SOSYOLOJİ

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Türk Muhafazakârlığı Meselesi - 1

Burada özellikle -Türk Modernleşmesi araştırmalarında görülen - iki eksikliğe işaret edeceğim: Birincisi; çağdaşlaşma süreci geniş bir zaman diliminde ele alındığı için ortaya bir 'kriter' çıkmadı. İkincisi; araştırmalarda sadece, çağdaşlık Türk toplumunda hangi hızla ve tesirle yayıldı sorusu ilgi gördü. Örneğin Türk düşüncesinin son dört atlısı; Peyami Sefa, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi ve Cemil Meriç niçin muhafazakarlığa yöneldiler veya muhafazakar tasavvurlar onları ne ölçüde etkiledi sorusu tam karşılık bulmaz.

Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Muhafazakârlığın Üç Sosyal Katmanı

Maneviyatçı, mazbut, mutaassıp, spritualist, mukaddesatçı, akidesine bağlı, halkın ya da bu toprakların değerleri ile yoğrulmuş, bize ait mazhariyetlerden utanmak şöyle dursun onları ilahî bir vedîa sayan, dinine bağlı, Millî Görüşçü, İslamcı, Müslüman, dindar, mütedeyyin uğraklarından geçen bu kesim, nihayet AK Parti'nin kendisini "Muhafazakâr Demokrat" ilan etmesinin de etkisi altında, muhafazakâr nitelemesi kapsamında ele alınıyor. Bu terimin son zamanda geçirdiği bir kırılma ile, bir tür “Muhafazakâr-Milliyetçiliğe” evirildiğini de, gözden kaçırmamak gerekiyor.

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Nasıl bu hale geldik?

Şerif Mardin yıllar önce II.Meşrutiyet devri entelektüel islamcılığı ile MSP'nin bir ilgisi olmadığını, İslamcılık olarak ortaya atılan şeyin aslında taşralılık olduğunu vurgulamıştı. Bugün geldiğimiz noktada müslüman aydınlar da Türkiye'deki islami hareketin teorik temelden yoksun olduğunu ve rüzgar nereden eserse o yöne savrulduğunu itiraf ediyorlar. Ancak bu savruluşta yeni bir sorun ortaya çıktı: Solcu aydınların bir türlü kuramadıkları 'sosyalizm ve milliyet' bağıntısını islamcılık temelinde müslüman aydınlar kurmaya kalktı.

Salih Cenap Baydar kullanıcısının resmi
Salih Cenap Baydar

Kedicikler Kültü

Mesele gerçekten bu kadar basit midir? Çoğu yüksek tahsilli, iyi eğitim almış, dil bilen, dünyayı tanıyan genç insanların beynini yıkamak kolay mıdır? Bu insanlar cemaate nasıl katılmakta, neden ayrılmamaktadırlar? Onlara maddi yahut manevi olarak vaat edilen nedir? Bu insanlar ne karşılığı mallarını mülklerini feda etmektedir? Tahsilli insanların, kendileri yanında cahil sayılabilecek, lisan bilmeyen, zikzaklar yapan, tutarsız bir lidere sorgulamadan tabi olmalarını sağlayan psiko-sosyal mekanizmalar nasıl kurulur? Cemaat içindeki sosyal dinamikler nelerdir? Dostluk, düşmanlık, sadakat, ihanet, suiistimal, istismar, sevgi, dayanışma gibi sosyal ilişkiler “dış dünyadan” farklı mı yaşanmaktadır? Devlet bu “sapkın” olduğu söylenen gruba neden bu kadar uzun süre ses çıkartmamıştır. O uzun süreden sonra yapılan operasyonu tetikleyen gerekçe nedir?