Bu Ülke’nin yazarı: Cemil Meriç

Cemil Meriç’in kitaplarından bu tür cümleleri çoğaltabiliriz ve yazdıkları arasında hezârân vardır. İşte böylesine mutantan ve müsecca bir üslûbun sahibi Cemil Meriç’i tanımak istedim. 12 Eylül dağdağasının hemen akabinde Maraş’tan İstanbul’a üniversite eğitimi için gelmiş taşralı bir öğrenci olarak, bütün kitaplarını okumuştum. 

Gyges'in Yüzüğü ya da Neye Göre İnsanız?

Toplumumuzda hâkim olan iç ahlak değil dış ahlaktır. Onun için görünürde ahlaklılık, gerçekte ahlaksızlık, görünürde müminlik, gerçekte inançsızlık egemen olmaktadır. Bu durumda şekli Müslümanlık artarken ona ters istikamette ve aynı ölçüde ahlaksızlıkta o ölçüde fazlalaşmaktadır.

Eğitimde Hedef - Verimlilik İlişkisi Ya Da Eğitimin Sınavlarla İmtihanı

Bu yazı kapsamında, onları, eğitimle bağları üzerinden, eğitim sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle inceliyoruz. Eğitim süreçlerini negatif bir biçimde etkilemeseydi ve salt yerleştirmeye odaklanmış olsaydık, mevcut sınavların adil ve pratik bir yerleştirme fonksiyonu olduğunu kabul edebilirdik. Ancak sonuçta yapılacak bir yerleştirme kaygısı nedeniyle bütün süreci bozduğumuzu, eğitimi ana hedefinden saptırdığımızı ve çocuklarımızı, eğitim verimini ciddi olarak düşüren bir dizi negatif etkiye maruz bıraktığımızı görmeliyiz.

1978 Yılının Kübasında Ne Gördüm? Bir Ön Değerlendirme

Küba’ya sosyalist fikrin kendisinde çürümeye yol açan bazı olumsuzluklar üzerine düşünürken gittim. Bunlar arasında en başta politik otoriterciliği geliyordu onun, işte merkezileştirme eğilimi yüzünden. (Bu konular hakkında çok okuduğumdan değil, sosyalist mücadeleye çocuk denecek yaşta atılıp, örgütlü yapıya da buna göre erken girmemden dolayı oluşmuştu bu düşünceler. Hani ne derler, pratiğim sayesinde içeriden görüyordum bir şeyleri.) 

Size ne oldu böyle?

Kuşkusuz, kaynakların artan tüketiminin küresel ısınmayı tetiklediği göz ardı edilemez. Aslında bu sorun, ilişki düzeyi hariç, tali bir konudur. Dünya kamuoyu, medya üzerinden 16 yaşındaki bir kız çocuğuyla didişmeye yönlendirilerek, ekonomik sistemin tahripkar yapısını kavramaktan uzak tutuluyor; Greta'nın dediği gibi uzaklara bakmamızı, yakını görmememizi ve böylece içimizdeki gerçek kişiyi (Heidegger, Varlık ve Zaman) onlara teslim etmemizi istiyorlar.

Mustafa İsen kullanıcısının resmi
Prof. Dr. Mustafa İsen

Her Uygarlıktan Bir İz ya da İznik

Yaptığım görevler dolayısı ile çok yer gezme görme fırsatım oldu. Bunların bir kısmı bir süre sonra hafızamdan silinip giderken bir kısmı tekrar tekrar aklıma düştü. Hatta bir kısmını da yeniden yeniden görme ihtiyacı duydum. İznik de bu ikinci kategori şehirlerden biri benim için.

1
2
3
4
5
6

İnanmayınız Efendim! Türkler Tarih Yaptıkları Gibi Kendi Tarihlerini de Yazmışlardır

Osmanlı uzun bir zamana yayılan hakimiyetinin tarihini sürekli yazmasına ve yazdığı tarihleri de muhafaza etme konusunda eşsiz bir başarıya sahip olmasına rağmen “Türkler tarih yazmaz” ithamından kurtulamamıştır. “Osmanlılar Türk değildir” tartışmasını başlatarak gerçeklerden iyice uzaklaşanları bir kenara bırakırsak, en ufak detayların bile yazıya dökülerek kayıt altına alındığı Osmanlı arşivlerinin bugün %10’unu bile değerlendirilmediğini ifade etmek gerekir . 

Özgünlük İçin Toplumsal Nesnel Karşılık Şartı

Vehbi (Başer) hocanın Fikir Coğrafyasındaki “Entelijansiyanın Sefâleti vs. Üstâd Peynir Sefînelerinin Sintine Parodileri” yazısı sanırım belagatın kurbanı oldu. Sanki belagat içeriği gölgeledi, okuyucuyu korkuttu. Oysa önemli şeyler söylüyordu hoca. Vehbi hocanın şarihe ihtiyacı yok ama, benim söyleyeceklerim birinci sitemine ilişkin. Nedir birinci sitemi? Birinci sitemi, kendi sosyo-ekonomik yapılarımızı ve  değişimlerimizi açıklayacak özgün model ya da modeller  ortaya koyamamamız konusunda. Batının ortaya koyduğu modelleri geriden takip etmemiz de işin tuzu biberi. Türkiye’deki entelektüel-akademik bir ortamın olamaması/oluşturulamamsı bu yoksulluğun en önemli nedenlerden biri.

Ses ve Özgürlük

Her toplumun müziği incelendiğinde, müziklerinde onları anlatan derin melodik ifade biçimleri bulunabilir. Meselâ batı müziğinin tampere sisteminde Avrupa'yı, Hind müziğinde Hind felsefesini ve yaşama biçimini, Çin pentatonizminde özellikle Konfüçyanizm'in beş ses üzerine yorumlarını, Osmanlı-İslâm mûsikîsinde bu medeniyetin ve yaşama felsefesinin iz ve anlamlarını görebilmek mümkündür.

Zaman Oku Üzerine *

“Zaman oku” denince akla ilk gelen fizik. Elbette fizikçi değilim.  “Zaman oku” derken de kastım fizikteki ve fizik dünyadaki “zaman oku” değil. Sosyolojideki, sosyal dünyadaki “zaman oku”ndan söz edeceğim. Ama değil mi ki “zaman oku” demişiz, fiziğin alanına girmişiz, fizikçilerin mazur göreceği umuduyla, dikkatimizi biraz o tarafa çevirelim.

Azmin zaferi: Emin Işık Hoca

Biz bu yazımızda, elimizdeki notlardan da yararlanarak muhtasar bir Emin Işık portresi çizmeye çalışacağız. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Emin Işık Hocamıza ve onun da hocalarına rahmet niyazı ile…

Suriye Anayasa Komisyonu İşler mi?

50 kişi Muhalefetten, 50 kişi Esat Rejiminden ve 50 kişi ise BM'nin Sivil Toplum grubu adı altında oluşturduğu karma bir listeden oluşmaktadır.  Kararlar ise 2/3 ile alınacak olursa en az 101 üyenin onayı lazım olacaktır.  %75 çoğunluk ile alınacak olursa en az 113 üyenin onayı lazım olacaktır. Ancak bu komisyonun zıt taraflardan oluştuğu gerçeğini göz önünde bulundurursak çalışması mümkün gözükmemektedir.

Kur'an'ın Anlamıyla Buluşma

Arapçayı da herhangi bir kavmin dili değil, Allah’ın son din İslam için seçtiği dildir. Eğer Arapçayı bir kavmin dili olarak ele alırsanız ümmet değil, ulus olursunuz. Böylece de ‘Araplara,’ Arapçaya, dolayısıyla da bir anlamda Allah’ın dinine düşmanlık-kin beslersiniz… Bu anlamda ona bir kavmin diliymiş gibi bakmak bir yandan kompleks bir yandan da ırkçılık, ayrımcılık ve fitnedir. 

Dini İnanış mı, Seküler Anlayış mı? Neredesin Ahlak?

Ahlakı din kökenli ahlak ve seküler ahlak olarak ikiye ayırıp sonra siyasi gücü nirengi noktası kabul ederek birinin doğruluğuna karar vermek beraberinde bir çok yanlışı getirir. Çünkü ahlak bu ikili ayrıma sığmayacak kadar geniş olup sadece siyasetle test edilerek, doğrulanacak bir olgu değildir.

Susamayız

Fransa cumhurbaşkanı "Evimiz yanıyor" diye Amazon'daki yangınlarla ilgili olarak tweet attı ancak ortalık birden karıştı. Bu tepki, acaba eski bir sömürgeci gücün kibrini mi yansıtıyordu? Her durumda, Macron'un niyetinin dürüst, tavrının düzgün olduğu söylenemezdi.

Düşünce Ekseni Ve Hayaller İlişkisi

21.asrın ilk çeyreğini yaşayan Türkiye’mizde özellikle gençlerimize hayallerinin arkasından gitmelerini salık vermemiz gerekiyor. Eğer bu asrı kaçırmamak istiyorsak, hedeflerimize, hayallerimize ulaşmak istiyorsak tüm alanlarda olduğu gibi düşüncelerimizde billurlaşan hayallerimize sahip çıkmamız gerektiği gerçeğini kabullenmemiz gerekiyor.