İnsanlığı Ne Kurtarır

26 Ağustos 2020

 

Bazen Bir Cinayet, Bir Cinayetten Daha Fazlasıdır

Dünyada her gün binlerce cinayet işleniyor; kadın, çocuk, yaşlı, genç... hepsi acıklı hepsi üzücü. Ancak bir kadın cinayetini "kadınlar ve erkekler" başlığı altında tartışmak, olayı çarpıtmaktır, asıl görülmesi gerekeni perdelemektir. Gevşeyen toplumsal yapı, pompalanan hayat tarzları, ekonomik zorluklar, cehalet, en önemlisi de yasal boşluklar bu tür olayların tekrarlanmasının en önemli nedenleridir. Üzülerek söyleyelim ki az gelişmiş toplumlarda kadınlar göreceli olarak daha dezavantajlı durumdadır. 

 

İnsanlığı Ne Kurtarır?

Artık sorun Türkiye sorunu değil, küresel bir sorun. Milyarca insan sağlıksız koşullarda yaşıyor, temiz sudan yoksun, kötü besleniyor, iyi eğitim alamıyor. Dünyanın her tarafından insanlar, şimdilik ve göreceli olarak, daha iyi merkezlere/ülkelere, hem de ölümü göze alarak, kaçmaya/göçmeye çalışıyor.
Dünya ölçeğinde gelir dağılımı adaletsizliğini doğuran şey teknolojidir. Ve öyle görünüyor ki bu küresel arızayı giderecek olan da yine teknolojidir.

 

Ülkemizde Yoksulluğun Suçlusu

Tabii ki tıptaki ilerlemedir. Gayet basit; 1950'lerde Türkiyede ortalama yaşam süresi kırk beşmiş. Günümüzde ise yaklaşık yetmiş beş olmuş. Devlet planlamayı kırk beşe göre yapmış. Bu hesaba göre yaklaşık 15-20 milyon insan fazladan yaşıyor. Bu da ülkeyi istihdam hizmet vs. konularında sıkıntıya sokuyor ve dediğimiz gibi sorumlusu modern tıptır!!!


Aslında Çok Kolay

Bir meclisimiz olsa, kurumlarımız doğru dürüst işlese, rüşvet, ayrımcılık, hırsızlık olmasa, aydınlarımız ahlaklı, çalışanlarımız dürüst olsa... cennet gibi ülke oluruz. Ama gizli bir el her şeyi berbat ediyor. Aksi halde yöneticileri başarılı, yönetilenleri başarısız bir ülke tasavvur edilebilir mi?
Rica ediyoruz bu el kimin eliyse çeksin lütfen!!!

 

Zincirli Zincirsiz


Ayaklarımıza zincir taktılar ama Allah var çok kaliteli zincirlerdi. Otobüslere bindirdiler ama Allah var çok güzel otobüsleri vardı.
Yerin yüzlerce metre dibine indirdiler, ama Allah var çok iyi teknolojileri vardı, incitmeden indirdiler.
Zincirlerimizi kazıklara bağladılar, her birimizi serbest bıraktılar, ne yapacağımızı söylediler. Allah var çok düzenli ve disiplinli insanlardı
Yemeklerimizi aksatmadan verdiler. Allah var, yemekler çok lezzetliydi, daha önce hiç yemediğimiz yemekler.
Aylarca güneş ışığı görmedik Ama Allah var, hiç karanlıkta bırakmadılar.
Ölenlerimizi büyük titizlikle alıp götürdüler, görüp üzülmeyelim diye. Allah var çok duyarlı insanlardı
Kıymetini bilmedik, şimdi ölülerimiz bile ortada kaldı.

 

Bayrama Hüzün Yakışmaz

Halay çeken mısralarda
Kazaya kalmış çocukluğumu arıyorum
Ayrılık kol gezse de
Sadra şifa bir çiçek arıyorum
Sen kimsesizlikten, gurbetten bizar,
Ben beni çoğaltan gurbeti arıyorum,
Sen zaman geçsin diye bekle,
Ben zaman içinde bitmeyeni arıyorum
Efkâr fikre sekte vururmuş,
Ben kalpte kök salıp serpileni arıyorum,
Tanrıların sunak taşına hep en masumlar gider
Ben en günahkârda masumiyeti arıyorum
Ey kalplerin efendisi, senden gelir her selamet,
Ben vermediklerinde teselli arıyorum
Sevgi yörüngesinde kalbi tavaf ederler
Ben tavassutsuz, bi-derman belamı arıyorum
Binbir naz ile oyun etsen de bana
Her seherde her gizde her sözde
Beni bana yazanı arıyorum

 

Tercih

Kimse bizi 3D yazıcı ile "karadır kaşların ferman yazdırır" arasında tercihe zorlamasın. Direk kaşlara gideriz! Durmadan aşk şiirleri, aşk romanları, aşk öyküleri yazan bir toplum 3D yazıcıyı ne yapacak! Zaten ihtiyacımız olduğunda parasını verip dışarıdan satın alıyoruz. Aşık olmak varken o işlere niye zaman ayıralım ki!!!

 

Allah Allah

Allah Allah diye başladığımız birçok işi hay Allah diye bitiriyoruz. Bunun adı da nasip oluyor.  Beceriksizliğimizin, tembelliğimizin, sünepeliğimizin adı Nasip!

 

Evliya

Bu zamanın evliyası boş gezen ve ihtiyacı olan bir gence iş vermek ya da iş bulmaktır.

 

Gülmek

Çocuklara kurşun sıkıldığından beri, ilk cinayetin sorumluluğuna ortak edildiğimizden beri, Züleyha’nın feryadına kulak tıkadığımızdan beri... gülmüyor yüzümüz. Gülerken gördüğümüz yalnızca arsızlığımız.

 

Züleyha

Züleyha’ya müteşekkiriz, kutlu yolun açılmasına vesile olduğu için. Son sözü neydi acaba?

 

Halkın Mutluluk Resmi


Bana mutluluğun resmini değil her şeyin ateş pahası olduğu bir tablo yapar mısın Abidin? Bir doğalgaz faturasının ya da bir paket sigaranın mesela!

 

Takas
Bir süreliğine beş milyon Japon’u Türkiye’ye, beş milyon Türk'ü de Japonya’ya yollasak ve bekleyip görsek. Beş milyon Suriyeli ile bu değişikliğin olmadığı anlaşıldı, malum.

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.
3 + 4 =
Bu basit matematik problemini çözün ve sonucu girin. Örn. 1+3 için cevabı 4 olarak girin.