Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı yayınlandı. Hayırlı olsun.
Yapay zeka kurulu kimlerden oluşuyor, bir bilgi yok ama umarız liyakat esasına göre seçilmiş yetkin kişilerden oluşur ve bu kurul, politika üstü, insanı devreden çıkarmak yerine merkezde tutan verimli çalışmalar yaparak ülkemizi geleceğe hazırlar.
Yapay zeka şimdiden başlayan gelecektir.
Çoğu kişi yapay zeka/artificial intelligence ile yapay akıl/artificial mind/reason'ı birbirine karıştırıyor. Oysa zeka bir işlemci araç, akıl ise etikle birlikte çalışan bir karar verme iradesidir. Hafıza, zihin, beyin vb. bu sürecin üniteleridir. Kısaca ortada olan yapay zekâdır, yapay akıl değil.
Birincisi insanı merkeze alır; ikincisinde insan sıfırlanır.
İnsanlığın tarihinde üç büyük devrim oldu: tarım devrimi, sanayi devrimi ve yapay zeka devrimi.
Birincisinde insan doğayı keşfetti ve ona adapte oldu.
İkincisinde yoğun kas gücünün yerine makine üretkenliğini ve ilerleyen süreçte bilgisayarla otomasyonu ikame etti.
Üçüncüsünde ise yapay zekalar ile büyük verileri (big data) işliyor, bununla zekasını birleştirip aklını, yani etik karar verme mekanizmasını güçlendiriyor.
Fakat bu süreçlerin -doğru kararlar verilmez ve doğru yönetilmezse- insan hayatına sunduğu katkılar kadar bütün insanlığın halen ödediği ve ödeyeceği bedelleri olacaktır. Nitekim tarım devriminden sonra evrenin bildiğimiz en güzel ve verimli gezegeni olan, hepimize ve daha fazlasına ziyadesiyle yetecek olan dünyamızın uçsuz bucaksız verimli topraklarına hırslı, azgın, vahşi feodalite ve imparatorluklar el koyarak insanlığın hayatını zindana çevirdi. Endüstri devrimi ile makine, enerji ve otomasyonla bütün insanlığa fazlasıyla yetecek bir üretime, mal, meta, para, finans çıktısına sahip olduk. Ama halen insanlığın en büyük sorunu açlık, yoksulluk, savaş ve üstüne gelen çevre felaketleri. Bize yetecek olandan çok daha fazlasını üretiyoruz. Hatta üretimin azaltılması, aşırı tüketimin kısıtlanması lazım. Çünkü hepimize fazlasıyla yetecek bu devasa üretime çağımızın hırslı, vahşi sömürgeci, emperyalist, kapitalist çeteleri el koymakta, insanlığın kaynaklarını yağmalamaktalar.
Şimdi yapay zeka ile yeni bir dönüm noktasındayız. Önümüzde üç yol var.
Ya yapay zeka bütün insanlığın yararına kullanılan, insanlığın tarihindeki bütün olumsuzlukları da onaracak bir gelecek vizyonu olacak.
Ya insanlığın tarihinde tekrar eden güç savaşı kanunu tekerrür edecek ve yapay zeka teknolojisi yine bir avuç egemenin elinde insanlığı bir dijital diktatörlüğe götürecek.
Ya da bu teknoloji, kendini yaratanların da kontrolünden çıkarak, insanlığı tamamen yok edecek bir distopyaya dönüşecek.
Bu üç durumda da kritik nokta insanın merkezde olup olmamasıdır.
Yani esas soru şudur: Yapay zeka mı, yapay akıl mı?
Birincisinde, insan ve insani değerlerin merkezde olduğu, yapay zekanın bir araç olarak bütün insanlığın yararına kullanıldığı evrensel etik ve insani akıl devrededir.
İkincisinde evrensel etik ve insani aklın devreden çıkarıldığı, yapay zekaları kendi hırs, çıkar ve egemenlikleri için bir araç olarak kullamak üzere bu teknolojiye el koyan yeni egemenler devrededir.
Bu süreçte de karar verici yine insandır; fakat tarih boyunca olduğu gibi bu karar vericiler, bir avuç güçlüden ibarettir.
Üçüncü ihtimal olarak yapay zekanın insanın kontrolünden çıkarak "yapay akla" dönüştüğü, filmlerde gördüğümüz distopik bir dünya söz konusudur.
Kısaca ben bu üç süreci, 1.Ütopya, 2. Dijital Diktatörlük, 3. Distopya olarak adlandırıyorum.
İkinciler şimdiden yaptıkları filmlerle ve propaganda ile birincileri, yani insanlığı, üçüncü durumu göstermek suretiyle korkutarak kendilerini gizleyip teknolojiyi ele geçirme sürecini başlattılar bile.
Her zamanki gibi tek çözüm; insanoğlunun güdülebilecek bir sürü olmaktan çıkıp çoban, kahraman, kurtarıcı aramaktan vazgeçip Tanrı'nın ona verdiği, evrenin en büyük gücü olan kendi aklını kullanarak ürettiği yapay zekaya sahip çıkmasıdır.
Son olarak; sanırım tarih bu üç sürecin karmaşık çatışması eşliğinde, insanın ve dünyanın da geleceğini belirleyecek bir şekilde yürüyecek.
Yeni yorum ekle