Mustafa Orçan kullanıcısının resmi
Mustafa Orçan

21. Yüzyılda Maveraünnehir Ya Da Orta Asya’nın Efsaneleşmiş Şehirleriyle Buluşma

Yıllardır bir efsane yada masalmış gibi duyduğumuz, muhteşem mimari yapılarını ve dünya ilim hayatına kazandırdığı ilim adamlarına ait eserleri ancak kitap sayfaları ve internetten gördüğümüz, dünyanın en önemli tıp ve felsefe eserlerini yazan alimlerden, gözün retinasını bulan ibn-i Sinan’ın doğduğu, yine ilk Türk astronomi ilim adamlarından Uluğ Bey’in, Ali Kuşçu’nun, Farabi, Biruni, İmamı Buhari ve İmamı Maturidi’nin yaşadığı, dersler verdiği zamanın en büyük ilim ve kültür merkezlerinden Özbekistandayız. 

Mustafa Everdi kullanıcısının resmi
Mustafa Everdi

Önyargılara Merhametle Yaklaşmak

1980’li yıllarda bir ve/veya birkaç dil bilen, kolejlerde okuyan, batıyı ve Türkiye kültürel ortamını tanıyan entelektüel İslamcılar, aniden ‘İslami hayat’ sürmeyi öncelediler. Kütüphanelerindeki bütün batı klasiklerini, roman-hikâye-sanat bütün ‘masiva’ kitaplarını tasfiye edip hadis-tefsir-siyerle doldurdular. Çarşaflı hanımlarla evlendiler veya hanımlarını çarşafa soktular. Bunların mesela en önemli temsilcisi Cahit Zarifoğlu oldu. O birikime sahip olanların ricatı, ‘İslamileşmek’ anlayışının önyargısı idi belki de. Kişisel tercihlere bir şey diyemeyiz ama insanlar, öncülerine de bakar, onların kararsız, değişken eylemleri bir nesli dolambaçlı yollarda gezdirebilir. 

Fikir Coğrafyası kullanıcısının resmi
Fikir Coğrafyası

Fikir Coğrafyası Sohbetleri - II

Çağdaş düşünürlerin hiçbiri, Ludwig Wittgenstein(1889-1951) kadar vurgulayıcı biçimde Tanrı hakkında sorular sormamıştır. Dini 'zor ama mümkün' bir olgu olarak kabul eder. İlk eseri Tractatus'da ''dil ancak vakiaları tanımlar'' demiş ama ortada bir sorun olduğunu da görmüştür:

Bir taraftan, eğer bir dilin yalnızca gerçekleri tanımlayabileceği düşünülürse, diğer taraftan ahlakın, gerçekleri tamamen aşan mutlak bir şey olduğuna da inanmak gerekir ki bu iki şeyi bir araya getirmek mümkün olmaz. Bu arkaplanda şu itirafta bulunur: "Ben dindar bir insan değilim, ancak her sorunu dini açıdan görmek [değerlendirmek] zorundayım."

Kamil Güngör kullanıcısının resmi
Kamil Güngör

Faizin Anlamı (III)

Kapitalist ekonomide insanlar gerçekte olmayan ihtiyaçlar listesine mahkûm edilmekte, bu ihtiyaçların karşılanması mümkün olmadığında kredi almaları yönünde toplumsal telkinlere maruz kalmakta, yüksek faizle karşılıksız borçlandığı için de ödeyemediği paranın ve para sahiplerinin kölesi-bağımlısı olmaktadır. Faiz verenler bakımından ise herhangi bir sorun bulunmamakta, çünkü genellikle bu kurumlar devlet desteğinde ve garantisi altında çalışmaktadırlar. İslam ekonomisin yasakladığı faiz ise kapitalist ekonominin bel kemiğini oluşturmaktadır.

Mustafa Kadir Atasoy kullanıcısının resmi
Mustafa Kadir Atasoy

Suriye - Alabama hattı

Birleşik Devletler'in ulusal mezarlığı Arlington, bir zamanlar İç Savaş'ın güneyli komutanı Robert Lee'nin eviydi. Robert Lee burada meşhur düğününü yapmış ve Mary Anna Custis ile evlenmişti. Ne tuhaf bir dönüşüm, ne korkutucu bir şey... Birleşik Devletler'in yaşadığı dönüşüm de böyle sarsıcıdır. Zaman içinde kültürlerini, naifliği kaybettiler. ABD'de artık Frank Sinatra yok. Onun yerinde ortalıkta iç çamaşırıyla dolaşıp şarkı söyleyenler var. Bütün bunlara kabalık ve kibir eşlik ediyor. Trump da işte bu zamanın ruhunu temsil ediyor. Küfrediyor, kadınlara kaba davranıyor. 

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

İmanı Resetlemek

Geleneğimizde, itikadî alanda “resetlemeye” tekabül eden bir kavram var: “tecdid-i iman”. Tecdid-i iman, çeşitli sebeplerle imanlarının izalesine sebep olacak bir teşebbüste bulunan, yani dinden çıkan kimselerin, iman esaslarını oluşturan konularda inançlarını yenilemeleri anlamında kullanılır. Bugün ülkemizde kendisine Müslüman diyenleri incelediğimizde, tıpkı resetlenme zamanı gelmiş bir bilgisayar gibi, bir tecdid-i iman ihtiyacının hasıl olduğunu görüyoruz. Hatta belki de bu tecdid-i imanın “kitlesel seviyede” yapılması lüzumu hissediliyor!

DÜNYADAN

Selim Güzel kullanıcısının resmi
Selim Güzel

Tebrik kartı değil kafaya atılan taş..

Son dönemin en ilginç kamu diplomasisi girişimi olarak tanımlayabileceğimiz Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün yılbaşı tebrik kartları dikkatlerden kaçmadı. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanından Avrupa Konseyi yetkililerine kadar uzanan bir yelpazede dünyanın bir çok bölgesinde bu kartlar ya dağıtılıyor ya da elden takdim ediliyor. Bu insiyatif 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ terörü, Demokrasiye karşı milletin direnişi ve anayasal düzenin Türkiye'de nasıl canla başla savunulduğunun sembolü olarak tasarlanmış.

Adnan Özer kullanıcısının resmi
Adnan Özer

Endülüs'ten Yola Çıkan Aşk

Arap edebiyatı Latin Amerika'ya ilkin İspanyol edebiyatı ile gitti, onun içine sızmış olarak. 1514 yılında Küba'da, İspanya Kraliyeti'nin gözbebeği olacak Havana şehrini inşa etmeye koyulan Endülüslü askeri mühendisler, yurt özlemi içinde Arap şiir tarzlarından dönüşmüş şarkılar söylüyorlardı. Taş ustalığını Katalanlara bırakan Endülüslüler mimari tarz olarak en iyi bildikleri "mudejar"dan şaşmıyorlardı. (Mudejar, Arap-İspanyol karışımı Endülüs mimarisine verilen ad, terim olarak da Arapça "mudayyan" sözcüğünden geliyor.) İspanyol sömürgeciler her ne kadar Katolik İspanya için kalesi ve katedraliyle örnek bir şehir inşa etmekte olsalar da Arap edebiyatı -tabii İslam sanatı da- Latin Amerika'ya tarihin bu noktasından giriş yaptı diyebiliriz. 

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Dirilişten Direnişe Kerkük

KDP’nin Kerkük’te hiç aday göstermemesi, Kerkük’ü KYB’ye bıraktığının bir delili oldu. Buna mukabil seçim öncesi koalisyonlar kurulurken, Kerkük’te Türkmenlerin tek bir listeyle seçime girmesi büyük ve tarihi bir başarıdır. Kerkük Vakfı heyeti olarak seçimden kısa bir süre önce bölgeye yaptığımız ziyaretten çok olumlu izlenimlerle döndük. Kerkük’te müthiş bir Türkmen rüzgârı esiyordu. Tazehurmatu adeta şahlanmıştı. Tavuk da ondan geri kalmadı. Hele Tuzhurmatu’da katıldığımız ve Türkmen adayı Niyazi Mimaroğlu’nu destekleme kampanyası tek kelime ile mükemmeldi. Altunköprü de keza altın devrini yaşıyordu. Erbil Türkmenlerinin dahi büyük bir faaliyet içerisinde olduklarını gıptayla müşahede edebildik.

Muhammed Al kullanıcısının resmi
Muhammed Al

Merkel’in yeni koalisyonu umut veriyor mu?

Merkel, Başbakanlık koltuğunu koruyabilmek için SPD’ye hertürlü tavizi verdiği eleştirilerinden kendini koruyamamaktadır. Daha önceki güçlerinin esamesi dahi kalmayan Merkel ve ortağı SPD mevcut görüntü ile Avrupa Birliği ve Dünya Politikası içersinde nasıl bir rol üstlenebilecektir? Kendi partileri içersindeki eleştirilere göğüs geremeyen liderler, mevcut Avrupa Birliği ve Dünya konjonktüründeki sorunlara nasıl göğüs gerip çareler üretebileceklerdir? Özellikle Dış Politika ve Türkiye ile münasebetler konusu koalisyon hükümetinin yumuşak karnını oluşturacaktır.

Söyleşi

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Ebuzer'in Almanyası

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.

Nebahat Konu Yılmaz kullanıcısının resmi
Nebahat Konu Yılmaz

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.