SEYAHAT

Mustafa Orçan kullanıcısının resmi
Mustafa Orçan

21. Yüzyılda Maveraünnehir Ya Da Orta Asya’nın Efsaneleşmiş Şehirleriyle Buluşma

Yıllardır bir efsane yada masalmış gibi duyduğumuz, muhteşem mimari yapılarını ve dünya ilim hayatına kazandırdığı ilim adamlarına ait eserleri ancak kitap sayfaları ve internetten gördüğümüz, dünyanın en önemli tıp ve felsefe eserlerini yazan alimlerden, gözün retinasını bulan ibn-i Sinan’ın doğduğu, yine ilk Türk astronomi ilim adamlarından Uluğ Bey’in, Ali Kuşçu’nun, Farabi, Biruni, İmamı Buhari ve İmamı Maturidi’nin yaşadığı, dersler verdiği zamanın en büyük ilim ve kültür merkezlerinden Özbekistandayız. 

Recep Seyhan kullanıcısının resmi
Recep Seyhan

Gezi Notları 2018

Farklı zamanlarda birkaç kez gittiğim Avrupa ülkelerinden Almanya-İsviçre-Fransa hattında bu kez farklı gözlemlerim oldu. İlk durağımız Gieβen. Bu şehir Hessen Eyaleti'nde ve Frankfurt’un kuzeybatısına düşüyor. Frankfurt’a 80 km. uzaklıkta ve 85 bin nüfuslu. Şehrin birkaç önemli özelliği var. İlki, II. Dünya Savaşı’nda en fazla bomba buraya atılmış ve en büyük hasarı bu şehir almış (6 Aralık 1944). Öyle ki şehirde taş üstünde taş kalmamış. Anlaşılacağı gibi şehir, 1945’ten sonra yeniden kurulmuş. İkincisi; Almanya’da üniversite öğrencilerinin en yoğun bulunduğu şehirlerden biri Gieβen. Kızım bu şehirde yaşadığı için buraya birkaç kez gelmiştim. Şehrin bir diğer özelliği de bir Matematik Müzesi'nin dünyada sadece bu şehirde bulunuyor olması

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Paris'in Orta Yeri Ayasofya

Uzun bir süre sırada bekledikten sonra Notre Dame Kilisesi'ne girebildik. Haşmetli bir kapıdan içeri girerken aklıma ne Anthony Quinn 'in başrol oynadığı Hollywood yapımı sinema filmi ne de çocuklarımla izlediğim Walt Disney yapımı çizgi film geldi. Anlaşılmaz şekilde birden, bu kilisede cereyan etmiş, iki ayrı olayı hatırladım. İlki ölümle, ikincisi tutuklama ile sonuçlanmıştı...

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Şehrin Geri Dönüşü*

Bugün artık şehirleri aylaklar gibi dolaşmıyoruz. Bir zamanlar flanörlerin gözbebeği olan yerler, müzeler, pasajlar, kütüphaneler birer 'City'e dönüştüler. Tüketim toplumunun rüzgarına kapıldılar. Şehir hayatını gözlemleyerek keşfetmek ve tanzim etmek peşine düşen yeni 'Flanör'ler türedi zamanla. Onları; bir bakıyorsunuz Tüyap Kitap Fuarı'nda, bir bakıyorsunuz İstanbul Sinema Günleri'nde, bir bakıyorsunuz Boğaziçi Koşusu'nda görüyorsunuz...Avrupa'da da durum farklı değil. Eksiği yok, fazlası var! Street Day, Love Parade, City Fest olarak sürüp gidiyor bu silsile... Flaneur yerine Passerby kullanılması, müzik ve sanat festivalleri ile spor etkinliklerinin düzenlenmesi olayın yönünü - gerek biçim gerek içerek olarak - tamamen değiştirmiş gözüküyor. Kısaca, flanör için şimdiden başka bir isim aranılsa yeridir.