DÜŞÜNCE

Kendi türküsünü söyleyen yazar: Mustafa Kutlu

23 Mart 2020

Mustafa Kutlu’nun hikâyelerindeki tabiat sevgisi, taşra şehirlerinde yaşadığı öğrencilik ve öğretmenlik yıllarından gelmektedir. Talebelik yıllarında burslu okuduğu için Tunceli’de zorunlu olarak dört yıl görev yaptı. Munzur dağının eteklerinde akan suyun şırıltılarını dinleyerek tabiatın sesine kulak verdi. Kaleme aldığı bütün hikâyelerde bu sesin yankısını bulmak mümkün.

"Kendini Kendine Adamak" ve Ararken Kaybolmak

22 Mart 2020

Anlam arayışını yalnızca entellektüel ve zihni bir çaba olarak görmemek lazım. Anlam çoğu zaman eylemle, insanca yaşamak için verilen fiili mücadele ile somutlaşan bir tasavvurdur. Esasen sadece zihni sınırlar içerisinde geliştirilmiş bir anlam dünyasının hayata dokunmadığı müddetçe geçerli bir iddia oluşu da şüphelidir. Esasen giderek artan küresel riskler ve felaketler anlamın eylemsel ve kamusal boyutlarını öne çıkarıyor. İnsanlar kendilerini kuşatan çevresel ve toplumsal krizlerde ancak hafızayı ve dayanışmayı ihmal etmenin faturasıyla yüz yüze geliyor.

Zorunlu İnziva Günlüğü: Her Kış Yüreğinde Bir Bahar Taşır

20 Mart 2020

Yaşadığımız çağda birçok sancılı dönemden geçtik. 12 Eylül öncesinde ülkede anarşi vardı. Kardeş kardeşi vuruyordu. Anne- baba, sabah evden çıkan çocuğun akşam eve geleceğinden emin değildi. Günümüz tedirgin, geleceğimiz bulanıktı. Sonra 12 Eylül Askeri darbesi oldu. Kaos ortamı yerini askeri katı bir yönetime bıraktı. Akan kanın durması topluma bir nefes aldırmıştı.

Gelişen süreçte gördük ve anladık ki anarşi ortamı ve terör hareketleri küresel güçler tarafından, Türkiye'nin ekonomik yapısını değiştirmek, küresel sermayeye açık hale getirmekmiş. Dışa kapalı ekonomisi ve mevcut siyasal yapısıyla gerçekleştirilemeyecek değişimin ancak terörle toplumu narkozlayarak mümkün olacağı planlanmış.

"Aşk" Gemisinde Corona Günleri

18 Mart 2020

Belki de Corona'nın zannedildiği kadar öldürücü olmadığına yorsak çok da hata etmiş olmayız. Dr. Wolfgang Wodarg da aynı fikirde. Wodarg Almanya'da yaşıyor, göğüs hastalıkları uzmanı, uzun yıllar hükümet tabibi olarak çalışmış, Alman Sosyal Demokrat Partisi SPD'de siyaset yapmış, AB Parlamenterler Asamblesi üyesi bir bilim adamı. Wodarg, birçok delil sunarak Coronavirüs'ün zaten her yıl mevsimlik grip vakalarının % 7-14'ünden sorumlu olduğunu, bunun yeni birşey olmadığını, bugünkü ölüm sayılarının alışılmadık şeyler olmadığı gibi 2019-20 kışı (bu kış) grip ölümlerinin 2017-18 kışına kıyasla daha az olduğunu da  sözlerine ekliyor.

‘Karnımda Atom Bombası var’ Diyen Kız veya Hayret ve Şaşkınlık Edilesi Hayret ve şaşkınlığımız 

17 Mart 2020

Antipsikiyatri ekolünün öncü isimlerinden Ronald D. Laing teorik konumlanışını güçlendiren çarpıcı bir hikâye anlatır: ‘Bir akıl hastanesinde on yedi yaşında küçük bir kız bana korktuğunu, çünkü karnında Atom Bombası olduğunu söylemişti. Bu bir hezeyandır elbette. Ancak kıyamet silahlarına sahip olmakla övünen ve etraflarına tehditler yağdıran dünya devlet adamları, kendilerine ‘psikotik’ yaftası yapıştırılan insanların çoğundan daha fazla gerçekliğe yabancılaşmış bir haldedirler.’

Korona Virüsü Bize Neyi Öğretiyor ?

14 Mart 2020

Küresel güçlerin zengin ekonomileriyle kendilerini yeryüzünün tanrısı olarak görmesine karşılık büyük bir ders veriyor. Küresel güçler ekonomilerine güvenirken bir virüs bütün ekonomik dengeleri alt üst ediyor. K.V. Bize bu dünyada kimsenin muhkem bir zeminde olmadığını, ancak insanca yaşarsak bu dünyada huzur içinde olacağımızı hatırlatıyor.

Tarih Neden Yazıyla Başlar

10 Mart 2020

Yazı sadece kayıt tutmanın, savaşçı ve hükümdarların maceralarının, duyguların ifade aracı olmakla kalmaz. Yazı bunlarla birlikte ve bunların üstüne, somutta değil soyutta var olanın, zihinde düşünülenin, tahayyül ve tasavvur edilenin, tasvir ve hatta temsil edilenin yani varlığı zihinde kurgulanmış olanın da yansıtıldığı, ifade edildiği, kayda geçirildiği araç olur. Görünen o ki yazı zaman içinde çok katmanlı bir hale gelmiş, nesnelerin ve insanların, hayvanların, güneş ve ayın hareketlerinin, iklim değişmelerinin, sellerin, depremlerin, yanardağların lav püskürtmelerinin,  birlikte yaşama kurallarının, kanunların, hükümdarların yaptıkları ve söylediklerinin, savaş ve benzeri toplumun genelini ilgilendiren olayların, barış anlaşmalarının, ticari sözleşmelerin, nikah ve boşanma akitlerinin vb kaydının tutulmasından duyguların iletimine kadar yayılan bir yelpazenin kayıt kutusu olmuştur.

Sağlam Kafa ve Şehitler Tepesi

04 Mart 2020

Nasıl ki, “Sağlam bir vücutta sağlam bir zihin için dua etmelisin.” dizesi ile “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” atasözü aynı anlamı doğurmuyorsa “Şehitler tepesi boş değil” dizesi ile “Şehitler tepesi boş kalmayacak” sözü aynı anlamı belirtmiyor. “Şehitler tepesi boş değil” bir durum bildirirken, “Şehitler tepesi boş kalmayacak” sözü bir dilek belirtmektedir.

Ezbercilik ezberi veya “Zekâlarımızın beli büküldü”

02 Mart 2020

Latinlerin “Vis est vita!” yani “yaşamak görmektir” dediklerini belirterek sözü bize getirir Şahin Uçar Hoca bir yazısında: “Biz yaşadık ve gördük. Aradan yaklaşık 150 yıl geçti; fakat bir türlü akıllanamadık gibime geliyor. Çünkü yaşamak görmektir; ama herkes tecrübelerinden istifade edemez. Yani tecrübe kötü bir öğretmendir. Tecrübeden istifade etmek için, tecrübenizde hangi noktalara dikkat edeceğinizi, neyi önemli neyi önemsiz sayacağınızı, bilmelisiniz.”

Artık Mitler Mit Değil

25 Şubat 2020

Hegel, Wittgenstein, Baudrillard okuruz ama annelerin ve eşlerin diyalektiğiyle hareket ederiz. Freud, Jung, Adler, Baum okuruz ama çoğunlukla son sözü muska ve nazar boncuğu söyler. Sanat, Edebiyat, Estetik, Kuramla haşir neşir oluruz ama erik dalı çalınca hepsini unuturuz. Bourdieu, Weber, Goffman, Merton, Durkheim okuruz ama bakkalın berberin şoförün tespit ve tahlillerini dinleyince, bildiklerimizi gözden geçiririz