Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Türkiye: Köprü Değil Fay Kırığı

Türkiye, Doğu ile Batı arasında bir köprü değil, o sadece büyük güçler, doğu seferlerinde çiğnerken öyle(ydi). Burası, durup durup harekete geçen derin bir fay kırığı. Afur tafur, ara ara lav püskürtmeler de bu yüzden. Burası, fetret devirlerinde Doğu ile Batı arasında hep o derin fay kırılması hattı oldu. Bu, yaptığı her kulübeyi, barakayı; kurmaya çalıştığı her düzeni her nizamı, Doğu ile Batı arasındaki gerilimlerin durup durup stres boşaltan depremlerinin târumâr ettiği bir sarsıntı coğrafyası.

Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Kestirilemezlik...

Bu yazı, 15 Nisan 2017’de Referandum’dan bir gece önce bölümler halinde facebook paylaşımı olarak kaleme alınıp kaydedilmiş, fakat seçim yasakları nedeniyle 16 Nisan akşamı bu yasaklar sona erdikten sonra herkese açık bir paylaşıma dönüştürülmüştür. Yazının, bazı ufak tefek ifade ve imla düzeltmeleri dışında, sitemizde aynen yayınlanması uygun bulunmuştur.

Fikir Coğrafyası kullanıcısının resmi
Fikir Coğrafyası

Fikir Coğrafyası Sohbetleri - I

ALAATTİN DİKER:

AH İSTANBUL AH! Lise yıllarında Fransız tarihçi Lamartine'nin Osmanlı Tarihi(1854) dikkatimi çekmişti. Zira yazarın sorusu ilginçti: "Türklerin vatanseverliği mi azaldı? Hayır. Türklerin İslami hassasiyeti mi kayboldu? Hayır. Peki, öyleyse bu duruma nasıl düştüler?".

Kitabın 3.cildi aslında bu sorunun cevabını veriyordu: "Türkler, organizasyon kabiliyetlerini yitirdiler".

Fikir Coğrafyası kullanıcısının resmi
Fikir Coğrafyası

Fikir Coğrafyası Sohbetleri - II

Çağdaş düşünürlerin hiçbiri, Ludwig Wittgenstein(1889-1951) kadar vurgulayıcı biçimde Tanrı hakkında sorular sormamıştır. Dini 'zor ama mümkün' bir olgu olarak kabul eder. İlk eseri Tractatus'da ''dil ancak vakiaları tanımlar'' demiş ama ortada bir sorun olduğunu da görmüştür:

Bir taraftan, eğer bir dilin yalnızca gerçekleri tanımlayabileceği düşünülürse, diğer taraftan ahlakın, gerçekleri tamamen aşan mutlak bir şey olduğuna da inanmak gerekir ki bu iki şeyi bir araya getirmek mümkün olmaz. Bu arkaplanda şu itirafta bulunur: "Ben dindar bir insan değilim, ancak her sorunu dini açıdan görmek [değerlendirmek] zorundayım."

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Gelenek Ve Gelecek Arasında Müslümanlık

Zihni tembellik zırhına bürünmüş toplum önüne konulan her fikri ‘yiyor’, üzerine atılan her gömleği ‘giyiyor’. Tepkisini - huzurum kaçmasın/başım ağrımasın avuntusuyla -  ahirete saklıyor. Eleştiri oklarına elini süremiyor, düşmanın kirli vicdanını diliyle yıkıyor. Görüşleri gözlemlediği gerçek hayattan ne kadar uzaklaşırsa, fikirleri hayal ettiği dünyaya o derece yaklaşıyor. Arzu ve hevesler gökyüzüne merdiven kurdu; yeryüzüne pervasızca ölçüsüzlük saçıyor. Neden? Çünkü insan, inandığı gibi yaşamazsa, yaşadığı gibi inanır. Ve işte o zaman; dünya dört mevsim çekilmez olur.

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

İmanı Resetlemek

Geleneğimizde, itikadî alanda “resetlemeye” tekabül eden bir kavram var: “tecdid-i iman”. Tecdid-i iman, çeşitli sebeplerle imanlarının izalesine sebep olacak bir teşebbüste bulunan, yani dinden çıkan kimselerin, iman esaslarını oluşturan konularda inançlarını yenilemeleri anlamında kullanılır. Bugün ülkemizde kendisine Müslüman diyenleri incelediğimizde, tıpkı resetlenme zamanı gelmiş bir bilgisayar gibi, bir tecdid-i iman ihtiyacının hasıl olduğunu görüyoruz. Hatta belki de bu tecdid-i imanın “kitlesel seviyede” yapılması lüzumu hissediliyor!

DÜNYADAN

Muhammed Al kullanıcısının resmi
Muhammed Al

Almanya’daki 2017 Meclis Seçimleri Ve Türk Toplumuna Yansımaları

Oy kaygısına düşen partilerin Erdoğan ve Türkiye üzerinden prim yapma çabaları ise seçimlerdeki en önemli konu haline geldi. Erdoğan ve Türkiye karşıtı söylemler adeta diğer Almanya’nın iç konularını gölgede bıraktı. Buna son olarak herkesin merakla beklediği seçim düellosu adıyla yapılan tv programında tüm seçmenler şahit oldu. Almanya’da şimdiye kadar Türk seçmenlerin yüzde 60 kadar desteğini alan SPD Genel Başkanı Schulz Erdoğan ve Türkiye aleyhtarlığı ile Türk seçmenleri hayal kırıklığına uğratıp şaşırttı.

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

İlhami Işık’ın ¨Türkmenler¨i ve Beyhude Gayretler

Star Gazetesi’nin köşe yazarlarından İlhami IŞIK, 2 Ekim 2017 tarihinde ¨Türkmenler¨ başlığı altında bir yazı yazdı. Doğrusu yazının ne amaçla yazıldığı pek anlaşılmıyor. Yani tezi ya da amacı belirsiz görünüyor ve ciddi hatalar ve yanlış bilgiler içermekte. Buna rağmen yazı çok ilginç ve ilgisiz bir soru ile bitiyor: ¨Bu tabloya göre Kürdistan bölgesel yönetiminde bir Türkmen sorunu var mı?¨ Önce cevabı verelim, sonra da yazıyı irdeleyelim

Selim Güzel kullanıcısının resmi
Selim Güzel

Tebrik kartı değil kafaya atılan taş..

Son dönemin en ilginç kamu diplomasisi girişimi olarak tanımlayabileceğimiz Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün yılbaşı tebrik kartları dikkatlerden kaçmadı. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanından Avrupa Konseyi yetkililerine kadar uzanan bir yelpazede dünyanın bir çok bölgesinde bu kartlar ya dağıtılıyor ya da elden takdim ediliyor. Bu insiyatif 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ terörü, Demokrasiye karşı milletin direnişi ve anayasal düzenin Türkiye'de nasıl canla başla savunulduğunun sembolü olarak tasarlanmış.

Adnan Özer kullanıcısının resmi
Adnan Özer

Endülüs'ten Yola Çıkan Aşk

Arap edebiyatı Latin Amerika'ya ilkin İspanyol edebiyatı ile gitti, onun içine sızmış olarak. 1514 yılında Küba'da, İspanya Kraliyeti'nin gözbebeği olacak Havana şehrini inşa etmeye koyulan Endülüslü askeri mühendisler, yurt özlemi içinde Arap şiir tarzlarından dönüşmüş şarkılar söylüyorlardı. Taş ustalığını Katalanlara bırakan Endülüslüler mimari tarz olarak en iyi bildikleri "mudejar"dan şaşmıyorlardı. (Mudejar, Arap-İspanyol karışımı Endülüs mimarisine verilen ad, terim olarak da Arapça "mudayyan" sözcüğünden geliyor.) İspanyol sömürgeciler her ne kadar Katolik İspanya için kalesi ve katedraliyle örnek bir şehir inşa etmekte olsalar da Arap edebiyatı -tabii İslam sanatı da- Latin Amerika'ya tarihin bu noktasından giriş yaptı diyebiliriz. 

Söyleşi

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Ebuzer'in Almanyası

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.

Nebahat Konu Yılmaz kullanıcısının resmi
Nebahat Konu Yılmaz

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.