Kamil Güngör kullanıcısının resmi
Kamil Güngör

Faizin Anlamı - V

Faizsiz bankacılık reel sektörü fonlamasının yanında ise esasen riske ve ortaya çıkan kar ya da zararın paylaşımına dayanır. Zira yatırım kararları verilirken yapılacak dikkatli bir analiz, yatırımların çeşitlendirilerek riskin dağıtılması ve tutarlı bir ekonomik model kullanılarak gelecekteki gelişmelerin öngörülebilmesi gibi teknikler vasıtasıyla riskler asgari düzeye indirilmektedir. Eğer her hangi bir risk ortaya çıkarsa da bu risk bölüşülerek üretim bandına verilen zarar azaltılmaktadır.

Fikir Coğrafyası kullanıcısının resmi
Fikir Coğrafyası

Fikir Coğrafyası Sohbetleri - II

Çağdaş düşünürlerin hiçbiri, Ludwig Wittgenstein(1889-1951) kadar vurgulayıcı biçimde Tanrı hakkında sorular sormamıştır. Dini 'zor ama mümkün' bir olgu olarak kabul eder. İlk eseri Tractatus'da ''dil ancak vakiaları tanımlar'' demiş ama ortada bir sorun olduğunu da görmüştür:

Bir taraftan, eğer bir dilin yalnızca gerçekleri tanımlayabileceği düşünülürse, diğer taraftan ahlakın, gerçekleri tamamen aşan mutlak bir şey olduğuna da inanmak gerekir ki bu iki şeyi bir araya getirmek mümkün olmaz. Bu arkaplanda şu itirafta bulunur: "Ben dindar bir insan değilim, ancak her sorunu dini açıdan görmek [değerlendirmek] zorundayım."

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

İmanı Resetlemek

Geleneğimizde, itikadî alanda “resetlemeye” tekabül eden bir kavram var: “tecdid-i iman”. Tecdid-i iman, çeşitli sebeplerle imanlarının izalesine sebep olacak bir teşebbüste bulunan, yani dinden çıkan kimselerin, iman esaslarını oluşturan konularda inançlarını yenilemeleri anlamında kullanılır. Bugün ülkemizde kendisine Müslüman diyenleri incelediğimizde, tıpkı resetlenme zamanı gelmiş bir bilgisayar gibi, bir tecdid-i iman ihtiyacının hasıl olduğunu görüyoruz. Hatta belki de bu tecdid-i imanın “kitlesel seviyede” yapılması lüzumu hissediliyor!

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Gelenek Ve Gelecek Arasında Müslümanlık

Zihni tembellik zırhına bürünmüş toplum önüne konulan her fikri ‘yiyor’, üzerine atılan her gömleği ‘giyiyor’. Tepkisini - huzurum kaçmasın/başım ağrımasın avuntusuyla -  ahirete saklıyor. Eleştiri oklarına elini süremiyor, düşmanın kirli vicdanını diliyle yıkıyor. Görüşleri gözlemlediği gerçek hayattan ne kadar uzaklaşırsa, fikirleri hayal ettiği dünyaya o derece yaklaşıyor. Arzu ve hevesler gökyüzüne merdiven kurdu; yeryüzüne pervasızca ölçüsüzlük saçıyor. Neden? Çünkü insan, inandığı gibi yaşamazsa, yaşadığı gibi inanır. Ve işte o zaman; dünya dört mevsim çekilmez olur.

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Nasıl bu hale geldik?

Şerif Mardin yıllar önce II.Meşrutiyet devri entelektüel islamcılığı ile MSP'nin bir ilgisi olmadığını, İslamcılık olarak ortaya atılan şeyin aslında taşralılık olduğunu vurgulamıştı. Bugün geldiğimiz noktada müslüman aydınlar da Türkiye'deki islami hareketin teorik temelden yoksun olduğunu ve rüzgar nereden eserse o yöne savrulduğunu itiraf ediyorlar. Ancak bu savruluşta yeni bir sorun ortaya çıktı: Solcu aydınların bir türlü kuramadıkları 'sosyalizm ve milliyet' bağıntısını islamcılık temelinde müslüman aydınlar kurmaya kalktı.

İsmail Güvenç kullanıcısının resmi
İsmail Güvenç

Üniversite Kurulması ve Mezunların İstihdamı

Türkiye’de üniversitelerden ortalama olarak yılda 1 milyon 200 bin öğrenci mezun olmaktadır. Türkiye’nin iş üretme kapasitesi ise 1 milyondan daha az, yıllık istihdam imkânı 700-800 bin kadardır. Dolayısıyla üniversite mezunlarının % 20-30’unun işsiz kalması mukadderdir. Nitekim 2017 yılında %13 olan işsizlik oranı üniversite mezunları arasında % 20-25 olarak açıklanmıştır. TBMM tarafından yayımlanan “Türkiye'de Üniversite Mezunu Nüfusun İşgücü Durumu” başlıklı raporda, 2000 yılında 143 bin olan üniversite mezunu işsiz sayısının 2015'te 774 bin olduğu açıklanmıştır.

DÜNYADAN

Selim Güzel kullanıcısının resmi
Selim Güzel

Tebrik kartı değil kafaya atılan taş..

Son dönemin en ilginç kamu diplomasisi girişimi olarak tanımlayabileceğimiz Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün yılbaşı tebrik kartları dikkatlerden kaçmadı. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanından Avrupa Konseyi yetkililerine kadar uzanan bir yelpazede dünyanın bir çok bölgesinde bu kartlar ya dağıtılıyor ya da elden takdim ediliyor. Bu insiyatif 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ terörü, Demokrasiye karşı milletin direnişi ve anayasal düzenin Türkiye'de nasıl canla başla savunulduğunun sembolü olarak tasarlanmış.

Rukiye Sancar kullanıcısının resmi
Rukiye Sancar

Viyana’dan Amman’a Açılan Yol

Viyana-Amman iki şehir; biri Batı’da, diğeri Doğu’da iki ayrı dünya. 2017 yılı Kurban yardımı için Rahma Austria Derneği adına gözlemci olarak Ürdün’e giden gruptaydım. Çevreyi gözlemlemek, kurban dağıtımı, aile ziyaretleri, yetimhane ziyaretleri ve yetim çocuklara hediye dağıtımı gibi sorumluluklarımız vardı. Grubumuz çok renkliydi. Türkiyeli, Bosnalı, Filistinli arkadaşlarla yolculuk yaptık. Amman havaalanında uzun bir kontrolden geçtikten sonra, şehre doğru yola çıktık. Şehre giden yol bana adeta Ankara’daki havaalanından şehre giden yolda gidiyormuşum hissini verdi. Daha önce de arkadaşlardan “Ortadoğu’da Ürdün, Türkiye’ye en fazla benzeyen ülke” duymuştum, bunu şehre giderken hissetmek ilginç, bir o kadar da güzeldi. Ankara’daymışsın gibi bir duygu yaşarken, içinizden neler neler geçiyor; bu coğrafyada yaşayanlarla aynı dini paylaştığınız, ortak tarihe sahip olduğunuz, benzer kültürel değerlerinizin olduğu gibi düşünceler İbni Haldun’un, “Coğrafya kaderinizdir” sözünü hatırlatıyor.

Muhammed Al kullanıcısının resmi
Muhammed Al

Merkel’in yeni koalisyonu umut veriyor mu?

Merkel, Başbakanlık koltuğunu koruyabilmek için SPD’ye hertürlü tavizi verdiği eleştirilerinden kendini koruyamamaktadır. Daha önceki güçlerinin esamesi dahi kalmayan Merkel ve ortağı SPD mevcut görüntü ile Avrupa Birliği ve Dünya Politikası içersinde nasıl bir rol üstlenebilecektir? Kendi partileri içersindeki eleştirilere göğüs geremeyen liderler, mevcut Avrupa Birliği ve Dünya konjonktüründeki sorunlara nasıl göğüs gerip çareler üretebileceklerdir? Özellikle Dış Politika ve Türkiye ile münasebetler konusu koalisyon hükümetinin yumuşak karnını oluşturacaktır.

Muhammed Al kullanıcısının resmi
Muhammed Al

Almanya’daki 2017 Meclis Seçimleri Ve Türk Toplumuna Yansımaları

Oy kaygısına düşen partilerin Erdoğan ve Türkiye üzerinden prim yapma çabaları ise seçimlerdeki en önemli konu haline geldi. Erdoğan ve Türkiye karşıtı söylemler adeta diğer Almanya’nın iç konularını gölgede bıraktı. Buna son olarak herkesin merakla beklediği seçim düellosu adıyla yapılan tv programında tüm seçmenler şahit oldu. Almanya’da şimdiye kadar Türk seçmenlerin yüzde 60 kadar desteğini alan SPD Genel Başkanı Schulz Erdoğan ve Türkiye aleyhtarlığı ile Türk seçmenleri hayal kırıklığına uğratıp şaşırttı.

Söyleşi

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Ebuzer'in Almanyası

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.

Nebahat Konu Yılmaz kullanıcısının resmi
Nebahat Konu Yılmaz

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.