani suçsuz yere 13  yıllık ömrü  Guantanamo’da (GITMO) heba oldu.

Gitmo’nun insanlığın öldürülmesi amacıyla kurulmuş normal bir hapishaneden farklı. Psikologlar ve psikiyatrisler tarafından idare edilen bir zindan, mahkumları istedikleri gibi kullanma, yönlendirme deneylerinin yapıldığı, mahkumların denek olarak kullanıldığı bir zindan.

“Bugün bize bu zulmu reva görenler yarın kendi halkına da zulmeder” diyen Şakir’in bu sözleri yıllar önce Daily Telegraph gazetesinde yayınlanan kısa bir haberi hatırlattı bana. Habere göre (üstünden gizlilik ambargosu kalkan bir haberdi) soğuk savaş yıllarında (yetmişli yıllarda) Londra’nın merkez metrolarının birinden ortalığa bir virüs yayarak, nükleer saldırının halkın üzerindeki etkilerini ölçmeyi deneyenler Şakir’in savını doğrulamaktadır. Şakir tecrübelerinden, yaşadıklarından yola çıkarak kayıtlardaki zulumu bizlere bir kez daha hatırlattı.

On yıllık Sovyetler’in Afganistan işgalinden sonra  (1979-1989) Amerika Birleşik Devletleri ve İttifak güçleri Afganistan’daki siyasi iktidara  (Taliban) karşı başlattıkları askeri hareket esnasında ve sonrasında kendilerine karşı çalıştıklarına/ savaştıklarına inandıkları/ kuşkulandıkları şahısları toplayıp  Guantanamo’daki (Küba’da ) Amerikan Askeri Hapishanesi’ne götürdüler. 2002 yılından buyana suçluluğu sabit olmamış 800 kadar tutuklu gayri insani şartlar altında dış dünya ile bağlantıları kesildi.

Askeri Zindan – Afganistan dışından, Irak, Güney Asya’dan terörist suçlamasıyla tutuklananların kaldığı hapishane Uluslararası Af Örgütü’nün 2005 yılında yayınladığı raporda ‘Çağımızın Gulag’ı olarak tanımlanmıştır.

Tutuklular hertürlü işkencelere maruz kalmışlar, suçlulukları kesinleşmediği halde tutuklulukları devam edegelmiştir.

Tutuklularla ilgili hazırlanan raporlar zindanda işkence rejiminin hakim olduğu, tutukluların hafıza kaybı yaşadığı, depresyonda girdiği, hep hayal gördükleri, akılarında hep intihar olduğu yönünde.

Peki bu kadar kişinin suçu neydi?

Bunca kişi hangi adaletin terazisiyle tartıldı?

Bu soruların cevabı henüz alınamamıştır.  

Bir tutuklunun yıllık maliyeti 3 milyon dolardan fazla. Guantanamo Zindanı’nı açık tutmanın maliyeti 443 milyon dollar. Bush idarecileri terör şüphelilerini teslim edenlere ödül olarak 3000-25000 dolar arası nakit ödül dağıtmıştır. Afganistan ve diğer ülkelerin iktisadi durumları gözönüne alındığında ödül olarak ödenen paranın çok büyük bir miktar olduğu, tutukluların gerçekten terör eylemlerine karışıp karışmadığı gibi iddialar sorgulanmalıdır.

‘Guantanamo’dan Şiirler Antolojisi’ndeki şiirler umutun, hayallerin, yıkılan hayallerin bir insanlık trajedisinin kulaklarımızın zarını yırtan feryatlarıdır. Bu feryatlar sansürden geçerek okuyuculara ulaşanlardan bir kaçı.

Şakir Abdurrahman Emir, Suudi vatandaşı; Afganistan’da bir Suudi hayır kurumunda çalışırken tutuklanır. Zindandaki açlık grevinin sonlandırmak için çaba gösterir ama Emir hücreye tıkılır:

              Barış diyorlar

              Huzur?

              Dünyada sulh?

              Bu nasıl barış?

               ………….

              Evet, kuşkusuz!

              Konuşurlar, tartışırlar,

                                      Öldürürler

             Barış için savaşıyorlar

Şeyh Abdurrahim Muslim Dost Pakistanlı şair ve yazar, Guantanamo’da üç yıla yakın tutuklu kaldı. Saygın bir akademisyen ve gazeteciydi, 20 kadar da kitabın müellifi. Yazdığı şiirleri Askerlerin sansüründen geçmedi. 2005 yılında serbest bırakılan Dost Pakistan gizli servisi tarafından tekrar tutuklandı. Kendisinden hala bir haber yok:

                 Nasıl bir bahar bu

                 Çiçekler nerde

                 Havadaki pis koku

                         Neyin nesi?

Evet bu zulum neyin nesi?

 

*Mevlüt Ceylan, Kayıtlarda Zulum Vardı, Aylık Dergi Yayınları, 1982.