SOSYOLOJİ

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Deizm, Sekülerizm ve Modernizm Kıskacında

Millî Görüş geleneği İmam Hatipli çocuklarına hırslı olmayı öğretti hep. Artık onurlu olmaları gerektiğini de bilmeleri gerekiyor. Bu ülkenin asıl bu değişime ihtiyacı var. Önce «Progress» ile «Process» kavramlarının ayrı şeyler olduğunu kabul ederek işe başlayacaklar. Süreç; sabır, tecrübe ve derinlik ister. İlerlemek; gerçekçi bir dünya görüşü ile köklü bir bakış açısına sahip olmanızı bekler.

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

Bir Şehir İsminin Bize Anlattıkları

Bugün artık Leningrad yok. Havari Aziz Petrus adeta mitolojik bir karakter olarak 2000 sene öncesinde unutuldu sanılırken 21. Asrın önemli bir şehrinin isminde yaşamaya devam ediyor. Peyami Safa, “Objektif 8: 20. Asır Avrupa ve Biz” başlıklı kitapta toplanan makalelerinden birisinde şunu söylüyor:

"İnsanın mezar karşısındaki acılarına korkularına ve sorularına cevap ve teselli koşturamayan ideolojilerin dine hücumları nafiledir. İlim de bu sorulara kendisinin veremediği cevabı veren dinlere saygı gösterecektir. İnsanın sorulara beklediği cevap, elbette, bir maymunun fezadaki seyahatinden daha önemli ve aceledir."

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

Was sind Sie von Beruf?

Cemaatte herkes her işe koşulurken (ne iş olsa yaparız ağabey) cemiyette yoğun bir uzmanlaşma beklentisi söz konusu olacaktır. Bu da cemiyette insanların “meslekleri” üzerinden tanımlanması neticesini doğuracaktır. Köyde, “ağanın oğlu olmak”, “asker arkadaşı olmak”, “çok kuvvetli olmak” gibi “özellikler” önemliyken şehirde insanı kıymetli yapan ancak “bir konunun uzmanı olmak” olacaktır. Tönnies Gemeinschaft ve Gesellschaft’ı birbirlerini dışlayan kavramlar olarak kurguladığı için eleştiriliyor ama en azından Almanya’da işler büyük ölçüde onun öngördüğü çerçevede ilerlemiş görünüyor. İşte bu yüzden Alman’ların yeni tanıştıkları kişiye sordukları ilk sorulardan birisi “Was sind Sie von Beruf?” oluyor. İşte bu yüzden Alman televizyonlarında görünen hemen herkesin adının yanında mutlaka mesleği yazılıyor. Peki, biz neden yeni tanıştığımız kişinin hemen mesleğini, uzmanlığını değil de memleketini, akrabalarını -hatta çaktırmadan sorabiliyorsak ırkını, mezhebini- soruyoruz?

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

8 Mart Günyüzü Görmeyenler Günü

Türkiye'de erkeklerin kadın algısı, hayal ile gerçek arasında gider gelir. Türkiye'de herşey değişir; değişmeyen birşey yoktur: Ekonomik şartlar değişir. Siyasal ortam değişir. Toplumsal hayat değişir. Her iktidar ile birlikte doğru-yanlış değişir. Bu süreçte tabii erkekler de değişmiştir ama kadınların değişmesine kimse razı değildir. Bu gerçek yüzyıllar boyu değişmez; önümüzdeki yüzyılda da değişme ihtimali pek azdır. Yüzyıllardır aynı kaderi Almanya'da yabancılar paylaşıyor. Tarım toplumundan sanayi toplumuna, sanayi toplumundan iletişim toplumuna geçilmiştir, hatta postmodern veya posthistory çağa eriştiğimiz söylenmektedir ama ne Türkiye'de 'kadın'ın ne de Almanya'da 'yabancı'nın konumu değişir. Hep aynı kalır. Acaba bu benzerlik nereden kaynaklanmaktadır?