Akademik Dil ve Akademik Türkçe

18 Ekim 2020

 

Giriş

Akademik metinler ve bilim dili olarak Türkçe, zaman zaman tartışma konusu olmaktadır. Bu tartışmalarda Türkçeyle bilim yapılıp yapılamayacağı, Türkçenin bilim dili olup olmadığı, Türkçenin bilim yapmaya ne kadar yeterli olduğu, akademik dilin anlaşılmazlığı gibi konular etrafında yoğunlaşmaktadır. Akademik dilin bizzat kendisi yeterince araştırılmamaktadır. Oysa tartışma konularına sağlıklı cevaplar bulabilmek için tam da akademik dili konu edinen bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu yazı, Dr. Burak Tüfekçioğlu editörlüğünde basılacak bir kitap içindeki “Akademik Türkçe ve Temel Sorunları” adlı çalışmanın akademik Türkçeye ilgi duyan okuyucu için yeniden kurgulanmış bir biçimdir. Daha fazla ayrıntıya ihtiyaç duyan okur, yazının tamamını yakında basılacak olan kitapta bulabilir.

Türkçeyle bilim yapılamayacağı, Türkçenin bilim dili olmadığı ya da bilim dili olarak yetersiz olduğu yönündeki görüşlerin arkasında Türkçenin terimler ve akademik sözcükleri yeterince karşılayamadığı düşüncesi yatar. Ancak bu düşünce temelsizdir. Çünkü hiçbir dil öylesine bilim dili değildir. Dillerin kendiliklerinden bilim dili olma gibi bir ihtiyaçları da yoktur. Buna karşılık her dil konuşurlarının sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumdadır. Terimler ve teknik sözcükler ise dilde zaten var olan sözcükler değil ilgili alanda araştırma yapanlar tarafından türetilen ve tanımlanan sözcüklerdir. Bir dilin kendi imkanlarıyla türetilebilecekleri gibi başka dillerden de alınabilirler. Akademik dilin anlaşılmazlığı meselesine ise aşağıda döneceğiz.

 Akademi ve Dil Rekabeti

Hayatın diğer alanları gibi akademide de farklı diller rekabet hâlindedir. Akademik kurumlarda eğitimin tamamı ya da bir kısmı tek dilde veya birden çok dilde olabilir. Türkiye’de günümüzde akademide ağırlıklı olarak Türkçe kullanılmaktadır. Ancak yabancı dilde eğitim veren üniversitelerimiz de vardır. Ayrıca üniversitelerimizin tamamında yabancı dilde uluslararası düzeyde yapılan etkinlikler Türkiye’de Türkçe yapılanlardan daha fazla teşvik edilmektedir. Yapılan çalışmanın daha nitelikli olacağının garantisi olmasa da bu; alanlarında tartışmasız bir saygınlığı olan, nitelikli hakemliklerin ve editörlüğün yapıldığı dergiler, sempozyumlar, yayınevleri söz konusu olunca anlaşılabilir. Çünkü bunlarda büyük bir yazı rekabeti olduğu için, rekabetten sıyrılarak yayına veya sunuma kabul edilmek önemli bir başarı sayılabilir. Ne var ki akademik kurumlarda bilim dili olarak Türkçeden daha fazla geçerliliği olmayan yabancı dillerdeki etkinlikler de Türkçe yapılanlardan daha fazla teşvik edilmektedir.

Dünyanın pek çok yerinde, çok farklı dillerde akademik bilgi üretilmektedir. Bu yüzden akademisyenin başka dillerde üretilen bilgiden yararlanmak için yabancı dil bilmesi beklenir. Akademisyenlerin dil tercihini kariyer planlamaları, ulaşmak istedikleri okuyucular, kurumların beklentileri gibi nedenler belirler. Nitelikli bir akademisyenin anadilinde ve çalıştığı konuya ilgi duyabilecek insanların anlayabileceği yabancı dillerde yayın yapması beklenir. Bana göre Türkiye’nin imkânlarıyla araştırma yapan akademisyenlerin, araştırma sonuçlarını Türkçe yazarak okuyucuyla paylaşması; araştırmalarına kaynak ayırarak destekleyen ülkeye karşı sorumluluğudur. Ancak her akademisyen başka dillerde yapılan yayınlardan beslenmektedir. Bu nedenle araştırma sonuçlarını Türkçe bilmeyen ama konuya ilgi duyabilecek uzmanların anlayacağı bir dilde paylaşması da insanlığa karşı sorumluluğudur.

Günümüzde akademide uluslar üstü bir geçer dil hâline geldiği için İngilizce yapılan yayınlara çok farklı ülkelerden insanların ulaşabileceğinden hareket edebiliriz. İngilizcenin geçer dil pozisyonunu ne kadar koruyabileceğini kestirmek güçtür; ancak bir gün yerini başka bir dile bırakacağı kesindir.

Akademik Dil

Akademik dil, aynı alanda çalışan bilim insanları arasında kullanılan bir iletişim aracıdır. Akademik ve teorik yayın ve etkinliklerde kullanılır. Akademik yayınlar ve etkinlikler, üniversitelerde ve araştırma kurumlarında çalışan, akademik ölçütlere uygun çalışmalar ve yayınlar yapan bilim insanları tarafından üretilmiş yazılı ve sözlü metinleri kapsar. Akademik yayınların ve etkinliklerin muhatapları akademisyenden meraklıya uzanan geniş bir yelpazeden oluşur. Her okuyucu grubu için yazılan metnin dili farklıdır. Kabaca genel okur için yazılanlarda daha az terim, teknik sözcük ve daha basit bir üslup kullanılması beklenir. Üniversite öğrencileri için yazılanlarda teknik sözcük ve terim kullanılabilir ama didaktik bir üsluba ihtiyaç vardır. Uzmanlar için yazılanlarda üst seviyede teknik sözcük ve terim kullanımı, akademik dile özgü kalıplar ve uzman olmayanların anlamakta zorlanabileceği bir üslup görülebilir.

Uzman olmayan biri -zaman zaman uzman olanlar da- akademik metinleri anlamakta zorlanabilir. Çünkü akademik metinlerin üretimi gibi anlaşılması da, genel okuyucu için yazılmamış ise, alanla ilgili belli bir bilgi birikimi gerektirir. Üst seviyede bir metni üretmek ve anlamak için gereken bilgi birikimini edinmek, lisanstan doktoraya kadar geçen zamanı göz önüne alırsak, yaklaşık on yılı bulabilir. Ancak bununla bitmez; yeni araştırmalar yeni terimleri ve teknik sözcükleri beraberinde getirdiği için akademik dil öğrenimi ömür boyu sürer. 

Bilgi üretiminde süreklilik vardır; bu yüzden akademik dil de, dilin geri kalan alanları gibi, sürekli değişir. Değişme yeni bilgilerin yeni terimlerle ifadesi nedeniyle terminoloji alanında ve teknik sözcüklerde daha belirgin görülür. Yeni terimler ve teknik sözcükler ise başlarda, alan uzmanları tarafından bile yadırganabilir.

Standart Varyant ve Eğitim

Doğal diller; zamana, mekâna, sosyal gruplara, bağlama, işleve, bireylerin tercihlerine göre değişiklik gösterir. Tek biçimli, her bağlamda herkesçe aynı kullanılan bir doğal dil yoktur. Dil tarihinde tek biçimli bir standart varyant oluşturma çabasının örnekleri çoktur; ancak tek biçimlilik daha çok yazımla ilgilidir. Yazımdaki tek biçimlilik, dilde varyantlaşmaya engel değildir; bir ders kitabının dili ile bir romanın dili aynı olamaz.

Dilin en itibarlı varyantı sayılan standart varyant; devlet idaresi hukuk, eğitim, yabancı dil öğretimi, ulusal basın gibi alanlarda kullanılır. Ancak standart varyant içinde her biri kendine özgü işlevleri karşılayan alt varyantlar bulunur. Alt varyantlar; söz varlığı, belli dil bilgisi yapılarının tercihi, aynı ifadenin metin türüne ve bağlama göre değişen anlamlar taşıması gibi ölçütlerle birbirinden ayrılır.

Standart varyantın kullanıldığı alanlardan biri bütün basamaklarıyla eğitimdir. Ülkelerin kalkınması ve bireylerin yaşam standartlarını yükseltmenin en etkili aracı olan eğitim, toplumun tamamını ilgilendirir. İleri derecede kurumsallaşma, organizasyon ve ciddi kaynak yanında geniş kitlelerce anlaşılacak, yerel ve sosyal iz taşımayan bir standart dili de gerektirir. Nitekim Türkçenin sadeleşmesinde eğitim alanında ortaya çıkan talepler önemli bir rol oynamıştır.

Akademik Türkçe

Akademik Türkçe, standart Türkçenin kendine özgü özellikleri olan bir varyantıdır. Bilimsel yayınlar yanında ders, sunum, konferans gibi sözlü etkinliklerde kullanılır. Yerel ve sosyal tabakalara özgü izler taşımaz, argo ve kaba ifadeler bulundurmaz. Akademik metinlerin Türkçe standart yazıma uymaları beklenir. Sunumlar, konferanslar, dersler, açık oturumlar gibi sözel ifadenin ağır bastığı durumlarda kullanılan konuşma varyantı da akademik dilin diğer özelliklerini taşır; konuşma diline daha yakın olmakla birlikte ondan yine de ayrılır.

Akademik metinler daha çok doktora eğitimi almış bilim insanları tarafından üretilir. Bir alanda doktora yaparak uzmanlaşmış birinin; araştırmasının sonuçlarını yetkin bir dille yazılı ve sözlü olarak anlatabileceği; kendi içinde tutarlı, üslup zaaflarından arınmış bir metin ortaya koyabileceği varsayılır. Ancak bu ideal duruma her zaman ulaşıldığını söyleyemeyiz. Akademisyenlerin akademik dil konusunda yeterli rehberlik almamaları, metin oluşturmada gerekli titizliği göstermemeleri, hakemlik ve editörlüğün iyi yapılmaması gibi nedenlerle, bilimsel çalışmalarda ciddi dil sorunlarıyla karşılaşırız.

 Farklı Disiplinler Farklı Varyantlar

Akademide, Aristotales’e kadar giden bazı temel ayrımlar vardır: Sağlık bilimleri, mühendislik bilimleri, fen bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, güzel sanatlar, uygulamalı bilimler gibi. Ancak araştırmalar derinleştikçe mevcutlara yenileri eklenmekte, bir bölümde ders olarak okutulan bir konu, zamanla bağımsız bir bilim dalına evrilebilmektedir. Örnek olarak yapay zekâ alanındaki gelişmeler nedeniyle Hacettepe Üniversitesinde 2019-2020 yılında Yapay Zeka Mühendisliği bölümü açılmıştır.

Akademik metinlerin bilimsel araştırma yöntemlerine uygunluk, bilimsel etik gibi bütün alanları ilgilendiren yönleri vardır, ancak bilim dalları, geliştirdikleri terminoloji ve teknik terimlerle birbirilerinden ayrılır. Bilim dallarının farklılığı, aralarında keskin bir dil farklılığı olacağı anlamına gelmediği gibi aynı alanda çalışan insanların dilinde de birlik görülmez. Araştırmacının uzmanlaştığı alan, eğitim aldığı kurum, benimsediği yöntem, araştırdığı konu, ideolojisi gibi nedenler dilde farklılaşmaya neden olabilir. Örnek olarak tıp alanında başta Latince olmak üzere Batı dillerinden çok fazla terim kullanılırken iletişim alanında böyle bir durum yoktur. Bu yüzden, akademik dil denildiğinde, sınırlarının çizilmesi hiç de kolay olmayan, bilimin bütün alanlarında çalışan kişilerin çeşitli amaçlarla ürettiği metinlerdeki dilin söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir.

Akademik Metnin Özellikleri

Akademik metinleri diğer metin türlerinden ayıran ögelerin başında terim kullanımı gelir. Terimler; bilimsel sistem içinde tanımlanmış, günlük dilden belli bir sistem içinde açıkça tanımlanmak suretiyle ayrılan meslek sözcükleridir. Terminoloji ihtiyacı, var olan sözcüklere terim anlamlar yüklemek, yeni sözcükler türetmek veya başka dillerden almak suretiyle karşılanır: ses, fonetik gibi.

Terimlerin anlamları bilim dallarına göre değişir (https://sozluk.gov.tr/):

 

biçim:

Bilişim: “Verinin önceden düzenlenmiş görünümü. Bilgisayar belleğinde ya da izlencede, giriş-çıkış tutanaklarında ya da veri iletişimde bilgilerin gösteriliş düzenini belirleyen yapı.”

Psikoloji: “Oluştuğu parçalar ve ilişkilerin toplamı ile açıklanamayan ve bunun üstünde bir bütünlüğü olan görünüm ya da yapı.” 

 

Terimler dışında akademik Türkçe, akademik söylemin ayrılmaz bir parçasını oluşturan akademik sözcüklerle de ayrılır. Akademik sözcükler Türkçenin sözcük türetme imkânlarıyla türetilmiş veya başka dillerden alınmış kelimelerden oluşur. Bütün bilimsel alanlarda görülebilen yöntem, teori, kuram, metodoloji yanında, belli alanlarda daha baskın olan akademik sözcükler de vardır. Örnek olarak Felsefe alanında önerme, kabul, bağlam; Turizm alanında ise otel, tesis akademik sözcüklerdir (daha fazla bilgi için bk. Burak Tüfekçioğlu, Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Akademik Sözcükler. Ankara).

Akademik dil, alt okumalara izin vermeyen bilgilendirici metinler oluşturmaya yarar. Emredici, yasak koyucu, öyküleştirici değildir. Bu yönüyle yasa metinlerinden ayrılır. Akademik metinlerde ileri sürülen tezlerin, görüşlerin; yapılan çözümlemelerin verilerle, kanıtlarla desteklenmesi, söylenenlerin içerik açısından mantıksal olarak kabul edilebilir ve doğru ifade edilmiş, ilgili alanın ölçütlerine uygun olması gerekir. Yorumlar ancak mantıklı, tutarlı oldukları ölçüde geçerlidir. Bu yönüyle de benzer üslup kullanmakla birlikte inançla ilgili olan dini söylemden ayrılır.

Akademik dilde, belli dil bilgisi yapıları tercih edilirken bazılarından kaçınılması alışılmıştır. Örnek olarak bilginin doğrudan elde edilmediğini gösteren -mIş eki, emir yapıları, akademik metinlerde alışılmış değilken -mAktAdIr, -mIştIr gibi yapılar tipiktir.

Akademik metin üretimi; nitelikli yayınlar üretilebilmesi için bağımsız olarak araştırılması, durum tespitinin yapılması, sorunların belirlenmesi ve çözüm yolları geliştirilmesi gereken bir alandır. Bu yönde yapılacak araştırmalar sadece bir dil sorunu değildir; konu akademiyi bütünüyle ilgilendirmektedir. Yayınların kalitesi; içerikleri kadar, dili kullanma becerileriyle de ortaya çıkmaktadır. Akademik Türkçe konusu araştırmacılarını beklemektedir.

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.
3 + 10 =
Bu basit matematik problemini çözün ve sonucu girin. Örn. 1+3 için cevabı 4 olarak girin.