Borges'in Yoğurt Olayı


Borges'in peynir sevdiği bilinir ama yoğurt sever miydi orası meçhul. Şu peynir meselesini Miroslav'a sormuş doğrulatmıştım. Maxim Restoran'daki şef garsonu hayal kırıklığına uğratan o ünlü servis hikayesini bir daha dinlemiştim. Hikaye şu: Bir gün, hikayelerinin tutkunu olan aristokrat bir aileden gelme zengin mi zengin bir bankacı büyük ustayı buraya yemeğe götürür. Şef garson hatırlı müşteri bulanların şevkiyle zengin menöyü sunar. Borges, tereyağlı pirinç pilavı, yanında da peynir ister. Sadece bu kadar.  Bankacı hayranın şaşkınlığı, şef garsonun hayal kırıklığı bir yana bir Borges klasiği daha doğrulanmış oluyor. Son eşi Maria Kodama'nın, onun ölümünden sonra,  verdiği kimi röportajlarda bu "cılız" menö öylece belirtilir.

Miroslav'a gelince; bu konuda yetkin kişidir. 'Borges ve gastronomi', aslında kısır bir konudur bu, başlığının cazibesine kapılan -Arjantinli ve ülke dışından- gazeteciler onunla görüşmüşlerdir. Miroslav Scheuba Rosales 1950 yılında Çek bir baba ile Şilili anneden dünyaya gelmiştir. Bugün Arjantin'de tanınmış bir aşçı ve şairdir. "Az Aşçı Çok Şair" (şiir kitaplarından biri: Menos Cocinero mas poeta) dediğine bakılmasın New York'un ünlü restoranlarında da çalışmış başarılı bir aşçıdır.

Son beş altı yıl itibariyle Buenos Aires'e olan iki ziyaretimde de bu uzun boylu güleç yüzlü aşçı-şairle karşılaştım. Uluslararası Buenos Aires Şiir Festivali'nin baş elemanlarından biri olduğundan bu doğal. Aşçı kıyafetiyle gerçekleştirdiği "Şiir ve Mutfak" etkinliği görülesidir. İspanya şiir çevrelerinden ortak arkadaşlarımız çıktığından ara ara sohbetlerimiz de var. Maxim Restoran anektodunu aktarmaktan bezmiş olduğunu hissettiğimden peynir üstüne bir de yoğurt meselesi ortaya atmak istemedim... Ama bir yoğurt olayı var; damak tadı meselesi olarak değil de yazınsal bir oyun olarak. Tam Borgeslik! Uzman aktarımlara yakınlaşıp söylemek istersek, "Biorgeslik"... Uzatmadan, nedir bu yoğurt olayı, "Biorgeslik" nereden çıkıyor, onu anlatayım.  

Borges'in kendisinden 14 yaş küçük olan yazar Bioy  Casares ile 1930'lu yılların ortalarından sonra yakın arkadaş olduğu bilinir. İlk romanını henüz 17 yaşındayken yayınlamış varlıklı aristokrat bir ailenin çocuğu olan Bioy Casares zaman zaman Borges'e yazarlığıyla ilgili takılmaktadır, daha çok da roman konusunda. Bioy, uzun uzadıya bir şeyler yazamayışı (belki de yazmaması -Borges'in babasının başarısız  bir romancı olması hususunu da düşünelim) ile ilgili olarak Borges'e ne kadar takılırsa takılsın onun bu tutumunu değiştiremedi. Bunun karşısında Bioy, arkadaşının gün geçtikçe sıradışı bir öykü yazarına dönüştüğünü görüyordu. Birlikte oturdukları akşam yemeklerinden sonra bıkmaz usanmaz bir şekilde yaptıkları kısa ve çarpıcı olay örgüleri kurgulama/uydurma çalışmalarının bunda büyük bir yararı olsa gerektir. Hülasa, iki arkadaş birlikte, modern anlatının dönüştüğü bir dönemde, bunun da bilincinde olarak, müthiş bir edebiyat atölyesi oluşturmuşlardı. Özellikle H. G. Wells, Stevenson ve Kipling okumalarından beslenen bir atölye. Uruguaylı eleştirmen Emir Rodriguez Monegal da onlara "Biorges" lakabını takar. İkili bu şekilde dedektif öykücülüğünde fantastik verimlere de ulaştılar -birlikte bu türde eserler verdiler. Birlikte çeviriler de yaptılar, zira öykü antolojileri hazırlama işine de merak salmışlardı. Bu uğraşlarında da edebi oyunbazlıktan vazgeçmediler; seçtikleri eserlerin çoğunu özgün metne sadık kalmadan çeviriyorlardı. Dostoyevski'nin Balzac'ın romanını çevirmesi gibi; 'böyle yazılmalıydı' dercesine. Borges zaten bu tür edebi oyunlara meyyaldi ama Bioy'la birlikte daha bir yaratıcı olmuştu, hatta daha bir eğlenceli. Birlikte anlatının sınırlarını zorlarlarken, türler arasında sınır ihlalleri de yaptılar. İşte "yoğurt olayı" o esnada vuku bulmuştur.

Tanışmalarından dört ya da en çok beş yıl sonrası bir kış günü, Bioy'un amcalarından birinin konağında şömine başında oturmuş sohbet ediyorlar. Bir ara Bioy'un gözü hemen yanındaki sehpada duran bir broşüre takılır. La Mortana adlı bir yoğurt markasını tanıtan bir broşürdür bu. Ve eğlence başlar: Yeni bir metin yazacaklardır, La Mortana yoğurtları öyle tanıtılmaz böyle tanıtılır kabilinden Sözüm ona Arjantin'e yerleşmeyi seçmiş Rus bilge yemek yazarı Elias Metchnikof'un 17 sayfadan oluşan, yemek tarifi yazınından edebi anlatıya geçişler yapan -bu da sözüm ona Rus yemek yazarının tekniğiymiş- bir broşür, bir kitapçık böylece ortaya çıkar. Metchnikof (Biorges), bu eserinde adı geçen marka yoğurtun faydalarını anlatmakta ve ondan yapılacak yemeklerin tariflerini vermektedir. Daha da tuhafı bu broşür yayınlanıp şehirde geniş bir çevreye dağıtılır ve La Mortana aranılan bir marka olur. Meraklılar -yoğurt ya da Borges- bu kitapçığı "La leche cuajada de la Mortana" adıyla arayabilirler.