Biyopolitik İstismar ve Muhalifler İçin Psikiyatri Kılavuzu

20 Ağustos 2026

Devleti yönetenlerin, gücü ellerinde tutmak için muhalifleri "akıl hastası" olarak etiketlemesi, psikiyatrinin siyasi amaçlarla istismarıdır. Bu durum, tıbbi bir bilim dalının siyasi baskı ve cezalandırma aracına dönüşmesini ifade eder. Tarih boyunca totaliter rejimler, kendilerine karşı çıkan sağlıklı insanları toplumsal alandan uzaklaştırmak için psikiyatri hastanelerini adeta cezaevi gibi kullanmıştır.

Image
Andrei Snezhnevsky

Bu konuda bilinen en yaygın ve sistemli istismar SSCB'de yaşanmıştır. Rejimi eleştiren muhaliflere, insan hakları savunucularına ve dini gruplara "yavaş ilerleyen şizofreni" (sluggish schizophrenia) teşhisi konmuştur. 1950’li yıllarda Sovyet psikiyatrist Andrei Snezhnevsky, Moskova Psikiyatri Enstitüsü’nün başına geçti. Snezhnevsky, şizofreni tanı kriterlerini inanılmaz derecede genişleten yeni bir sınıflandırma sistemi geliştirdi. Şizofreninin üç farklı biçimde ilerlediğini iddia etti: sürekli (continuous), nöbetler halinde (periodic) ve her ikisinin karışımı. Yavaş ilerleyen (sluggish) türünü, "sürekli" ilerleyen ama dışarıdan hiç fark edilmeyen sinsi bir alt tür olarak literatüre soktu. Stalin'in ölümünden sonra (1953 sonrası) SSCB, Gulag toplama kamplarını büyük oranda kapattı. Rejim, muhalifleri toplama kamplarına göndermek yerine "insancıl tedavi" adı altında akıl hastanelerine kapatmanın yollarını aramaya başladı. Snezhnevsky'nin teorisi bu siyasi ihtiyaca tam uyum sağladı. Uygulama üssü olarak Serbsky Enstitüsü kuruldu. Kağıt üzerinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir araştırma merkezi gibi görünse de, perde arkasında doğrudan KGB ve İçişleri Bakanlığı (MVD) tarafından kontrol ediliyordu. Kurban, Serbsky Enstitüsü'ne getirilir ve hücreye kapatılırdı. Dr. Lunts veya Dr. Georgi Morozov başkanlığındaki komisyon, hastayı birkaç dakika "muayene" ederdi. Kurbanın rejim karşıtı fikirleri, "sinsi şizofreninin yarattığı reformizm sanrıları" olarak kayda geçirilirdi. Serbsky'deki komisyon raporu imzaladığı an, kurban bir "sanık" olmaktan çıkar, "hasta" ilan edilirdi. Böylece kişinin mahkemeye çıkma, kendini savunma, avukat tutma ve ailesiyle görüşme hakkı elinden alınmış olurdu.

Raporun en ölümcül kısmı buydu: Normal bir mahkeme mahkuma 3 yıl, 5 yıl gibi belirli bir ceza verirdi. Ancak Serbsky, kişiyi "toplum için tehlikeli ve iyileşene kadar tecrit edilmesi gereken hasta" olarak tanımladığı için, esaretin süresi ucu açık bırakılırdı. Birey, "tıbben iyileştiği" kabul edilene kadar (yani fikirlerinden vazgeçene kadar) ömür boyu hastanede tutulabilirdi.

Psikhushka (Rusça: психушка), Sovyetler Birliği'nde (SSCB) akıl hastaneleri için kullanılan argo bir kelimedir.Klinik bir ihtiyaç olmamasına rağmen, muhaliflere çok yüksek dozlarda psikotrop ilaçlar verilirdi. Bu ilaçlar kalıcı el titremelerine, kas kasılmalarına, sürekli uyku haline, konuşma yetisinin kaybına ve zihinsel uyuşukluğa neden olurdu. Mahkumlar bu durumu "canlı cenaze gibi yaşamak" olarak tanımlamıştı.

Psikhushkalardaki esaretin en korkunç yanı, ucunun açık olmasıydı. Mahkumlar ancak "rejimi eleştirmenin bir akıl hastalığı olduğunu kabul ettiklerinde" serbest bırakılma şansı yakalayabiliyorlardı.

Bu çarkın içinde akıl sağlığını korumak ve hayatta kalmak için Vladimir Bukovsky ve psikiyatrist Semyon Gluzman gizlice bir rehber hazırladı: "Muhalifler İçin Psikiyatri Kılavuzu". Bu yeraltı metninde (Samizdat) muhaliflere şu tavsiyeler veriliyordu:

  • Psikiyatristlerle asla ideolojik, felsefi veya siyasi tartışmalara girmeyin.
  • Size sorulan sorulara olabildiğince basit, sıradan ve apolitik cevaplar verin.
  • Siyasi fikirleriniz sorulduğunda, "Bu konularla artık ilgilenmiyorum, sadece işime/aileme odaklanmak istiyorum" diyerek taktiksel geri adım atın.

Semyon Gluzman, Sovyet cezalandırıcı psikiyatri sistemine içeriden meydan okuyan en cesur tıp insanlarından biridir. Genç bir psikiyatrist olarak rejimin sahte teşhis mekanizmasını bilimsel verilerle çökertmiş, bu başkaldırısı nedeniyle kendi meslektaşları ve KGB tarafından çok ağır şekilde cezalandırılmıştır. 1970'lerin başında Kiev'de genç bir psikiyatrist olan Gluzman, Sovyet rejiminin tıp etiğini nasıl çiğnediğini yakından görüyordu. Dönüm noktası, eski Sovyet generali ve insan hakları savunucusu Pyotr Grigorenko'nun davası oldu. Rejimi eleştiren General Grigorenko, Serbsky Enstitüsü tarafından "Sinsi Şizofreni" teşhisiyle Taşkent'teki bir psikhushkaya kapatılmıştı. Amaç, saygın bir kızıl ordu generalini "deli" ilan ederek itibarını yok etmekti. Gluzman, resmi makamların izni olmadan General Grigorenko'nun tüm tıbbi geçmişini, adli raporlarını, yazdığı makaleleri ve mektupları gizlice inceledi. Gluzman, tamamen Batı tıbbı ve evrensel tanı kriterlerine dayanan bağımsız bir uzman raporu hazırladı. Raporun sonucu netti:

"Serbsky Enstitüsü’nün metodu bilimsel bir paradokstur. Eğer bir hastada hiçbir klinik şizofreni belirtisi yoksa ve siz buna 'sinsi şizofreni' diyorsanız, bu tıbbi bir teşhis değil, tamamen spekülatif bir damgalamadır. Klinik psikiyatri, gözlemlenebilir semptomlara dayanır; iktidara muhalefet etmek bir semptom envanteri olamaz. Psikiyatri tıbbın bir dalıdır, ceza hukukunun veya infaz sisteminin bir aracı değildir."

General, psikhushkada maruz kaldığı süreci ve kapatılma mantığını şu sözlerle özetlemiştir:

"Beni buraya kapattılar çünkü sıradan bir hapishanede benimle baş edemezlerdi. Mahkemede konuşurdum, anayasayı savunurdum. Ama burada bana 'Sen hastasın, söylediklerinin hiçbir hukuki değeri yok' diyorlar. Bir insanın aklından ve iradesinden mahrum bırakılması, fiziksel bir ölümden çok daha korkunçtur. Kapımın önündeki gardiyan bana açıkça söyledi: 'General, senin fikirlerini ilaçla eriteceğiz.'" 

Image

Gluzman'ın bu gizli raporu yazdığı ve sızdırdığı ortaya çıkınca, Sovyet tıp akademisi ve KGB ortak bir intikam süreci başlattı. Gluzman'ın hocaları ve meslektaşları (başta Dr. Snezhnevsky ekolü), tıp etiğini değil rejimin çıkarlarını savundular. Gluzman'ı bilim dışı davranmakla suçladılar, tıbbi unvanlarını ve diplomasını fiilen geçersiz kılarak onu tıp camiasından aforoz ettiler. Gluzman, KGB tarafından tutuklandı. Mahkeme, onu "anti-Sovyet propaganda ve ajitasyon" suçundan 7 yıl ağır çalışma kampı (Gulag) ve ardından 3 yıl sürgün cezasına çarptırdı. Gluzman, Perm-36 adlı en ağır siyasi çalışma kampına gönderildi. Bir doktor olarak kamptaki mahkumların haklarını savundu, açlık grevlerine katıldı ve tıbbi bilgilerini oradaki mahkumları hayatta tutmak için kullandı. İşte bu zorlu kamp yıllarında, kendisi gibi mahkum olan Vladimir Bukovsky ile tanıştı. İkili, kampa gelen yeni muhalifleri korumak amacıyla, hücre şartlarında kağıt sigara paketlerinin arkasına notlar alarak daha önce bahsettiğimiz "Muhalifler İçin Psikiyatri Kılavuzu" metnini gizlice kaleme aldı.

Bir başka örnek daha: Leonid Plyushch. Leonid Plyushch, Sovyet cezalandırıcı psikiyatri sisteminin uyguladığı en ağır kimyasal işkence programlarından birine maruz kalmış bir Ukraynalı matematikçiydi. Ukrayna Bilimler Akademisi Siber-Netik Enstitüsü'nde genç ve parlak bir matematikçi olan Leonid Plyushch, Sovyet rejiminin Ukrayna kültürünü baskı altına almasını ve insan hakları ihlallerini eleştirmeye başladı. SSCB'deki yasadışı insan hakları savunucuları derneğinin kurucu üyelerinden biri oldu. 1972 yılında KGB tarafından tutuklandı. Suçlaması, "anti-Sovyet propaganda ve ajitasyon metinleri yazmak" idi. Rejim, Plyushch'un matematiksel dehasını ve mantıksal argümanlarını mahkemede çürütemeyeceğini bildiği için Serbsky Enstitüsü devreye sokuldu. Dnipropetrovsk Özel Psikiyatri Hastanesi, Sağlık Bakanlığı'nın tıbbi denetiminden tamamen uzaktı. Doğrudan Sovyet İçişleri Bakanlığı'na (MVD) bağlı askeri bir hapishane statüsündeydi. Plyushch buradaki günlük yaşamı ve uğradığı zihinsel yıkımı, sürgünden sonra yazdığı "History's Carnival: A Dissident's Autobiography" (Tarihin Karnavalı: Bir Muhalif’in Otobiyografisi) kitabında doğrudan belgelemiştir.

"İlaçların etkisi altındayken moral ve duygusal bir sağırlık durumuna sürüklendim. Hafızamı tamamen kaybettim, mantıklı düşünemiyordum ve anlaşılmaz bir şekilde kekeliyordum. En büyük korkum, bu kimyasal uyuşukluğun kalıcı olması ve bir daha asla matematiksel bir denklemi çözemeyecek bir zombiye dönüşmekti. Rejim beni fiziksel olarak öldürmüyordu; beni kendi zihnimin içinde infaz ediyordu."

Hastanede Plyushch’a uygulanan temel yöntem, yüksek dozdaki Haloperidol enjeksiyonlarını aniden kesip ardından çok daha yüksek bir dozla (şok tedavisi şeklinde) yeniden başlamaktı. Bu durum beyin kimyasında geçici felçlere, kalıcı titremelere ve ağır motor fonksiyon bozukluklarına (yapay Parkinsonizm) yol açıyordu.

Plyushch, 1974 yılında Vancouver'da düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi'nde dünyaca ünlü Fransız matematikçi Henri Cartan tarafından kamusal bir krize dönüştürüldü. Cartan ve meslektaşları, sıradan bir kınama mektubu yazmanın Sovyet bürokrasisini durdurmayacağını biliyorlardı. Bu yüzden doğrudan Sovyet bilim sisteminin zayıf noktasını hedef aldılar ve Sovyet Bilimler Akademisi’ne çektikleri telgrafta:

"Leonid Plyushch bir akıl hastası değildir; siber-netik alanında uluslararası düzeyde saygın bir meslektaşımızdır. Eğer kendisi üzerindeki zorunlu kimyasal tedavi derhal durdurulmaz ve uluslararası bağımsız bir tıp heyeti tarafından muayene edilmesine izin verilmezse; Fransa Matematik Derneği ve ilişkili tüm Batılı enstitüler, Sovyet Bilimler Akademisi ile yürüttükleri nükleer, siber-netik ve uzay araştırmaları ortak projelerini tek taraflı olarak süresiz askıya alacaktır."

diyerek bir ültimatom kaleme aldılar. Bu ültimatom Kremlin üzerinde şok etkisi yarattı. Soğuk Savaş'ta teknolojik yarışta geri kalmak istemeyen Sovyet lideri Leonid Brejnev, tıp akademisinin itibarını feda etmek zorunda kaldı. Leonid Plyushch, 10 Ocak 1976 sabahı Avusturya’nın Marchegg sınır kasabasındaki bir trenden yarı baygın, dazed (sersemlemiş) bir halde indirildi. Doğrudan Fransa’ya götürüldü ve Paris’te bağımsız tıp otoriteleri tarafından kapsamlı testlere tabi tutuldu. İnceleme raporunun bulgularında ise,

  • “Denekte 'sinsi şizofreni' veya herhangi bir paranoid sanrı hezeyanına dair hiçbir klinik emare yoktur.“
  • “Yüksek doz nöroleptik ilaçların (Haloperidol) kasıtlı ve klinik dışı aşırı kullanımı nedeniyle vücutta titremeler, geçici konuşma bozuklukları (disartri) ve motor kas katılığı saptanmıştır.”
  • "İlaçların vücuttan temizlenmeye başlamasıyla birlikte, deneğin yüksek matematiksel, mantıksal ve rasyonel analiz yeteneğinin tamamen yerinde olduğu, entelektüel hiçbir kaybın yaşanmadığı gözlenmiştir."

bulguları yer aldı ve Plyushch, Fransa'da tamamen sağlığına kavuştu. Ukrayna Helsinki Grubu'nun dış temsilcisi oldu ve 2015 yılındaki ölümüne kadar totaliter rejimlerin tıp bilimini bir baskı aracı olarak kullanmasına karşı dünya çapında konferanslar vermeye devam etti.

Sovyetler kurbanlarına zorla ilaç enjekte ederek (aktif) cezalandırıcı psikiyatriyi uygularken; modern hibrit rejimler, kurbanlarını sosyal güvenlik ağlarından çıkarıp, ilaç ve seyahat haklarını ellerinden alarak (pasif) bir sivil ölüm ve biyolojik imha süreci yürütmektedir.

 

Kaynakça ve Bibliyografya

  • Bloch, Sidney, and Peter Reddaway. Russia’s Political Hospitals: The Abuse of Psychiatry in the Soviet Union. London: Victor Gollancz Ltd, 1977. (Sovyetler Birliği’ndeki cezalandırıcı psikiyatri uygulamasını, Serbsky Enstitüsü’nü ve Andrei Snezhnevsky’nin "yavaş ilerleyen şizofreni" doktrinini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyen temel kaynak.)
  • Bloch, Sidney, and Peter Reddaway. Soviet Psychiatric Abuse: The Shadow Over World Psychiatry. Boulder, CO: Westview Press, 1984. (Psikiyatrinin siyasi amaçlarla istismarının uluslararası psikiyatri topluluğu üzerindeki etkilerini ve tanı kriterlerinin nasıl genişletildiğini inceleyen devam çalışması.)
  • Bukovsky, Vladimir, and Semyon Gluzman. A Manual on Psychiatry for Dissenters. Samizdat (Amnesty International Publications), 1975. (Vladimir Bukovsky ve Semyon Gluzman tarafından Perm-36 çalışma kampında yazılan ve muhaliflerin psikiyatrik sorgulamalara karşı nasıl davranması gerektiğini açıklayan yeraltı yayın Kılavuzu.)
  • Plyushch, Leonid. History’s Carnival: A Dissident’s Autobiography. Edited and translated by Marco Carynnyk. New York: Harcourt Brace Jovanovich, 1979. (Leonid Plyushch’un tutuklanma sürecini, Dnipropetrovsk Özel Psikiyatri Hastanesi’ndeki yüksek doz nöroleptik ilaç tedavisini ve zihinsel direnç mücadelesini aktardığı otobiyografik eseri.)
  • Grigorenko, Pyotr. Memoirs. Translated by Thomas P. Whitney. New York: W. W. Norton & Company, 1982. (General Pyotr Grigorenko’nun muhalefet yıllarını, Serbsky Enstitüsü tarafından "sinsi şizofreni" teşhisi konularak Taşkent’teki psikhushkaya kapatılmasını ve Semyon Gluzman'ın bağımsız adli rapor sürecini içeren anıları.)
  • Gluzman, Semyon. "An In-Absentia Psychiatric Opinion on the Case of Pyotr Grigorenko." A Chronicle of Current Events, No. 24, 1972. (Gluzman’ın 1972’de gizlice hazırladığı ve General Grigorenko’ya koyulan "yavaş ilerleyen şizofreni" teşhisinin tıp etiğine aykırı ve bilim dışı olduğunu kanıtladığı bağımsız uzman raporu.) (https://www.mif-ua.com/archive/issue-13928/article-13953/)
  • Reich, Walter. "The World of Soviet Psychiatry." The New York Times Magazine, January 30, 1983. (Snezhnevsky ekolünün "sluggish schizophrenia" tanı kriterlerinin genişliğini ve bunun rejim muhaliflerini etiketleme mekanizmasını irdeleyen araştırma yazısı.)
  • Savenko, Yuri. "From the History of Soviet Psychiatry: The Serbsky Institute and Political Abuse." Independent Psychiatric Journal, Vol. 1, 2002. (Serbsky Enstitüsü’nün KGB ve MVD (İçişleri Bakanlığı) ile olan doğrudan hiyerarşik bağını ve Dr. Daniil Lunts ile Dr. Georgi Morozov dönemindeki uygulamaları açıklayan makale.)
  • International Association on the Political Use of Psychiatry (IAPUP). Documents on the Forced Treatment and Release of Leonid Plyushch. Geneva/Paris, 1976. (1974 Vancouver Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde Henri Cartan önderliğinde yürütülen uluslararası boykot süreci, Kremlin’e verilen ültimatom ve Plyushch’un Ocak 1976'da Avusturya sınırında teslim edilmesinin ardından Paris’te bağımsız Fransız tıp kurulunca yapılan fiziki ve psikolojik muayene raporu.)

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
KONTROL
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.