SOSYOLOJİ

Hayatın Anlamı, Anlam Krizi ve Arayışın Otantikliği

Modernliğin yaşadığı bir anlam krizinden söz etmek oldukça moda bir yaklaşım. Krizin modern dünyadaki göstergeleri sosyal bilimlerde çeşitli kavramlar altında dile getiriliyor. Burada zamanı krizle adlandırmak yanlış olmaz, zira bugünün sosyal bilimleri aslında “krizin bilimleri” daha çok. Krizin sosyal göstergeleri hayatın anlamı ve anlam arayışları etrafında ortaya çıkan yeni dinî, sosyal ve kültürel oluşumlarla da simgeleniyor.

Özgünlük İçin Toplumsal Nesnel Karşılık Şartı

Vehbi (Başer) hocanın Fikir Coğrafyasındaki “Entelijansiyanın Sefâleti vs. Üstâd Peynir Sefînelerinin Sintine Parodileri” yazısı sanırım belagatın kurbanı oldu. Sanki belagat içeriği gölgeledi, okuyucuyu korkuttu. Oysa önemli şeyler söylüyordu hoca. Vehbi hocanın şarihe ihtiyacı yok ama, benim söyleyeceklerim birinci sitemine ilişkin. Nedir birinci sitemi? Birinci sitemi, kendi sosyo-ekonomik yapılarımızı ve  değişimlerimizi açıklayacak özgün model ya da modeller  ortaya koyamamamız konusunda. Batının ortaya koyduğu modelleri geriden takip etmemiz de işin tuzu biberi. Türkiye’deki entelektüel-akademik bir ortamın olamaması/oluşturulamamsı bu yoksulluğun en önemli nedenlerden biri.

Zaman Oku Üzerine *

“Zaman oku” denince akla ilk gelen fizik. Elbette fizikçi değilim.  “Zaman oku” derken de kastım fizikteki ve fizik dünyadaki “zaman oku” değil. Sosyolojideki, sosyal dünyadaki “zaman oku”ndan söz edeceğim. Ama değil mi ki “zaman oku” demişiz, fiziğin alanına girmişiz, fizikçilerin mazur göreceği umuduyla, dikkatimizi biraz o tarafa çevirelim.

Susamayız

Fransa cumhurbaşkanı "Evimiz yanıyor" diye Amazon'daki yangınlarla ilgili olarak tweet attı ancak ortalık birden karıştı. Bu tepki, acaba eski bir sömürgeci gücün kibrini mi yansıtıyordu? Her durumda, Macron'un niyetinin dürüst, tavrının düzgün olduğu söylenemezdi.