DÜŞÜNCE

Osmanlının Bir Kültür Politikası Var mıydı?

10 Nisan 2020

Çaldıran Savaşı sonrasında Tebriz ve çevresinden getirdiği çok sayıda sanatçı ile Doğu ve Batı kültürleri arasında yeniden bir sentez oluşturmuş ve böylece doğu Türk-İslam kültüründe teşekkül eden birikimle Osmanlı kültürünü son bir kez güçlendirmiştir. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman döneminde siyasi alanda olduğu gibi kültürel alanda da elde edilen parlak başarılar İstanbul’un fethi sonrasından itibaren yatırım yapılmaya başlanan kültürel birikimin muhteşem patlamasıdır. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman atalarından devraldığı birikimi en üst düzeyde teşvik ederek bunun gelişmesine zemin hazırlamış ama başka alanlar gibi asıl daha önceki birikimlerin bir anlamda  değerlendiricisi olmuştur.

28 Şubat ile Kırılan Epistemoloji Sarsılan Ontoloji*

28 Şubat 2021

28 Şubat’la beraber söylemlerin ve dilin değişmesi daha önce söylenilenlerin meşruiyetini kaybetmesine yol açmıştır. Bu bir anlamda Müslümanların daha önceki söylemlerini meşruiyet dışı kılmıştır. Bazıları için turnusol kağıdı işlevi gören 28 Şubat; hakikat duvarı olmayıp sadece “duvar” olduğu zannedilen bir gölgedir. Tıpkı Platon’un Mağara duvarında olan gölgeler gibi..     

Metal Yaka: Endüstri 4.0 Devriminin Neresindeyiz?

27 Şubat 2021

Robotlar, her geçen gün hayatın içinde daha fazla yer almaya başladı. Sadece uzaktan kumanda ile yönetilebilir olmaktan çıkan yapay zekâ ile donatılmış robotlar da belirli görevleri yapabilir hale geldi. Söz konusu özellikli robotlar, savunma sanayisinden tıbba kadar pek çok alana yayılmış durumda. Hadi bu sektörler teknoloji gerektiren sektörler diyelim ama perakende sektörü de bu gelişimden nasibini alıyor. Bir diğer alan ise mali müşavirlik hizmetleri ve vergi uygulamaları da bu yapay zekadan payını almış durumda.

Üniversite Tercihi Yapmadan Cevaplanması Gereken Sorular

22 Şubat 2021

Maalesef yapay zekâ ve robot teknolojisi; ekonomi, finans, sanayi ve teknolojik üretim alanında birçok insanı işsiz bırakacak. Bugün eşit ağırlık bölümünde okuyup gelecek on yıl içinde bankacılık sektöründe çalışmayı uman yüz insandan 90’ı büyük ihtimalle işsiz kalacak. Acaba tıptan hukuka, eğitimden endüstriye kadar hangi sahalarda insansızlaşma oranı artacak? Bu konuda projeksiyon oluşturan sosyal bilimcilerimiz var mı, araştırma ve analiz yapılıyor mu?

Etnos’tan Polis’e Yol Bulamamak

20 Şubat 2021

Maliyetli ve izaha muhtaç olan diğer husus ise birincisiyle bağlantılı şekilde toplumsal kesimleri özne olmaktan çıkartan, şahsiyetsizleştiren, kişiliksizleştiren yerleşik ilişki. Bir taraftan güçsüz kılan diğer taraftan kimliği ve kişiliği tahrip eden bu ayartıcı ilişki, “resmi hakikat düzeni”nin meşruiyet sağlayıcısı olarak kodlananı “özne”leştiriyor; eşzamanlı olarak diğerlerini de sakıncalı, bir tür rüşdünü ıspatla mükellef pre-vatandaş olarak konumlandırıyor. Dolayısıyla toplumun belirli kesimlerini diğerleri aleyhine bizatihi kendisi kayıran bu düzenek, devleti ele geçirilmesi gereken bir yapıya dönüştürmekle kalmıyor aynı zamanda devlet ile toplumun birbirine karşı konumlandığı ve büyüklük ile gücün ancak devlet-toplum arasındaki ilişkinin asimetrik olarak geliştiği ölçüde gerçekleşebileceği gibi çarpık bir düzleme kaydırıyor.

Türküler Bu Yurdun Kanla ve Gözyaşıyla Yazılmış Tapusudur

18 Şubat 2021

Aşık Veysel’deki tasavvufi derinliği ve irfanî kültürü fark edemeyecek kadar sığ ve cahil; Neşet Ertaş’daki Yunus’ça edâyı ve ârifâne terbiyeyi anlamayacak kadar ruhsuz ve nobran olanların, bu ve benzeri isimleri cehaletle itham etmelerinden doğal ne olabilir ki… Fakat hiç endişeye gerek yok: Yeryüzünde Türkçe ve Türkler olduğu sürece türküler de hep olacak… Çünkü türküler, bu yurdun kanla ve gözyaşıyla yazılmış tapusudur.

Buridan'ın Eşeği

16 Şubat 2021

Kadınlar erkeğe Allah'ın bir emanet midir? Eğer bu doğruysa "emanet malın canı az olur" deyişini derhal tedavülden kaldırmak lazım. Güçlü olan ötekini tanımlar kuralı, değişmeden devam ediyor. Burada cinsiyet ayrımı da söz konusu değildir. Ancak kuralı belli bir görüşe, hele de bir inancı referans göstererek uygularsanız, tanımlama kurumsal bir nitelik kazanır. Bu durumda bireysel reddiyeler etkisiz ve anlamsız kalır.

Siyasal Tercih ve Bilinç Kırılması

15 Şubat 2021

Bütün bunlar yurttaşların siyasete, siyasal kişi ve kişiliklere, siyasal kurum ve örgütlere, siyasal olay ve konulara ilgisizliğini açıklamak için yeterlidir. Oy kullanma oranlarında bu denli hızlı düşüş neden gözlenmektedir? Sorusunun cevabı da, Bilinç Kırılması kavramında bulunmaktadır. Hatta siyasal konuları bile insanların konuşmaktan imtina etmesinin altında da bilinç kırılmasının neden olduğu duyarsızlık ve yoksunlaşma gizlidir.  

Şiddet ve Utancın Gölgesinde Fransa'nın Cezayir Açılımı

13 Şubat 2021

Daha dün -hoş evvelki gün olsa ne değişir ki- Setif’te katlettikleri insanların kelleleriyle top oynayan, hıncını alamayıp bir iple bağladıkları kelleleri anahtarlık gibi çeviren, hatta bu katliamı sözde kendileri adına daha eğlenceli kılmak için tecavüz ettikleri kadınların çıplak bedenleriyle resim çektirenler bugün gizemli bir özrün peşindeler. Rahime Hatun son nefesini verirken “bedenimi namahreme bırakmayın” diye yalvarmıştı. Na’şının namusunu dert edinen Müslüman kadın böyledir. Utancın kokusu sinmiş bedenini yıllardır gözyaşlarıyla yıkayan kadınların bazıları muhtemelen hala hayattadır. İnsanoğlu, soykırıma rahmet okutacak bu drama hala bir isim bulamadı.

Siyasal Tercih ve Özne Yarılması

09 Şubat 2021

Makul ve mantıklı bir açıklama, ikna edici bir argüman bulunmamakla birlikte, Türkiye’de ve dünyada kahir ekseriyetin siyasal konulara ilgisi azalmıştır. Sokaktaki 10 kişiye sorsanız size, üç bakanın ismini arka arkaya sıralayamaz. Aynı 10 kişiye birkaç gün önce adı skandala karışan oyuncuyu veya rakip kalenin filelerini havalandıran futbolcunun adını sorun, aradığınız cevabı çoğunda bulursunuz. Yani “seçmen neden oy verir” değil, biz, “seçmenin siyasete ilgisi neden tükendi” sorusuna cevap arıyoruz.