Kadir İnanır Öldü Yaşasın Kadirizm

27 Haziran 2026
Image

Kadir İnanır yakışıklı, kadınların yüreğini hoplatan iyi bir oyuncuydu. 70'li 80'li yıllarda yakışıklılığıyla kadınların hayran olduğu erkek, kabadayılığıyla erkeklerin benzemeye çalıştığı oyuncuydu. Yeşilçam kime hangi rolü biçerse o rol oyuncunun üzerinde kalırdı. Kadir İnanır'da Kadirizmle sanat hayatını sürdürüp gitti...

Aslında on küsur çocuk doğuran annesi ona hamile kaldığında doğmaması için birçok yol denemiş, ancak doğmasına engel olamamış. Annesi de kendisi de bunda ilahi bir hikmet görmüş. Böylece Tanrının kendisini oyuncu olarak seçtiğine inanmış.. İnadına dünyaya gelen Kadir İnanır beyazperdede ikonlaşırken böyle bir inancı içten içe büyütmüş olmalı...

Vefatının ardından ağızlarda sakızlaşmış "o ölmedi.", " Hep yaşayacak", "Büyük sanatçıydı" vs.cümlelerin kurulmasına bakmayın, bu dünyadan İskender gibi bir adam geçmiş ve unutulmuştur. Sadece yeri geldiğinde bir iki kıssa veya menkıbeyle anılır o kadar. Bu dünyada insan yalnızca üç kuşak yaşar. Bu da kendisiyle başlar çocuklarıyla devam eder torunuyla son bulur... Kadir İnanır filmleriyle değil, o filmlerinde adaletsizliğe karşı duruşuyla yaşayacaktır. Temsil ettiği adalet anlayışı kuşaklar boyu yaşayacaktır.

Kadir İnanır kendi ikonunu yaratırken gerçekte Türk halkının eksikliğini hissettiği iki büyük sorunu kişiliği ve filmlerinde durmadan işlemiş, umut olmaya çalışmıştır. Birincisi adalet ve hukukun hiç bir zaman tam olarak işlemediği Türkiye'de baba, kabadayı, mafya rolleriyle kendi adalet ve hukuk anlayışını filmlerinde işleyerek halkın gönlünde taht kurmuştur. İkincisi yakışıklılığıyla kadınların yüreğini hoplatan, halk hikâyelerinden çıkıp gelen, beyazperdenin Mecnun ve Kerem'i olmuştur. Daha doğrusu kadınlar izleyicilerin aşk tanrısı, erkek izleyicilerin ise kadınları dölleyen Kazanova'sıdır. Bu bağlanda kadın ve erkeklerin onu en çok sevdikleri filmi Bir Yudum Sevgi'dir. Bu filmiyle cinsel açlık çeken hem kadınların hem erkeklerin derdine çare olmuştur. Ayrıca bu film 1970'li 80'lerin Türkiyesini Frudyen okuma biçimidir. Yılanların Öcü'nde ise köy yerinde çukurları doldurur. Bu rölüyle de haksızlık eden ağadan silah yolu ile değil başka bir yolla intikam alır. Türkiye 2000'li yıllardan sonra cinsellik sorununu çözüp, onu tabu olmaktan çıkardı...

Kadir İnanır öldü ama Kadirizmin temsil ettiği babalık, kabadayılık, mafya olgusu devam ediyor. Hukuk ve adaletin olmadığı toplumlarda Kadirizm her zaman var olacaktır. Kadirizmin temsil ettiği zihniyet, adalet ve hukukun olmadığı yerde "ben varım" diyerek, kabadayılıkla, kanun dışı adalet arayışıdır. Bugün medeni hukukun boşluk bıraktığı yerleri kadirizm hukuku doldurmaktadır. Zira adalet ve hukukun olmadığı yerde halk kendi hukukunu yaratır. Örneğin XXI. yüzyıl Türkiyesinin doğusunda halen medeni hukuktan daha çok yerel hukuk meseleleri çözmektedir. Kan davası ağa veya şeyh aracılığıyla çözülüyor. Borç, tefecilikten çıkan sorunlar ağa veya mafya ile hallediliyor. 80'li yıllarda Türkiye'ye 'babalık' olgusunu getiren İnci Baba, "adaletin olmadığı yerde babalar" vardır diyordu. "Zenginden alıp fakire veriyoruz" diyordu... 80'li 90'lı yıllar Türkiye'nin mafyalaştığı yıllardır. Hatta mafya babalarının farklı kimlikleri temsil ettiği yıllar... Kadirizm işte bu ortamda doğdu. Kadir İnanır'ın yıldızı işte bu ortamda parladı. Bir yanda sosyal adaletin ve hukukun olmadığı Türkiye, diğer yanda cinselliğin tabulaştığı bir toplum...

Adaletsizliği ve hukuksuzluğu 60'lı 70'li yıllarda Yılmaz Güney, Doğu Gerçekliği adı altında çekmiş olduğu filmlerinde eşkıyalık üzerinden anlatıyordu. Aynı yıllarda Yaşar Kemal'in İnce Memed romanı bestsellerdir. Aynı dönemde Kemal Tahir'in Rahmet Yoları Kesti, Kelleci Memed'i yayınlamıştır... 60, 70'lerdeki eşkıyalık, 80, 90'larda mafya babalığına dönüşmüştür. Bugün dahi etkisini sürdürmektedir...

Kadir İnanır'ın Kadirizmi yaratmasında hem kişiliği belirleyici olmuş, hem de zamanın ruhu... Beyazperde fahişeyi oynasa bile her yüzü ve karakteri bize sevdirmiştir. Kara Gözlüm'deki Azize'yi de, Vesikalı Yarim'deki Sabiha'yı da yürekten sevmişiz. Hatta Arzu Okay'ı dahi sevdirmiştir...

Kadir İnanır'a gelince sert erkek imajının arkasında, yakışıklılığın verdiği özgüven ve şımarıklık, özellikle yaratılışından gelen geçimsizlik etkili olmuştur. Arif Keskiner'in sinema hatıralarını okurken özellikle Kadir İnanır ile olan bölümleri dikkatimi çekmişti. Tesadüf ya, bu odaklanmanın akşamı Kadir İnanır'ın vefat haberini duydum. Arif Keskiner hatıralarında, onun zor bir adam olduğunu, bu yüzden zor dost edindiğini ayrıca dostlarından da zor vazgeçtiğini söylüyordu. Ayrıca bir akşam yumruk yumruğa girecek kadar kavgalarının sonunda oturup barıştıklarını anlatıyordu...

Rüyaları süsleyen Yeşilçam'ın en güzel kadınlarının setlerinden ve yataklarından geçtiği bir dönemde, yakışıklılığıyla yürek hoplatan Kadir İnanır'ın kendini beğenmişliğini, şımarıklığını çok görmemek gerekir. Yapımcı ve yönetmenler Kadir ile Türkan Şoray'ı özellikle aynı filmlerde oynatmışlardır. Çünkü bu ikisinin filmlerinin iş yaptığını görünce, devam etmişler, bu ikili üzerinden bir algı yaratmışlardır. Tabii halk da bu ikiliyi birbirine yakıştırmış... (Oysa Cüneyt Arkın'la Torkan Şoray da çok iyi bir ikili değil midir?) Kadir İnanır Yeşilçam'ın en güzel kadını Türkan Şoray ile birçok filmde ikili olmuş, tıpkı halk aşk hikayelerindeki kahramanlar gibi aşkın bir şekilde rollerinin gereğini yapmışlardır.

Kadir İnanır'ın mafya filmlerinde racon kesmesi yahut Al Yazmalım'daki İlyas karakteriyle deli oğlanı oynaması beni etkilememiştir. Zira Al Yazmalım'daki Cemşit, İlyas'tan daha çok sevilmeye layıktır. İlyas karakterindeki şımarıklık gerçek Kadir'dir. Hayatı boyunca evlilikten kaçınıp bekarlığı tercih etmesi dahi İlyas'tan kendisine geçen bir bir duygu olmalıdır. Kadir İnanır'ın yıllarca beyazperdede yarattığı Kadirizmi, Tatar Ramazan gölgede bırakmıştır. Tatar Ramazan onun en iyi filmidir. Olgunluk dönemi başyapıtıdır. Onu büyük sanatçı yapan bence bu filmidir.

Kadir İnanır, Kadirizmi yaratırken siyasi duruşunu gizlememiş, hatta barış sürecinde akil adam olarak "taşın altına elini koyduğunu" söylemiştir. 26 Haziran'da 77 yaşında vefat ettiğinde Yeşilçam'dan bir yaprak daha düşmüştür. Filmleri daha ne kadar seyredilir bilemiyorum ama adalet ve hukukun sorunlu olduğu dönemlerde Kadirizm yaşamaya ve hatırlanmaya devam edecektir. 

 

Rahmetle.

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
KONTROL
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.