Kamil Güngör kullanıcısının resmi
Kamil Güngör

Faizin Anlamı (III)

Kapitalist ekonomide insanlar gerçekte olmayan ihtiyaçlar listesine mahkûm edilmekte, bu ihtiyaçların karşılanması mümkün olmadığında kredi almaları yönünde toplumsal telkinlere maruz kalmakta, yüksek faizle karşılıksız borçlandığı için de ödeyemediği paranın ve para sahiplerinin kölesi-bağımlısı olmaktadır. Faiz verenler bakımından ise herhangi bir sorun bulunmamakta, çünkü genellikle bu kurumlar devlet desteğinde ve garantisi altında çalışmaktadırlar. İslam ekonomisin yasakladığı faiz ise kapitalist ekonominin bel kemiğini oluşturmaktadır.

Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Kestirilemezlik...

Bu yazı, 15 Nisan 2017’de Referandum’dan bir gece önce bölümler halinde facebook paylaşımı olarak kaleme alınıp kaydedilmiş, fakat seçim yasakları nedeniyle 16 Nisan akşamı bu yasaklar sona erdikten sonra herkese açık bir paylaşıma dönüştürülmüştür. Yazının, bazı ufak tefek ifade ve imla düzeltmeleri dışında, sitemizde aynen yayınlanması uygun bulunmuştur.

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Şimdi Ne Yapmalıyız?

Türk milli eğitim sistemi üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yapmamıştır. Ünlü edebiyat ve siyaset adamı Havel, “eğitim, olgular arasında saklı irtibatları algılama yeteneği kazanmaktır“ diyor. Birde OECD'nin 41 ülkede yaptığı eğitim araştırmasında Türkiye'nin sondan altıncı sırada yer aldığını düşünün! Maalesef Türk çocukları hala know how peşinde yarışıyor, ne özel okullar ne de devlet üniversiteleri know-why ve know-whereto meselesini umursuyor. 

Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Parlamentarizm, Demokrasi ve “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” Üzerine “Devletlû Olmayan” On Soru

Bu yazıyı bir “sorular yazısı” olarak kaleme almayı uygun gördüm ve sözü daha fazla uzatmadan sorularımı sıralamak istiyorum. Ancak şu kadarını belirtmeme izin verin: Soruları sükunetle ya da “akademik bir renksizlik” kıvamında sorduğumu iddia edemem. Yönlendirici bir dil kullanmakla itham edeceklere de peşinen söyleyeyim: Bunlar doktora yeterlilik sınavında jüri önünde ter döken bir adaya sorulan akademik sorular değil. Sosyologlar, akademik camianın dışında, kamu meselelerine ilişkin görüş açıklama sadedindeki faaliyetlerini “Kamusal Sosyoloji” başlığı altında sürdürürler. Kamusal Sosyoloji, sosyoloğun kendi tercihleri temelinde yürüttüğü “angaje” bir faaliyettir ve bütün siyasî, sosyal, yaşam biçimsel tercihler meşrudur. Yine de, kendi tercihlerimi dile getirmekten ziyade, “üzerinde düşünmek zorunda olduğumuz” kanaatinde olduğum sorular sormaya çalıştım.

Mustafa Everdi kullanıcısının resmi
Mustafa Everdi

İsviçre Seyahati - VI

Son Gün Overdose

Bugün son gün. İnterlaken, Luzern Thun üzerinden Bern’e gidecektim planıma göre. Gece uyandığımda, sabaha karşı çok yoğun sisi görünce yat aşağı dedim kendime. Bern de bundan farklı değildir, diye. Saat 9.15’de uyandım bugün. Kahvaltı yaptım. Sonra doğrudan Bern’e gitmeye karar verdim.

DÜNYADAN

Adnan Özer kullanıcısının resmi
Adnan Özer

Endülüs'ten Yola Çıkan Aşk

Arap edebiyatı Latin Amerika'ya ilkin İspanyol edebiyatı ile gitti, onun içine sızmış olarak. 1514 yılında Küba'da, İspanya Kraliyeti'nin gözbebeği olacak Havana şehrini inşa etmeye koyulan Endülüslü askeri mühendisler, yurt özlemi içinde Arap şiir tarzlarından dönüşmüş şarkılar söylüyorlardı. Taş ustalığını Katalanlara bırakan Endülüslüler mimari tarz olarak en iyi bildikleri "mudejar"dan şaşmıyorlardı. (Mudejar, Arap-İspanyol karışımı Endülüs mimarisine verilen ad, terim olarak da Arapça "mudayyan" sözcüğünden geliyor.) İspanyol sömürgeciler her ne kadar Katolik İspanya için kalesi ve katedraliyle örnek bir şehir inşa etmekte olsalar da Arap edebiyatı -tabii İslam sanatı da- Latin Amerika'ya tarihin bu noktasından giriş yaptı diyebiliriz. 

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Türkiye’nin desteklediği Arap, Kürt ve Türkmen kesimlerini üst üste koysak Irak nüfusunun dörtte biri bile yapmıyor. O zaman Türkiye’nin ciddi iç değişimleri yaşadığı bu günlerde Irak politikasını da gözden geçirerek, daha kucaklayıcı ve birleştirici politikasına dönmesinde yarar vardır. Aslında Türkiye 2003-2008 yılları arasında zaten bu politikayı yürütmüş ve Arap kamuoyunu bu konuda ciddi etkileyebilmiş ve yürütülen politika örnek davranış olarak gösterilmişti. Doğru olan bu politikaya dönüş, gerileme değil ilerlemedir.

Rukiye Sancar kullanıcısının resmi
Rukiye Sancar

Avusturya da siyasiler ve hukukçular arasında başörtüsü yasağı tartışmaları

Avusturya`da geçtiğimiz günlerde Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz ve Hükümet sözcüsü Heinz Faßman, kamusal alanda başörtüsü yasağının getirilmesini önerdiler. Hizmet alanlarında önemli bir gösterge olduğunun söylenmesiyle, başörtüsü yasağı tartışmaları yeniden başlamış oldu.  Buna gerekçe olarak da memurların dini değerlere karşı tarafsız olmaları gerektiğini, ifade etti. Hükümet sözcüsü Faßman`ın bu konudaki açıklaması; "Sorun şu ki, devlet okullarındaki öğretmenlerin başörtüsü takıp takmamaları üzerine açık cevap: Hayır." Aynı zamanda Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz da, Entegrasyon yasasını destekleyerek; Heinz Faßmann`ın önerisi olan başörtüsü yasağının, kamusal alanda olması gerektiğini ifade etti. Oysaki Sebastian Kurz, 2011 yılında Heute gazetesine verdiği röportajda başörtüsünü bir sorun olarak görmediğini ifade etmişti.

Muhammed Al kullanıcısının resmi
Muhammed Al

Almanya Türkiye İlişkileri

Türkiye aleyhtarlığının bu kadar zirve yapması Türk STK’larımızın pasifliğinden de kaynaklanmıştır. Şimdiye kadar Almanca bir gazete veya dergimizin olmaması da büyük eksiklik olmuştur. Kendimizi savunabilecek bir medyamızın olmaması da büyük talihsizliktir. Bu konuda da Almanyadaki STK’larımızın ve bu konuya sahip çıkmayan iş dünyamızın büyük ihmalleri sözkonusudur.

Söyleşi

Nebahat Konu Yılmaz kullanıcısının resmi
Nebahat Konu Yılmaz

Prof. Dr. Ruhi Ayangil: “Ali Ufkî’nin Türk mûsikîsine ve dünya mûsikîsine hizmeti büyüktür.”

Hiçbir randevu almadan, telefon dahi etmeden bir gün gittim kapısını çaldım. Kapıyı çaldım, bekledim kapı önünde. Meraklı, güler bir yüzle açtı kapıyı “buyurun efendim kime bakmıştınız?” dedi. “Efendim, ben bir alaturkacıyım” dedim ismimi söylemeden. “Ben müsaade ederseniz sizden mûsıkî öğrenmeye geldim. Beni kabul ederseniz” dedim. Kapı önünde, eşikte oluyor bu konuşma. Böyle o meraklı gözler giderek bir iç gülümsemeye dönüştü “Aa, mûsikînin alaturkası, alafrangası olmaz. Geç bakiyim içeri!” dedi ve beni o sûretle talebeliğe kabul etmekle yüce gönüllülüğünü gösterdi. Mûsikîye mütedâir çok derûnî, hikemî şeyler öğrendim rahmetli hocadan.

Hasan Boynukara kullanıcısının resmi
Hasan Boynukara

Ebuzer'in Almanyası

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.