DÜŞÜNCE

Osmanlının Bir Kültür Politikası Var mıydı?

10 Nisan 2020
Çaldıran Savaşı sonrasında Tebriz ve çevresinden getirdiği çok sayıda sanatçı ile Doğu ve Batı kültürleri arasında yeniden bir sentez oluşturmuş ve böylece doğu Türk-İslam kültüründe teşekkül eden birikimle Osmanlı kültürünü son bir kez güçlendirmiştir. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman döneminde siyasi alanda olduğu gibi kültürel alanda da elde edilen parlak başarılar İstanbul’un fethi sonrasından itibaren yatırım yapılmaya başlanan kültürel birikimin muhteşem patlamasıdır. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman atalarından devraldığı birikimi en üst düzeyde teşvik ederek bunun gelişmesine zemin hazırlamış ama başka alanlar gibi asıl daha önceki birikimlerin bir anlamda  değerlendiricisi olmuştur.

Efendisi Olan Bir Millet Neden Köylülükten Kurtulamaz?

11 Ağustos 2022
Köylülük ile günümüz kentliliği arasında bırakın derece farkını, neredeyse metafizik karakterde ve aşılması imkansız bir mahiyet farkı vardır. Kentlerin her tarafı köylerden göç etmiş kitlelerce dolduruldu diye, bu mahiyet farkı ortadan kalkmış değildir.

Monte Kristo Kontu Don Kişot’a Karşı, Ya Behlûl?

10 Ağustos 2022
Kont ve Don Kişot’un zihniyeti yeni bir dünya tasarımı peşinde koşuyor. Bu mücadele her türlü ekonomik, siyasi ve askeri örgütlenmeleri, dinleri ve ideolojileri yeniden şekillendiriyor. En az bir nükleer tehdit kadar yıkıcı sonuçları olabilecek bu savaşın bir kazananından ziyade taraflara intisap edecek veya etmek zorunda kalacak ülkelerin tavırları izlenmeli. Ülkelerin savaşı olmanın ötesine çıkan bu zihniyet mücadelesi, devletleri her geçen gün içinden çıkılmaz bunalımlara sokuyor.

Hangi Medeniyet, Hangi Medine?

21 Temmuz 2022
Müslümanların bu tavrı Cabiri’nin vurguladığı gibi tarih anlayışlarında da açığa çıkar. Onlar için tarih bir yandan değişen, gelişen bir şeydir (şehirleşir), öte yandan tarihin altın çağı olan Asr-ı Saadet dondurulmuştur, değişmez. Müslümanlar medenileşirken şehirleşmeyi değil, Asr-ı Saadete öykünmeyi hayal ederler. Sanırım, “iki arada, bir derede” kalmış olmak böyle bir şeydir. Müslümanların bundan kurtulmaları da zordur. Bir gelecek hayal ve vaat ediliyorsa, bu ikircikten kurtulunması ve barbarlığın ve resmiyetin karşılığı olarak medenileşmenin tesis edilmesi gerekir. Barbarlığın karşıtı olarak şehirli, resmiyetin karşılığı olarak da topluma yayılmış (resmen empoze edilmeyen) bir yaşam düşüncesi tesis etmenin bir yolu bulunmalıdır. Yoksa cep telefonu kullanıp, ona dini programlar yükleyerek şehir din’lendirilmiş olmaz.

Monroe Doktrini’nin Yenilenme Zamanı Gelmedi mi?

15 Temmuz 2022
Ortadoğu, Uzakdoğu ve Orta Asya merkezli yeni politik açılımların yapılacağı uluslararası sistemde eski İngiliz sömürgeleri ve etki alanları daha aktif olarak gündeme gelecektir. Bugün birçok politik yapılanma bu bekleyiş üzerine şekillenmeye başladı. Yüz yıl öncesinin oyun kartları bugün yeniden karılıp dağıtılmaya başlandı, bakalım kimin eline hangi kâğıtlar geçecek. Masayı yöneten usta kumarbazın kime hangi kartları verebilecek kadar yetenekli olduğunu masadakiler bilse de herkes bu hileli kartları kabullenmek zorunda kalacak.

Köylü ve Taşralı Müslümanlığın Sosyo-Tarihsel Arkaplanı

09 Temmuz 2022
İslamiyet, merkezî denetim imkanlarının yetersizliği yüzünden bir itaat manivelası olarak köylü hayatına empoze edilmiş, ancak 19. Yüzyıldaki folk milliyetçiliklerin yükselişi ile baskın kimlik unsuru haline gelmiş, milli devlet inşası sürecinde de İslamiyetin temsili taşralı ve köylü kitlelere kalmıştır.

Gıda Krizi, Rusya-Ukrayna Savaşının Gıda Krizine Etkisi ve Krizin Çareleri Üzerine

05 Temmuz 2022
Rusya-Ukrayna savaşından Türkiye de çok olumsuz etkilenmektedir, zira tarımsal ürün ticaretinde Türkiye'nin en büyük ticaret ortakları arasında bu iki ülke bulunmaktadır. Nitekim 2021 yılında Türkiye'nin yaptığı toplam 9,8 milyon tonluk buğday ithalatının %65’i Rusya’dan, %13’ü Ukrayna’dan yapılmıştır. Türkiye, son 20 yılda ayçiçeği yağı üretimini 800 bin tondan (2021 itibariyle) 2,4 milyon tona çıkarmış olmasına rağmen, yağlı tohum üretiminde hâlâ açığı bulunmaktadır. Türkiye bu açığı kapatmak için 2021’de 668 bin ton ayçiçeği ve 820 bin ton ayçiçeği ham yağı ithal etmiştir. Ayçiçeği ithalatının %51’i Rusya, %15’i ise Ukrayna kaynaklıdır.

Türk Çernobili ve Lise Düzeyi Kimya-Biyoloji Bilgisi

01 Temmuz 2022
Türkiye neden kendi yeraltı kaynaklarını kendi işletmez ve bunu yabancılara bırakır sorusunun cevabını bu yazıda araştırmıyoruz; zira bu başka bir konu ve ona ayrıca uzun vakit ve yazı ayırmak lazım. Yine de İliç'de bölgedeki bazı cahil halkı "Türkiye Lozan Anlaşması gereği 100 sene kendi yeraltı kaynaklarını işletemez, yasaktır, onun için mecburen yabancı şirketlere kanalıyla çıkarıyor" efsanesiyle kandıran ve böylece halkın yabancı şirketlere tepkisini önlemeye çalışan kimilerinin  buna hayali de olsa bir cevabı olduğunu tespit etmeden geçmeyelim.