Darbe Girişimi Üzerine*

30 Ekim 2016

Baştan belirtmek isterim ki, bu bilimsel bir araştırma metni değildir. Bir uzmanlık çalışması da değildir. Medyaya yansıyanlar, gözlemlerim ve mantıksal analizler üzerine inşa edilmiş kişisel bir kanaat açıklaması niteliğindedir. (Somut verilerine medyaya yansıyan haberlerden ulaşılabilir.) Olanı biteni, kendimce anlama / anlamlandırma ve açıklama çabası olmanın ötesinde, hiçbir iddiası / suçlaması / iması yoktur.

15 Temmuz 2016 saat 21:50 öncesi ve sonrasıyla neler yaşandı?

(ya da Görünenden hareketle perde arkasındakileri de bilebilir miyiz?)

 

Toplum olarak biz olaylara, 15 Temmuz 2016 akşamı saat 21:50 itibarıyla askeri üniformalı bazı kimselerin, özellikle Ankara ve İstanbul’da tanklar, F16’lar, helikopterler ve personel nakil araçlarıyla sokağa çıkarak, boyutu ve niteliği kestirilemeyen bir eyleme kalkışmasıyla vakıf olduk. Sonrasında gelişen olaylar ve gelinen nokta itibarıyla kanaatimce bu eylem;

  1. Çok açık bir darbe girişimidir. 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, oldukça kapsamlı biçimde tasarlanmış, tüm detayları ayrıntılı olarak analiz ve test edilmiş, her türlü insan unsuru, vasıta, mühimmat ve lojistik imkanları kararlaştırılmış bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır.
  2. İcra sahası itibarıyla mevzi olmayıp, tüm Türkiye çapında (81 ilde) hayata geçirilmek üzere planlanmış bir darbedir. Eğer başarılabilmiş olsaydı, hemen tüm illerde çok büyük sayıda asker, araç, mühimmat ve lojistikle sokağa çıkılacak, tüm stratejik hedefler ele geçirilecek, tek kurşun atılmadan (bu sebeple adı Yurtta Sulh Konseyi olan darbeciler tarafından) ülke çapında yönetime el konulacaktı. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve vekillerin bir kısmı ile yerel yöneticiler derdest edilecekti.
  3. Darbe, 16 Temmuz sabahı saat 03:00’ten sonra yapılmak üzere planlanmıştır. Geçmiş darbe tecrübeleri, darbenin kendi iç mantığı ve yaşanan hadiseler darbe kalkışmasının planlanandan önce yapılmak zorunda kalındığına işaret etmektedir.
  4. Darbe hazırlıklarının deşifre olduğu anlaşılmaktadır. Malum olduğu üzere, iktidar ile Gülen cemaati arasında üç yılı aşkın bir süredir açık-gizli ciddi bir mücadele yürütülmekteydi. Dolayısıyla, karşılıklı olarak birbirlerinin her hareketine ilişkin teyakkuz halindeydiler. Bu açıdan, böylesine kapsamlı biçimde planlanan darbe hazırlıklarından MİT başta olmak üzere, Genelkurmay ve Hükumetin haberdar olmaması ihtimali bulunmamaktadır. (MİT’in istihbarat aldığı ve 15 Temmuz 2016 Cuma günü 16:00 itibarıyla Genelkurmayı haberdar ettiğine, Genelkurmay başkanı ve Kuvvet komutanları ile gizli toplantı yaptığına ve Cumhurbaşkanının, kendi ifadesiyle, saat 20:00 itibarıyla darbe yapılacağından haberdar olduğuna dair bilgiler vardır.)
  5. İstihbarata binaen darbe girişimine karşı ne yapılması gerektiği çok gizli toplantılarda uzmanlarca ayrıntılı olarak görüşülmüştür. Kanaatimce, darbe planlarının öğrenilmesiyle birlikte hem silahlı alanda (MİT, Asker ve Emniyet) hem de siyasi alanda (Cumhurbaşkanı, Hükumet ve küçük bir ihtimalle Yargı temsilcileri) darbeye karşı alınacak tedbirler tüm detayları ile görüşülmüş, yine zannımca çeşitli ara formülleri de içeren iki ana ihtimal üzerinde olası tüm sonuçlar değerlendirilmiştir.
    1. Birinci ihtimal: İçeriden (ordu) ve dışarıdan (Mit, Emniyet ve diğer tüm kamu kurumları) tüm imkanlar seferber edilerek, darbenin tümüyle engellenmesi, darbecilerin olası tüm hareket imkanlarının ortadan kaldırılması
    2. İkinci İhtimal: Bir taraftan, darbe hazırlıkları ve potansiyelinin, (içeride müdahale edilme görüntüsü verilmeksizin) sonuna kadar izlenmesi, diğer taraftan içeride-dışarıda yapılacak hazırlıklarla, ilk hareket anından başlayarak darbe girişiminin başarıya ulaşmasını engelleyecek tüm tedbirlerin alınması
  6. Bu ihtimallerden ilkinin, yani darbenin tümüyle engellenmesi çabasının ikincisine göre hem daha yararsız, hem de daha riskli olduğu kanaatine varılmış olması büyük ihtimaldir.
    1. Yararsızdır. Çünkü:
      1. bir darbe girişimini sessiz sedasız engellemeye çalışmanın, hem hukuki süreçler açısından, hem de siyasal bakımdan darbe hazırlığında olanların lehine bir sonuç doğurması ihtimali yüksektir. (Ergenekon, Balyoz vb. darbe hazırlığı davaları tecrübesi dolayısıyla)
      2. fiilen hayata geçmeyen bir darbe hazırlığı konusunda, hazırlık içindekileri mahkum etmeye elverişli nitelikte somut deliller elde edilmesi neredeyse imkansızdır.
      3. darbe hazırlığı içinde bulunan kişilerin büyük çoğunluğu (hadi diyelim ki tamamı) tespit edilse bile, tutuklama, yargılama ve mahkum etme konusunda başarı şansı yok denecek kadar azdır.
      4. zira toplumun darbe hazırlığının gerçekliği konusunda inandırılması, çoğu darbecilerle paralel hareket etmekte olan yargı mensupları karşısında darbe hazırlıklarının gerçekliğinin ispatı ve darbecilerin mahkum ettirilmesi ihtimali zayıftır, hatta hiç yoktur.
    2. Risklidir. Çünkü;
      1. olası potansiyelinin tümünü açığa çıkarabilme, dolayısıyla tehdit ve riski bütünüyle bertaraf edilebilme imkanı asla yoktur.
      2. fiilen harekete geçilmediği sürece, içeride-dışarıda kimlerin tam olarak işin içinde olduğunu da bütünüyle deşifre edilebilme imkanı da yoktur. (örneğin Cumhurbaşkanı başyaveri, Genelkurmay Başkanı özel kalemi ve emir subayı vb.)
  7. İkinci ihtimal ise riskli olmakla birlikte, başarılması halinde sonuçları itibarıyla pek çok açıdan çok daha yararlı olacağı anlaşılmaktadır.
    1. Risklidir. Çünkü:
      1. yapılacak karşı operasyon ne kadar gizlilik içinde ve ne kadar titiz planlanırsa planlansın her an kontrolün elden kaçırılması ihtimali söz konusudur.
      2. alınabilecek her türlü tedbire rağmen asker, polis ve sivil kayıp verilmesi ihtimali vardır
      3. cumhurbaşkanı ya da diğer siyasi figürlerin ele geçirilmesi, öldürülmesi gibi riskler vardır.
    2. Yararlıdır. Çünkü:
      1. Devletin bekası başta olmak üzere, demokrasinin kırılgan ve tehdit altında olduğu intibaının ortadan kalması, bir daha asla darbe yapılamayacağı algısının oluşması bakımından çok önemli bir fırsat sunmaktadır.
      2. darbecilerin tümünün açığa çıkarılması, bu vesileyle, sadece darbeyi hazırlayanlar değil, tüm destekçilerinin de açığa düşürülmesi ve bertaraf edilebilmesi imkanı sunmaktadır
      3. kendisiyle uzun zamandır mücadele edilen, devlet içinden sökülüp atılmak istenen bir örgütün tümüyle deşifre edilebilmesi ve tasfiye edilebilmesi fırsatı vermektedir.
      4. bütün bunlardan başka siyasi iktidarın, toplumsal desteğinin artması ve dolayısıyla, terörle mücadele, yeni anayasa ve başkanlık sistemi gibi konulara ilişkin olarak da elinin güçlenmesine fırsat oluşturmaktadır.
  8. Bu iki ana ihtimal birlikte değerlendirildikten, her ikisine ilişkin risk-yarar analizi yapılıp kıyaslandıktan sonra şu muhtemel kararlardan biri yada birkaçının bileşkesi üzerinde mutabık kalındığı ve akabinde uygulamaya girişildiği kanaatindeyim.
    1. Karşılıklı satranç hamleleri: Darbecilerin, darbenin deşifre olmasından haberdar olmaları, alınan tedbirlere vakıf olmaları ile başlayan karşılıklı satranç hamleleri ile planlanan dışında, süreç içinde farklı manevralarla gerçekleşen bir kalkışma
    2. Darbe hazırlıklarının deşifre olduğu ortaya çıkınca, darbeciler arasında ihtilaf çıkmış olması ve bazı unsurların vazgeçme niyetini ortaya koyması üzerine, ana unsurun, bu unsurların bir kısmını etkisizleştirerek, diğerlerini de bir emrivakiyle karşı karşıya bırakarak, hedeflenenden daha önce harekete geçilmesiyle gerçekleşen başarısız bir darbe girişimi
    3. Alınan karşı tedbirlerinden bazılarından haberdar olan darbecilerin, buna karşılık darbe planlarında son anda bazı değişikliklere gidererek, beklenenden önce harekete geçmiş olmaları yüzünden ortaya çıkan zafiyet dolayısıyla tahmin edilenin üzerinde kanlı çatışma ve kayıplara yol açan kalkışma hareketi
    4. Deşifre olunması üzerine, bir şaşırtmaca olarak darbe görüntüsü oluşturularak ve ana hedefi Cumhurbaşkanı ve başbakanı ele geçirmek olan yeni bir eylem planının yürürlüğe sokulmuş olması.
    5. Cumhurbaşkanının kendisini de riske ederek, darbecilerin açığa çıkmasına vesile olacak bir savunma planı yapılmış olması, ancak darbecilerin hesaplanamayan bazı hamleleri dolayısıyla (Özel Harekata yapılan saldırı, Meclisin bombalanması ve sivil halka ateş açılması, TRT’nin ele geçirilmesi ve Darbe bildirisi yayınlanması, CNN Türk’e baskın vb.) kontrolün belli ölçüde yitirilmesinden kaynaklanan bir çatışma hali
    6. MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hükümet’in koordinasyonu çerçevesinde başından sonuna kontrol altında bir kalkışma gerçekleşmiş olması ihtimali.

 

Bu ihtimallerden sonuncusu en zayıf olmakla birlikte, olayların gerçekleşme biçimi, darbe girişiminin başladığı andan şu ana kadar ki karşılıklı hamleler ve sonrasında iktidarın kamuda, çok hızlı biçimde temizlik harekatına girişmiş olması ve diğer tüm faktörler birlikte değerlendirildiğinde, darbe girişiminin, ikinci ihtimal çerçevesinde ve yukarıdaki altı farklı tavır alışlardan biri yada bir kaçının birleşimi çerçevesinde, gerçekleştiği kanaatindeyim.

 

Darbe girişiminin, ordu içindeki Fethullah Gülen’e bağlı unsurlarca gerçekleştirilmek istendiği, fiili olarak, belki de intihar saldırısı şekline dönüştürülerek hayata geçirildiği konusunda kanaatimce hiç şüphe yoktur. Ancak bu unsurların en azından deşifre anına kadar, içeriden ve dışarıdan, ulusal ve uluslararası, maddi, istihbari ya da psikolojik destek almış oldukları da şüpheden varestedir. Girişimin başarısızlığa uğraması Ülke için, Millet için ve demokrasimiz için büyük bir şans olmuştur. Demokrasi tarihimizin en önemli dönüm noktasıdır. Umuyor ve diliyorum ki, herkesçe en doğru dersler çıkarılarak, Devlet, Ülke ve Milletin el birliğiyle daha iyi bir geleceğe taşınmasına vesile olur…

 


* Bu metin yazarının 19 Temmuz 2016 tarihinde, kişisel sosyal medya hesabında paylaştığı, kişisel değerlendirmelerini içeren metnin kısmen kısaltılmış halidir.  Metinden sadece, doğrudan konuya ilişkin olmayan giriş açıklamaları çıkarılmış ve yazım ve dilbilgisi hataları giderilmiş , başkaca bir ekleme çıkarma yapılmamıştır. Okurken bu hususu göz önünde bulundurmak uygun olacaktır.