"Auschwitz'den/Gazze'den Sonra Şiir Yazmak Barbarlıktır"

13 Kasım 2023
Image

İsrail'in sınır tanımaz ve hastalıklı saldırganlığının kaynağı üzerine çok şey söylenebilir. Bu konuda bir çok analiz yapılmıştır. Fakat daha kolay anlamak için Google'da 'israilde askerlik"  "israilde kadın askerler", ya da "israilde çocuklara silah eğitimi" yazarak bir tarama yapmanız yeterli. Önünüze inanılmaz görüntüler çıkacaktır. Sözgelimi gündelik hayattan bir kare; İsrail'de bir market ve alışveriş yapan İsrail'li kadınlar. Sıradan bir markette sanki boyunlarına asılı ağır otomatik silahları çantaları gibi gündelik aksesuarları olarak rahat taşıyan kadınlar...  Bir başka karede ve bir çok videoda kreş çocuklarına silah eğitimi verilmesi... ve daha yüzlerce foto ve video... Gördüğünüz görüntüler normal bir insanı şaşkına çevirecek derecede sıradışıdır. Bunlar kesinlikle normal değildir. Bu tamamen paranoyak bir toplumun sanki sıradanmış gibi gündelik hayata yansımasıdır. Askerlik ve silah hayatın sıradan bir parçası haline gelmiştir. Normal bir dünya ve toplumda çocuklara oyuncak silah alınması tartışılırken İsrailde silah eğitimi ve düşman tanımı taa çocukluktan itibaren başlamakta ve her 17 yaşına gelen kadın erkek için askerlik zorunlu hale gelmektedir. Zorunlu askerlik sonrasıda herkes 54 yaşına kadar yılda 31 gün askerlik yapmak zorundadır.  Ayrıca askerlerin dışında sınıra yakın,  "yerleşimci" denilen aslında doğrudan "işgalci" denmesi gereken tepeden tırnağa silahlı, sürekli Filistin'lilerin topraklarına zorla el koyan paramiliter güçler söz konusudur. Yani İsrailde sivil olmak adeta normal değildir. Hamas İsrail'li sivilleri kaçırdı ifadesini bir daha düşünmek gerekiyor.

Image

Şimdi böyle sıradışı bir devleti ve toplumu nasıl analiz etmek gerekiyor. Önce hastalığın adını koymak gerekiyor. Bu toplumun hastalığı kesinlikle "Siyonizmdir". Gerçek Yahudiler bu terör devletini ve uygulamalarını zaten reddediyorlar. Aslında bu hikayenin Nazi uygulamalarına dayanan bir bilinçaltı var. Siyonistlerin hep tekrar ettikleri bir sloganları var; "Bir daha asla". Fakat bütün bunlardan sonra Komşuları Filistinli'lere yani, tarihte her yerden sürülüp her zaman işkence görmelerine rağmen hiç bir zaman kötü muamele görmedikleri, üstelik ilk geldiklerinde kendilerini evlerinde misafir eden Müslüman Filistinlilere karşı bu gün yaptıklarını nasıl izah edeceğiz? Dünyanın en büyük açık hapishanesi ve toplama kampı haline getirdikleri Gazze'ye günlerdir yapılan, normal konutları geçtik okul hastane demeden uygulanan hastalıklı bombardımanı nasıl izah edeceğiz?

Image

Aslında bunun izahı var; "siyonizm"!. Siyonizm kıssca büyük travmadan (holocaust) sonra onların geçirdiği hastalıklı mutasyonun adıdır. Bunun doğrudan Yahudilikle alakası yok çünkü siyonist olmayan yahudiler de var ve İsrail'in zulmüne karşı gösteriler yapıyorlar. Yahudilik bu cinnetin üzerine dökülen kutsal  bir sos. Bu toplumun kesinlikle rehabilite edilmesi gerekir. Çünkü derinlerde büyük bir travma var ve bu travma ile yüzleşip normalleşmek, travmanın ürettiği bu derin korkunun üstesinden gelmek yerine yeniden üreterek ötekine transferinde düğümleniyor. Bu bir seçim, yani Siyonistlerin seçimi. Bu travmayı kendisi yada ataları yaşamış olan bütün Yahudiler aynı yolu izlemiyorlar. Bu yazının analizi buna dayanıyor. Yoksa tüm bir toplumu toptan mahkum etmek antisemitizm olur. Bir örnekle biraz daha yakından bakalım:

Image

Ünlü Piyanist filmini geçenlerde tekrar yine izledim yine aynı şeyleri hissettim. Biz hep dikkatimizi nazilere ve onların acımasız, sogukkanlı ve sistematik uygulamalarına verdik. Bu sırada o zamanın mağdurları yani işkence görenleri ne yapıyor, nasıl bir tepki veriyorlardı hiç merak ettinizmi? Ya da şöyle soralım: Böyle acımasız, aşağılayıcı işkenceler gören normal, biraz insanlık onuruna sahip sıradan insanlar ne yapar, nasıl tepki verirler? Burada normal olmayan bir durum var. İşkence görenlerde hiç bir başkaldırı, isyan, karşı çıkış olmadığı gibi, insanı isyan ettiren, çıldırtan bir sessizlik, kesin bir itaat ve boyun eğme söz konusu... Bu asla normal değil. Piyanist filminin işkence gören kahramanını tekrar izleyin. Hayatta kalmak uğruna Nazilere en ufak bir direniş gösterilmediği gibi bunun bütün insanlık onurunu ayaklar altında çiğnetilerek yapılması. Bunun için masumca ailesi ölüme götürülürken bile ses çıkarmaması. Normal onurlu bir insanın tepki vermesi gereken anlar vardır.  Bu o an hayatına mal olsa bile. Zalimleri durdurabilecek, en azından zulmün bu kadar kolay yapılamayacağını gösteren insani şeylerdir bunlar. Filmi tekrar izleyin normal bir insan bu kadar aşağılamaya sırf hayatta kalmak için katlanamaz. Bunlar hep eksik şeyler ve o dönemin yahudileri için -bir kaç istisna hariç-genel bir davranış şekli. Bu tepkisizlik, bu korku, bu aşağılanma bilinç altına patolojik bir şekilde yerleşerek bu günkü zalim torunlara kadar ulaştı. Malum slogan "bir daha asla"... Bu derin korku, aşağılanma ve tepkisizlikliğin yeniden üretimi ve tranferi şimdiki holocoustu meydana çıkarıyor. Üstelik hiç ilgisi olmayan bir topluma karşı. O zaman verilemeyen tepki şimdi bilinçaltından zulüm olarak çıkıyor ve hatırladıkça kendini tekrar eder bir şekilde en yakınındaki en zayıf öteki olarak tanımladıklarına yöneliyor. Bu yanlış transferi sürekli körükleyen, cinnet haline getiren durum ise Filistinlilerin direnmesi. Kendi ataları gibi teslim olmamaları. Hele küçük çocukların direnişi... Filistinlilerin teslim olmamasına direnmesine çok şaşırıyorlar ve çıldırıyorlar çünkü bunu onlar hiç yapamadı ve bunu hatırlamak onları çıldırtıyor. Kaybettikleri onur ve insanlığı şiddetle kazanacaklarını sanıyorlar. Tek çıkış yolunun Filistinlileri teslim almak, yok etmek olduğuna inanıyorlar. İşin kötüsü çocuklarını da çok yanlış eğitiyorlar oysa onları kurtarabilirler.

Image

İsrail'de herkes asker ve silahlı. Sürekli bir korku ve bastırılamayan paranoyanın siyonizm olarak geri dönüşü ve tekrarı. Buna karşı yapılabilecek en kötü şey ise antisemitizm yani Yahudi Düşmanlığı. Antisemitikler Yahudilere toptan düşman oldukları için Nazi soykırımını inkar ederler veya abartıldığını ifade ederler. Fakat bu inkarın ne tarihsel gerçekliği nede inandırıcılığı var. Bunu inkar etmek bize bir şey kazandırmaz.  Antisemitizm bizim katılacağımız ve bizim ürettiğimiz bir şey değil. Antisemitiklerin uç noktada olanları bütün Sami dinlerini İbrahimi geleneği de inkar eder. Sözgelimi benzer şekilde Srebrenitza soykırımı olmadı diyenlerde var.  Milyonlarca şahidi olan tarihe geçmiş olayları kabul edemediği  ve bununla baş edemediği için unutmak, unutturmak isteyen suçlular inkar ederler ancak. Biz suçlu değiliz neden inkar edelim. Bu fırınlarda Yahudilerin yanında Çingeneler hatta azda olsa Türkler bile yakılmış maalesef. Inkar tam tersi Siyonistlerin en çok ihtiyaç duyduğu Antisemitizmi besleyen en önemli kaynak.

Image

"Auschwitz'den/Gazze'den Sonra Şiir Yazmak Barbarlıktır"

Siyonistlerin antisemitizm yanında diğer en önemli güçleri ellerindeki yüksek silahlarla donatılmış terör devleti.  Devlet çok tehlikeli bir güç. Onu tarihsel kültürel süreç içinde birey birey emek vererek kurmazsanız ve bir hukuka, etik temele bağlamazsanız ancak zulüm üretir. İsrail denilen devlet şanla, kahramanlıkla, mücadele ile kurulmadı. İsrail devleti onlara başta İngilizler olmak üzere dünya eğemenleri tarafından Nazizmin diyet borcu olarak verildi ve halen ABD ve Batı tarafından himaye ediliyor. Bu himayenin önemli nedenlerinden birisi de İslam dünyasında da karşı hastalıklı tepkimelerin büyümesinin sağlanması. Şimdilik El Kaide IŞID ve benzerleriyle yetiniyorlar. Bu da onlara İslam üzerinde operasyon onayı sağlıyor. Bu nedenle bu toplumun elinden bu silah gücünün kesinlikle alınması ve sivil bir şekilde diğer insanlarla ve kendi gerçek Yahudi dindaşlarıyla birlikte yaşamayı öğrenmesinin sağlanması gerekiyor. Çünkü İsrail'de bu devleti onaylamayan Yahudiler de yaşayamıyor. Aksi halde virüs her yere yayılıyor ve insanlığı içten içe çürütüyor. Adorno hayatta olsaydı herhalde "Auschwitz'den sonra şiir yazmak barbarlıktır" yerine "Gazze'den sonra şiir yazmak barbarlıktır" derdi.

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

İstatistikler

Bugün Toplam Toplam
0 kez görüntülendi. 468 kez görüntülendi. 0 yorum yapıldı.