DÜŞÜNCE

Camiler Zihniyetimizin Göstergeleri mi?

01 Mayıs 2021
Biz nasıl cami deyince 16. yüzyılda Mimar Sinan’la kemale ermiş örnekleri anlıyor ve şimdi de onlara ne kadar öykünürsek o denli güzel işler yaptığımızı düşünüyorsak ve Orta Asya’daki örnekleri bize göre daha basit görüyorsak onlar da mütekamil örnekler olarak 14, 15. yüzyılda inşa edilmiş camileri örnek alınacak eserler olarak görüyorlar. Aslında biz de onlar da bu psikolojinin dışına çıkarak hayata bakabilsek birbirimizden farkımızın olmadığını, birimizin hadiselere 14. yüzyıl, diğerimizin de 16. yüzyıl perspektifiyle baktığımızı göreceğiz.

Değerli Hiçlik: İnsan

30 Nisan 2021
İnsan kendi dışındaki varlıkların varlığına şahit olduğunda mükevvenat tamamlanmış olur. Ve varlığı tamamlayan insan ölünce “kâinat” da ölmüş olur. Kainatın sonsuza dek yok olmaması için de ölümden sonra tekrar dirilerek varlığın yaşadığına şahit olmak iktiza eder. Ve insan “mutlak varlığın” ebedi bir varlık olarak var olduğuna şahit olur. Ve yaratılışındaki amaca uygun biçimde şahit olmaya devam eder.

Kripto/Dijital Para Ne Kadar Güvenli

29 Nisan 2021
Elbette dijital/kripto hesaplar çok daha devasa ve uluslararası bir konu olup, şekillenmesi zaman alacaktır. İlerleyen zamanlarda muhtemelen bugünkü devlet paralarının yerini alacak ve her birinin güvenilirliği ve değeri şimdiki devlet paraları gibi birbirinden farklı olacaktır. Böyle global bir projede hiçbir ülkenin dışarıda kalabileceği düşünülmemektedir. Zira ekonomilerde asıl olan ağırlık merkezini oluşturmaktır. Günümüzde bu ağırlık merkezi önemli ölçüde kapitalizmde olup, mevzubahis ürün de kapitalizmin yeni bir enstrümanıdır.

Ermeni Meselesi, Gülbeyaz, Nazlı, Sir Mark Sykes, Bitmeyen Hikaye

25 Nisan 2021
Gülbeyaz ile Nazlı’nın gözyaşları içinde öpüp koklaşarak ayrıldıkları, asla bir daha birbirlerini göremeyeceği o trajik hikaye böylece başlamış oldu… Gülbeyaz bir köyde kaldı. Nazlı ise askerlerin, tarihin önüne açtığı bu uzun yolda minik adımlarıyla göz yaşları içerisinde kaderini yaşamaya başladı. Ve bir daha asla annesini de görememişti. Bu hikaye benim anneannemin hikayesi…Sarı Gelin’in değil ama Nazey’in hikayesiydi.

Egemen Eğitim Söylemi Nerede Hata Yapıyor?

25 Nisan 2021
Türkiye’nin eğitim-öğretim sorunu ne öğretmen, ne mektep, ne materyal, ne yöntem, ne de motivasyon eksikliği vs. üzerinden tanımlanabilir. Yüzyılı aşkın süredir bu şekilde kurulan/kullanılan egemen eğitim söylemi bir çarpıtma söylemidir. Yaşadığımız eğitim-öğretim krizi “kültürel kamusal alan”ın niteliğinin hiç de süpriz olmayan bir sonucudur. Kamusal alnı güçlendirmeden, kamusal alanın niteliğini yükseltmeden yani toplumsal bileşenlerin kendi özgürlüklerini, özgünlüklerini, özerkliklerini kıskançlıkla koruyup ilgi alanlarını ve ilişki ağlarını sahiplenmedikçe okul işlevsiz bir kapatılma kurumu olmaya devam edecektir.

İnsanofobia

24 Nisan 2021
Bir türlü dilim dönmedi Islamofobya demeye. Kelime ya da kavramı zaman zaman ‘gavur’ Avrupa ve efradına yönelik bilinçaltı öfkemizi meşrulaştırmak için kullanıyoruz. Kelimeyi Türkçeleştirmeden kullanmak olaya daha gizemli bir hava katıyor sanırım; İslam düşmanlığı değil, İslamofobya. Düşman kim? Tabii ki Avrupa. Ama biraz yakından bakınca gördüğümüz ne? Bu İslamofobik Avrupa’da yaklaşık beş milyon Türk ve diğer Müslüman ülkelerden bunun iki üç katı müselman yaşıyor. Sadece Almaya’da 900 cami var. Demek ki bir de İslamofobik olmasalardı, Avrupalılar kendi ülkelerinde kesin azınlığa düşerlerdi.

Çocuğunuz Kore’ye Kaçma Planları Yapıyor Olabilir!

21 Nisan 2021
Bu vesileyle Hollywood’un temsil ettiği Batı kültürüyle yarışma düşüncesi, yarıştığı şeyi taklit etme açısından incelenmeye değerdir. Ayrıca, Amerikan kültürel ürünlerini kendi yerelliğiyle harmanlayarak K-pop ürünleri olarak yine Amerikan tüketicisine gönderen Güney Kore, böylece ‘Amerikanlaşma’ olgusunu farklı bir boyuta taşımaktadır. Kore Dalgası özgün değil, Batı modernitesini yeterli miktarda Asya duygusallığıyla harmanlamış ‘Kore Melez Dalgası’dır diyebiliriz.

Postaa… Deli Petro’dan Putin’e Mektup Var…

20 Nisan 2021
Biz anlamsız hatalar içinde yüzlerce yıl boşuna kürek çektik. Ülkemi çarlık yaptım diye sevinirken yeniden bir devlete dönüverdik. Hayat çok hızlı değişiyor. Sen bu hatalardan uzak dur. Hem bozkırın hem Anadolu’nun hem Balkanların hem de Ortadoğu’nun Türklerine ihtiyacın var. Suriye üzerinden politika yapmak da neyin nesi. On yıldır kazandığın tek şey söyle bana. Türk dünyasının bir güç olması için gerekeni yap. Bu, Afganistan’dan Akdeniz’in derinliklerine kadar sana yeni bir yaşam alanı sağlamanın tek yoludur. Vaktiyle Afganistan’a girdiniz de ne oldu. Elinize yüzünüze bulaştırdınız, yine Batı’ya güç kazandırmaktan öteye geçemediniz. Tabi bu saatten sonra Türkleri ne kadar ikna edersiniz bilemiyorum.

ORTA SINIFLAR LAİK-DİNDAR SEÇKİNLER OLİGARŞİSİNE KARŞI

18 Nisan 2021
 "Dindar halk" seçimlerde blok oy kullanmayı sürdürüyor mu? Türkiye'de asıl gerilim hattı, siyasi partiler ya da ittifaklar üzerinden mi, yoksa sınıfsal ayrışma temelinde mi? Üst sınıflara doğru tırmanan Muhafazakarlar ile yerleşik Laik seçkinler arasında "Laik ve Dindar çatışması" devam ediyor mu? Seçkinler her ülkede bir oligarşi mi oluşturur? Türkiye'de sınıfsal bir gerilim var mı? Türkiye neden tarihinde ilk defa sınıflı bir toplum olmaya yuvarlanıyor?

Müslüman Orucu

18 Nisan 2021
Oruç insanın içe kapanması, kendine dönmesidir. Yeme içme ve cinselliğin hiç değilse gündüz saatlerinde kısıtlanması sadece dış şartları daha uygun hale getirmek içindir. Bunlar zahidin orucunu bozar. Rindlerin orucu bozulmaz; çünkü onlar masivâdan geçmişlerdir. Maddi oruç yeme içme ile bozulur. Oysa talibin halveti bunların yanısıra sosyal medya, televizyon ve lakırdı ile de bozulur. Sen susmadıkça onun kelamını işitemeyeceksin! Oruç bir susma temrini, sükût alıştırmasıdır. Sükût etmeyi vermişlerse, biraz daha bekle ki sana sükûneti de bahşetsinler.