TASAVVUF

Bilal Kemikli kullanıcısının resmi
Bilal Kemikli

Pîr-i Türkistan ve Tasavvuf Edebiyatımız

Tasavvuf, bu anlamda irfanımızı besleyen bir sistem… Varlık, bilgi ve ahlak anlayışımızı tezyin eden bir hazine. Bu yüzden, Osmanlı’nın en profan şairi, şiir tarihimizin “yaramaz çocuğu” Nedim bile, “Belî söz bilmezüz ammâ biraz irfânımız vardur” diyor. Benim, “tasavvuf şiiri” tabiri yerine “irfani şiir” demem bu sebeptendir… Evet, tasavvuf bir ilimdir, bir sistemdir; hâl yani tecrübedir… Şiir ilimden, sistemden ve tecrübeden yararlanacak. Ama o şiirin adı, irfan olacak. Halk, irfanı bu kelam ile tanıyıp uygulayacak. İrfan nedir? İrfan, tasavvuf ilminin öğrettiklerini tecrübe etmem… Uygulamam. Hale tebdil etmem.

Bilal Kemikli kullanıcısının resmi
Bilal Kemikli

Pervânenin Peşinde: Hamza Bali'ye Selam

Pervane olmak

Tasavvuf edebiyatının sembollerinden birisi pervane (kelebek) dir. İslam edebiyatlarının ortak metinlerinden olan şem u pervane (Mum ve kelebek) hikâyesini bilenler hemen hatırlayacaktır; pervane, tıpkı bülbül gibi, aşığı temsil eder. Sadece bülbülü mü? Hayır, Mecnûn ve Ferhat gibi âşıkları da hatırlatır. Fakat pervanenin bunlardan bir farkı vardır; sevgilisinin (mum) uğruna hayatını feda eder. Hani diyor ya bir âşık:

Aşkın pazarında canlar satılır