DÜŞÜNCE

Ali K. Metin kullanıcısının resmi
Ali K. Metin

Özgürlük Ve Özne Olma Şartı

Hakikat müdafaamız da ahlak müdafaamız da özgürlükle temellendiği ölçüde evrenselleşme gücünü gösterir. Kapitalizme ve batı medeniyetine karşı evrensel bir varoluşu inşa ve/veya ibraz etmenin yolu yeni, hakiki bir özgürleşme paradigması oluşturmaktan geçiyor. Bunun için sadece kapitalizmin hedonist tahakkümcülüğüne değil, pozitivizmin, doğmatizmin, meta-ideolojilerin, dahası materyalizmin bizi özgürlük arayışımızdan alıkoymasına izin vermemek gerekiyor.

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Tahayyül İle Tasavvur Arasında - 3

Muhafazakarlık kavramının kökeni Latince 'conservare', yani 'muhafaza etmek' ya da 'korumak' tan gelmektedir. Eskiyi veya gelenekseli korumanın ilk bakışta siyasal zihniyetle ilgisi, hatta felsefi bir derinlik taşıyor olması mümkün gözükmüyor. Daha çok bilineni bilinmeyene karşı tercih etmek gibi psikolojik bir dürtü öne çıkıyor. Bu nedenle muhafazakarlık kavramının ismiyle orantısız bir mana taşıdığını söyleyelim. Alman sosyolog Karl Mannheim muhafazakarlığın zor tanımıyla ayrıntılı biçimde ilgilenmiş ve sosyolojik kavram ile tarihsel kullanımı arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Vehbi Başer kullanıcısının resmi
Vehbi Başer

Yükseköğretim Kuşunun Yaz Okulu Kuyruğu

YÖK'ün öncelikle "her yeri dümdüz" düzenleyici iradesini sorgulaması ve "esnek bir sistem düzenleme" ve bu kapsamda, üniversiteleri kendi benimseyecekleri modellerde serbest bırakan gerçek bir reform mantığı benimsemesinin vakti geçeli bir hayli zaman olmuştur. Modellerin genel çerçevesi konusunda yasa değişikliği gerektirmeyen, uyarlanabilir ve modeller arası transfer edilebilirlik düzenlemeleri yapılması mümkündür. Ne hikmetse, bu "biz de bir şeyleri kaldırsak mı" hissi veren girişimin memlekette bir TEOG kaldırımı dönemine denk gelmiş olması da sadece bir tesadüf olsa gerektir.

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Tahayyül İle Tasavvur Arasında - 2

Çağdaşlık artık farklı bir boyutta seyredecektir. Hobbes'in 'Behemoth' ve 'Leviathan' benzetmesini temel alırsak bu değişim iki kutup arasında, ve büyük olasılıkla özgürlük ve demokrasi ile asayiş ve düzen arayışları arasında cereyen edecektir.  Özgürlük özlemi en ileri aşamada 'anarşi' (Behemoth); asayiş ise -  asayiş ve huzurun sağlanması bakımından - anarşinin bastırılması(Leviathan) ile sonuçlanır. Siyasetin özgül ağırlığı  Behemoth yönüne dönmüş; Leviathan, siyasal ideolojilerin gözünden düşmüş durumdadır. Dünyadaki gelişmeler güçlünün haklı olduğu uluslararası bir düzene doğru ilerlediğimizi; ulusal düzeyde de yalnızca çıkar ilişkilerinin baskın olduğu 'aşiretler toplumu'na yöneldiğimizi işaret etmektedir. Kısaca; insanlık tekrar geriye gitmektedir.