Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Kestirilemezlik...

Bu yazı, 15 Nisan 2017’de Referandum’dan bir gece önce bölümler halinde facebook paylaşımı olarak kaleme alınıp kaydedilmiş, fakat seçim yasakları nedeniyle 16 Nisan akşamı bu yasaklar sona erdikten sonra herkese açık bir paylaşıma dönüştürülmüştür. Yazının, bazı ufak tefek ifade ve imla düzeltmeleri dışında, sitemizde aynen yayınlanması uygun bulunmuştur.

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

İmanı Resetlemek

Geleneğimizde, itikadî alanda “resetlemeye” tekabül eden bir kavram var: “tecdid-i iman”. Tecdid-i iman, çeşitli sebeplerle imanlarının izalesine sebep olacak bir teşebbüste bulunan, yani dinden çıkan kimselerin, iman esaslarını oluşturan konularda inançlarını yenilemeleri anlamında kullanılır. Bugün ülkemizde kendisine Müslüman diyenleri incelediğimizde, tıpkı resetlenme zamanı gelmiş bir bilgisayar gibi, bir tecdid-i iman ihtiyacının hasıl olduğunu görüyoruz. Hatta belki de bu tecdid-i imanın “kitlesel seviyede” yapılması lüzumu hissediliyor!

Fikir Coğrafyası kullanıcısının resmi
Fikir Coğrafyası

Fikir Coğrafyası Sohbetleri - II

Çağdaş düşünürlerin hiçbiri, Ludwig Wittgenstein(1889-1951) kadar vurgulayıcı biçimde Tanrı hakkında sorular sormamıştır. Dini 'zor ama mümkün' bir olgu olarak kabul eder. İlk eseri Tractatus'da ''dil ancak vakiaları tanımlar'' demiş ama ortada bir sorun olduğunu da görmüştür:

Bir taraftan, eğer bir dilin yalnızca gerçekleri tanımlayabileceği düşünülürse, diğer taraftan ahlakın, gerçekleri tamamen aşan mutlak bir şey olduğuna da inanmak gerekir ki bu iki şeyi bir araya getirmek mümkün olmaz. Bu arkaplanda şu itirafta bulunur: "Ben dindar bir insan değilim, ancak her sorunu dini açıdan görmek [değerlendirmek] zorundayım."

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Gelenek Ve Gelecek Arasında Müslümanlık

Zihni tembellik zırhına bürünmüş toplum önüne konulan her fikri ‘yiyor’, üzerine atılan her gömleği ‘giyiyor’. Tepkisini - huzurum kaçmasın/başım ağrımasın avuntusuyla -  ahirete saklıyor. Eleştiri oklarına elini süremiyor, düşmanın kirli vicdanını diliyle yıkıyor. Görüşleri gözlemlediği gerçek hayattan ne kadar uzaklaşırsa, fikirleri hayal ettiği dünyaya o derece yaklaşıyor. Arzu ve hevesler gökyüzüne merdiven kurdu; yeryüzüne pervasızca ölçüsüzlük saçıyor. Neden? Çünkü insan, inandığı gibi yaşamazsa, yaşadığı gibi inanır. Ve işte o zaman; dünya dört mevsim çekilmez olur.

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Hangisi Biziz? Hangisi Kimliğimiz?

Etiket malın sadece itibari değerini gösterir; arz ve talebe bağlı olarak değişiklik gösterir. Taşıdığımız kimliklerden hangisi bizi toplumda ayakta tutmaya yarıyorsa, yaslanabileceğimiz sosyal ve entelektüel bir dayanak sağlıyorsa, saygı görmemize vesile oluyorsa, o kimliğimizi ön plana çıkarırız. Bu da kimliklerimizin zamana ve mekana göre değişikliklere açık olduğu anlamına gelir. 

Kamil Güngör kullanıcısının resmi
Kamil Güngör

Faizin Anlamı (III)

Kapitalist ekonomide insanlar gerçekte olmayan ihtiyaçlar listesine mahkûm edilmekte, bu ihtiyaçların karşılanması mümkün olmadığında kredi almaları yönünde toplumsal telkinlere maruz kalmakta, yüksek faizle karşılıksız borçlandığı için de ödeyemediği paranın ve para sahiplerinin kölesi-bağımlısı olmaktadır. Faiz verenler bakımından ise herhangi bir sorun bulunmamakta, çünkü genellikle bu kurumlar devlet desteğinde ve garantisi altında çalışmaktadırlar. İslam ekonomisin yasakladığı faiz ise kapitalist ekonominin bel kemiğini oluşturmaktadır.

DÜNYADAN

Adnan Özer kullanıcısının resmi
Adnan Özer

Endülüs'ten Yola Çıkan Aşk

Arap edebiyatı Latin Amerika'ya ilkin İspanyol edebiyatı ile gitti, onun içine sızmış olarak. 1514 yılında Küba'da, İspanya Kraliyeti'nin gözbebeği olacak Havana şehrini inşa etmeye koyulan Endülüslü askeri mühendisler, yurt özlemi içinde Arap şiir tarzlarından dönüşmüş şarkılar söylüyorlardı. Taş ustalığını Katalanlara bırakan Endülüslüler mimari tarz olarak en iyi bildikleri "mudejar"dan şaşmıyorlardı. (Mudejar, Arap-İspanyol karışımı Endülüs mimarisine verilen ad, terim olarak da Arapça "mudayyan" sözcüğünden geliyor.) İspanyol sömürgeciler her ne kadar Katolik İspanya için kalesi ve katedraliyle örnek bir şehir inşa etmekte olsalar da Arap edebiyatı -tabii İslam sanatı da- Latin Amerika'ya tarihin bu noktasından giriş yaptı diyebiliriz. 

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Referandumdan Konfederasyona

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve Bağdat’ın karşı çıkmalarına rağmen referandumun gerçekleşmesi bu kesimin tuhafına gidiyor. Üstelik referandumun yapılış biçimi bile gülünç olduğu halde. Tabiri caiz ise kendileri çalıp kendileri oynadı. Daha ileri gidenler de oldu. Mesela Irak, İran ve Türkiye’de bazı merciler ABD ve Fransa gibi bazı ülkelerin gizliden destek verdikleri bile söylüyor. Biz bu tehlikeyi aslında farklı da olsa referandumdan önce bile sezmiş ve yazmıştık. 11 Eylül’de bu sütunda ¨Sakın Aldanmayın Esas Hedef Kerkük’tür¨, ve 22 Eylülde de ( yani referandumdan 3 gün önce) ¨Referandumdan Beteri Var¨ yazılarımızla tehlikenin bazı boyutlarına temas etmiş, oyun içinde oyun olduğunu söylemiştik. Şimdi tablo daha da netleşiyor.   

Selim Güzel kullanıcısının resmi
Selim Güzel

Tebrik kartı değil kafaya atılan taş..

Son dönemin en ilginç kamu diplomasisi girişimi olarak tanımlayabileceğimiz Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün yılbaşı tebrik kartları dikkatlerden kaçmadı. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanından Avrupa Konseyi yetkililerine kadar uzanan bir yelpazede dünyanın bir çok bölgesinde bu kartlar ya dağıtılıyor ya da elden takdim ediliyor. Bu insiyatif 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ terörü, Demokrasiye karşı milletin direnişi ve anayasal düzenin Türkiye'de nasıl canla başla savunulduğunun sembolü olarak tasarlanmış.

Rukiye Sancar kullanıcısının resmi
Rukiye Sancar

Viyana’dan Amman’a Açılan Yol

Viyana-Amman iki şehir; biri Batı’da, diğeri Doğu’da iki ayrı dünya. 2017 yılı Kurban yardımı için Rahma Austria Derneği adına gözlemci olarak Ürdün’e giden gruptaydım. Çevreyi gözlemlemek, kurban dağıtımı, aile ziyaretleri, yetimhane ziyaretleri ve yetim çocuklara hediye dağıtımı gibi sorumluluklarımız vardı. Grubumuz çok renkliydi. Türkiyeli, Bosnalı, Filistinli arkadaşlarla yolculuk yaptık. Amman havaalanında uzun bir kontrolden geçtikten sonra, şehre doğru yola çıktık. Şehre giden yol bana adeta Ankara’daki havaalanından şehre giden yolda gidiyormuşum hissini verdi. Daha önce de arkadaşlardan “Ortadoğu’da Ürdün, Türkiye’ye en fazla benzeyen ülke” duymuştum, bunu şehre giderken hissetmek ilginç, bir o kadar da güzeldi. Ankara’daymışsın gibi bir duygu yaşarken, içinizden neler neler geçiyor; bu coğrafyada yaşayanlarla aynı dini paylaştığınız, ortak tarihe sahip olduğunuz, benzer kültürel değerlerinizin olduğu gibi düşünceler İbni Haldun’un, “Coğrafya kaderinizdir” sözünü hatırlatıyor.

Söyleşi

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Ebuzer'in Almanyası

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.

Nebahat Konu Yılmaz kullanıcısının resmi
Nebahat Konu Yılmaz

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.