DÜŞÜNCE

Gyges'in Yüzüğü ya da Neye Göre İnsanız?

Toplumumuzda hâkim olan iç ahlak değil dış ahlaktır. Onun için görünürde ahlaklılık, gerçekte ahlaksızlık, görünürde müminlik, gerçekte inançsızlık egemen olmaktadır. Bu durumda şekli Müslümanlık artarken ona ters istikamette ve aynı ölçüde ahlaksızlıkta o ölçüde fazlalaşmaktadır.

Size ne oldu böyle?

Kuşkusuz, kaynakların artan tüketiminin küresel ısınmayı tetiklediği göz ardı edilemez. Aslında bu sorun, ilişki düzeyi hariç, tali bir konudur. Dünya kamuoyu, medya üzerinden 16 yaşındaki bir kız çocuğuyla didişmeye yönlendirilerek, ekonomik sistemin tahripkar yapısını kavramaktan uzak tutuluyor; Greta'nın dediği gibi uzaklara bakmamızı, yakını görmememizi ve böylece içimizdeki gerçek kişiyi (Heidegger, Varlık ve Zaman) onlara teslim etmemizi istiyorlar.

Dini İnanış mı, Seküler Anlayış mı? Neredesin Ahlak?

Ahlakı din kökenli ahlak ve seküler ahlak olarak ikiye ayırıp sonra siyasi gücü nirengi noktası kabul ederek birinin doğruluğuna karar vermek beraberinde bir çok yanlışı getirir. Çünkü ahlak bu ikili ayrıma sığmayacak kadar geniş olup sadece siyasetle test edilerek, doğrulanacak bir olgu değildir.

Düşünce Ekseni Ve Hayaller İlişkisi

21.asrın ilk çeyreğini yaşayan Türkiye’mizde özellikle gençlerimize hayallerinin arkasından gitmelerini salık vermemiz gerekiyor. Eğer bu asrı kaçırmamak istiyorsak, hedeflerimize, hayallerimize ulaşmak istiyorsak tüm alanlarda olduğu gibi düşüncelerimizde billurlaşan hayallerimize sahip çıkmamız gerektiği gerçeğini kabullenmemiz gerekiyor.