Viyana‘da İslami anaokulları politik bir tartışma mı?


Avrupa‘da son yıllarda Avrupa İslami, Başörtüsü, Müslüman Göçmenler gibi konular her zaman gündeme gelmesine rağmen; seçim öncesi dönemlerde ayrıca tartışma konusu olmuştur ve görünen o ki olacaktır da. Son yıllarda Avusturya‘da ise İslami kindergarten; yani İslami anaokulları meselesi, medyada tartışma konusu oldu. Bu tartışma (İslami Anaokulları), 15 Ekimde seçim öncesi tekrar gündeme geldi. Avusturya‘da yayımlanan Falter gazetesi yazarlarından Florian Klenk yayınlamış olduğu (4 Temmuz tarihli) yazısında;  ÖVP (Avusturya Halk Partisi) Başkanı ve Dışişleri bakanı Sebastian Kurz`un Memurlarının, adı daha önce de gündemde yer alan İslami anaokulları üzerine yapılan araştırmayı değiştirdiğini ve araştırma sonuçlarındaki ifadeleri dramatize ettiğini iddia etti. ÖVP`nin yeni seçilen Başkanı Sebastian Kurz’un görüşü de, 36.000 euro ödedikleri bu araştırmanın; sonucu beğenmeyen Dışişleri Bakanlığı memurlarınca, 900 pasajını değiştirdikleri yönündeydi.

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından değiştirilen Word dosyaları, Falter dergisi ve bilimsel çalışma yapan araştırmacılar nezdinde; daha sonra da Avusturya medyasında geniş yankı bulmuştu. Haber içeriğinde, word dosyasındaki önemli kısımların içeriğinin değiştirilmesinin sadece formal bir değişim olmadığını da gösteriyor. Bu sonuçlar da Bakan Kurz’un görüşlerini doğruluyor; çünkü seçim kampanyasında etkili olan konularından biri olan: İSLAM.

İslami Anaokul araştırması, Viyana Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları, din eğitimi bölümünde din eğitimcisi olan Ednan Aslan tarafından yürütülüyordu.  Bu bölüm, önemli eğitim politikası ile ilgili konuları araştırıyor: Viyana İslami Anaokulları da bunlardan biri.

Peki, İslami anaokulları araştırmasında hangi pasajlar değiştirildi?

İlk versiyonda din eğitimcisi Ednan Aslan`ın Sebastian Kurz`a 2016 Ocak ayında gönderdiği word dosyasında,   araştırmacıların övgüyle bahsettiği kısım: 

“Anneler İslami anaokullarında çocuklarının‚ bağımsız, saygılı ve sevgiyle yetiştiğini biliyorlar.”

Dışişleri bakanlığı yetkilileri (memurları; yani dışişleri çalışanları),  Word dokümanındaki cümleleri, tam tersi bir anlamda değiştirmiş. Değiştirilen şekli:

Ebeveynler, çocuklarını 'çoğulcu toplumun ahlaki değerlerinin nüfuzundan korumak' istiyorlar.”

Başka bir örnek: Aslan`ın yazısının ilk versiyonunda cümle bu şekildeydi;

“Müslüman ebeveynler, İslami anaokullarında çocukları için; saygı, huzur, çocuğun bireyselliği, hijyen, çocuklarının memnuniyeti, dakiklik, sevgi, sıcaklık ve şefkat, bağımsızlık ve kuralların şeffaflığı gibi değerleri istiyorlar.”

Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin bu sözlerin üstünü çizip, yerine yazdığı metin ise şöyle:

“Onlar (ebeveyinler)  için özellikle çocukların islami değerleri öğrenmelerinin önemli olduğu. "İslami değerler": Yani şeriata, hilafete göre uygun; fakat bu bağımsızlık ve bireysellik gibi değil.”

Klenk´in, yazısında belirttiği üzere, Din eğitimcisi Ednan Aslan ve Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz bir açıklama yapmak zorundalar.

Çalışmanın orijinal versiyonunu değiştirmeleri için yetkililere neden izin verildi sorusu, politikacılar ve bilimsel araştırma yapanlar arasında tam olarak ne olduğu, hala cevaplanamayan bir soru.

2015 yılı Aralık ayına geri dönecek olursak, Paris`deki saldırılardan sonra Sebastian Kurz’un hassas olan bu konuyu gündeme taşıdığını görürüz. İddia edilen, "Selefi derneklerindeki anaokullarında, çocuklar radikalleşiyorlar" görüşünü medya da gündeme taşındı. Bu iddiayı destekleyecek hangi gerekçeleri vardı?  Fransa’da 5 Aralık'ta işlenen cinayetlerden yaklaşık iki hafta sonra Kurz,  konuşmalarında buna yer verdi.  İslam bilimcisi Ednan Aslan, Kurz’un konuşmasında değindiği (Viyana’daki Kur’an okullarının ve anaokullarındaki) konuları, "büyük hatalar"  olarak aktardılar. Viyana yönetiminin ise bu açıklanan konulara ilişkin, karşı önlem almak zorunda olduğunu ifade ettiler. Hatta o dönemde Kurz‘un bizzat kendisi, haber yapmaları için gazetecileri bilgilendirdi.

Bu araştırmanın başlangıcının, devam eden süreci analiz etmek için gözden kaçırılmaması gerekir. İslam din eğitimcisi Ednan Aslan, geçen sene Mart ayında bu konudaki görüşünü bu açıkladı."Viyana`daki islami anaokulların yarıdan fazlası Selefiler ve İslamcılar tarafından yönetiliyor ve eğitimleri de bunlarca belirleniyor." Dışişleri bakanı Sebastian Kurz da, bu konunun araştırılması için Viyana Üniversitesi İslam din eğitimi bölümüne talimat verdi. O zaman yapılan araştırma, taslak şeklinde ilk ortaya çıktığında; bu çalışmanın,  bilimsel olmadığı yönünde eleştirilmişti.

Aslan‘ın, İslami anaokulundaki eksiklikleri göstermek istediği araştırmasının odak noktası, Müslüman işletmecileriydi. Şimdi ise Aslan ve araştırmanın sponsoru olan Entegrasyon Bakanlığının kendisi, eleştirinin merkezinde tutuluyor. Falter Dergisinde yayınlanan habere göre Aslan`ın ortaya koyduğu çalışmanın, Entegrasyon bakanlığı çalışanları tarafından bazı yerleri çizilmiş ve içeriksel olarak da değiştirilmiş.  Burada göze çarpan, her şeyden önce İslami olarak adlandırılan anaokullarındaki tüm "pozitif kanıtların" kısmen olumsuz bir bulgu şeklinde gösterilmiş olması.  Bu da, Dışişleri bakanı Sebastian Kurz`un açıklamasında değindiği; siyasilerin,  yapılan bilimsel araştırmalarda istedikleri sonucun çıkmasına etki edebilecekleri görüşünü doğrular nitelikte.

Falter gazetesinin haberinde bahsettiği, Barbara Stoeckl,  Dışişleri Başkanı Sebastian Kurz`u konuk ettiği programında Londra Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmadan bahsetti. Buna karşılık Kurz: "Sık sık olduğu gibi siyasette,  desteklediğiniz herhangi bir çalışmaya etki edebilirsiniz." dedi.

Viyana Üniversitesinde hoca olan uzman Andrea Schäffar`e göre, mevcut iddialardan önce de İslami anaokulları üzerine yapılan araştırmaya ilişkin eleştiriler vardı. Schäffer`e göre, bu İslami Anaokulu araştırması, bir bilimsel araştırma niteliği taşımadığı için, master tezi olsa kesinlikle kabul edilmezdi.

Viyana Üniversitesi, İslami Anaokulları meselesinin medyada tartışılmaya başlamasından sonra, araştırmayı Üniversite sayfasından kaldırdı ve bilimselliğinin soruşturulması için bir komisyon oluşturdu. En son yayımlanan bilgiye göre, Üniversite dışından başka bir kuruma (Avusturya Ajandaşı- OeAWİ) objektif bir değerlendirme ve dolayısıyla bilimsel bütünlük için sunuldu.

Viyana’da gündeme damgasını vuran İslami anaokulları tartışmalarının, gelişmeler ve konuşulanlar göz önünde bulundurulduğunda; seçim öncesinde daha çok, politik bir tartışma konusu olarak gündeme getirildiği anlaşılıyor.

 


Kaynak:  https://www.falter.at/archiv/wp/frisiersalon-kurz