Kosova-Sırbistan Anlaşması Gerçekte Kimlerin İşine Yarıyor

18 Eylül 2020

 

           Geçtiğimiz 4 Eylül tarihinde Beyaz Saray’da bir tarafta Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, ortada ABD Başkanı Donald Trump ve diğer tarafta da Kosova başbakanı Abdullah Hoti anlaşma imzaladılar. Aslında bu anlaşmanın Haziran ayında yapılması planlanıyordu ancak Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi’nin Washington’a giderken Özel Mahkeme tarafından iddianamesinin açıklanması, yapılan tüm hazırlıkları ve planları iptal ettirdi. Bunun üzerine yeni bir denemeyle anlaşma Eylül ayına ertelendi ve en sonunda anlaşma imzalandı. Ancak yapılan anlaşma gerçekten bazı kesimler tarafından abartıldığı kadar tarihi miydi yoksa Trump’ın seçimlerden önce kendisi için gereken bazı dış politika başarıları için kullanılmış bir gösteri miydi? Kosova – Sırbistan görüşmeleri çıkmaza girdikten sonra ABD Kosova Sırbistan görüşmeleri özel temsilcisi Richard Grenell’in girişimleriyle Kosova’da hükümet düşürüldü, hükümet kurduruldu vs. Yapılan yorumlarda bu anlaşmanın Trump’ın seçimleri için önemi anlatılırken aslında bu anlaşmanın ABD seçimleri için neden önemli olduğu konusu mantıklı bir şekilde anlaşılmıyordu. Ta ki anlaşma yapılana ve İsrail faktörü ortaya çıkana kadar. Anlaşma maddelerinin hemen hemen tümü asıl maddeyi örtmek için hazırlanmış gibiydi. Bunu daha iyi anlamak için anlaşma maddelerine bir göz atmak lazım.


·        

Her iki taraf 14 Şubat 2020 tarihinde ABD özel temsilcisi Richard Grenell’in öncülüğünde Berlin’de imzalanan Belgrad/ Priştine otobanı ve demiryolu inşaasını uygulayacak. Dahası bu demiryollarının Adriyatik/Arnavutluk’a çıkması için fizibilite çalışmalarına katılacak. Bu madde Sırbistan’ın Adriyatik’e çıkış kapısı olacak.

Kurti hükümetinde dış işleri bakanı olan Blerim Reka bir konuşmasında “Sırbistan’ın Adriyatik’e çıkması için bir koridor açmalıyız” ifadesinden sonra neredeyse vatan haini ilan edilmiş ancak Washington anlaşmasında Kosova hükümeti tam olarak bunu imzalamıştır.


·        

Her iki taraf Ekim 2019’da Sırbistan, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya’nın insiyatifiyle kurulan ‘‘Mini Schengen’’ bölgesine katılacak.

Kosova buna serbest mal dolaşımının en fazla Sırbistan’a yarayacağı ve bu şekilde Sırbistan’ın bölgeyi domine edeceği endişesinden dolayı kesinlikle karşı çıkmış ve Arnavutluk’un bu insiyatifin bir parçası olmasını da öfkeyle karşılamıştır. Kosova bu girişimi ‘‘Yeni Yugoslavya’’ olarak tanımlamış, bölgede en büyük ve en fazla üretim yapan ülkenin Sırbistan olması hasebiyle serbest mal dolaşımında hiç bir ülkenin Sırbistan’la yarışamayacağı gerçeğinden hareketle buna karşı çıkmıştır. Sırp Bakan Curiç ise Kosova’nın Mini Schengen bölgesinde olmasının kendilerini mutlu ettiğini ifade etmiştir. Her ne kadar Mini Schengen Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Arnavutluk insiyatifiyle kurulmuş olsa da bu proje ABD’nin Balkan politikasının bir uzantısıdır. Karadağ’da yapılan seçimler sonucu Cukanoviç’in gitmesi  bu projeye karşı olan tutumunda yatmaktadır. Karadağ, projeye önce katılmamış daha sonra ise bir toplantıya katılmış ancak rezervi olduğunu belirtmiştir.


·        

Her iki tarafta diploma ve sertifikaları tanıyacak.

Sırbistan’da yaşayan Arnavutlar’ın çoğu üniversite eğitimlerini Kosova’da almakta ancak aldıkları diploma ve sertifikaları Sırbistan’da kullanamamaktadırlar. Bu madde daha önce Kosova ile Sırbistan arasında Brüksel’de imzalanmış ancak diplomalarda ‘Kosova Cumhuriyeti’ ibaresi geçtiği için Sırbistan bunun Kosova’yı tanımak anlamına geldiğini ifade ederek -anlaşmayı imzalamasına rağmen-  gereğini uygulamamıştır. Aynı şekilde Washington’da imzaladığı anlaşmanın bu maddesini ne kadar uygulayacağı da muamma!!!


·        

Her iki taraf ABD Enerji departmanı ve diğer ilgili departmanlarla Uyman Gölü’nün su ve enerjide ortak kullanımı için yapılacak fizibilite çalışmasına katılacak.

Uyman Gölü’nün anlaşma maddesi olarak anlaşmaya eklenmesinin nedeni gölün jeostratejik önemidir. Uyman gölü 1979 – 1984 yılları arasında dönemin Yugoslavya hükümeti tarafından büyük bir maaliyetle inşaa edilmiştir. Gölün %70’i Kosova’da  %30’u Sırbistan’dadır. 11.9 km kare büyüklüğüyle Kosova’nın en büyük yapay gölüdür. 370 milyon küp su barındırmaktadır. Kosova Enerji Şirketi’nin enerji üreten tribünleri buradan soğutulmaktadır. Soğutma olmaması halinde elektrik enerjisi de olmayacaktır. Feronikel maden işletmesi Uyman Gölü’nün suyu olmadan çalışamaz. 6 Belediyenin ve başkent Priştine’nin içme suyunun % 35’i buradan sağlanmaktadır. Aynı şekilde 12 bin hektar toprak buradan sulanmaktadır. Aslında anlaşma maddesine eklenmesinin en önemli nedenlerinden biri de ABD şirketi Contour Global tarafından yeni yapılacak olan ‘‘Kosova e Re’’ termosantralinin Uyman Gölü’nün suyu olmadan yapılamayacağı gerçeğidir.


·        

Her iki tarafında 5G kullanımını ve bunlarla ilgili olan her türlü araç gereç yasaklanacak.

Bu anlaşma maddesi Kosova’dan çok Sırbistan’ı ilgilendirmektedir. Sırbistan’da Çin yatırımlarının artması ABD’yi kızdırmaktadır. Ancak Sırbistan her ne kadar bu anlaşmayı imzalamış olsa da, anlaşmadan bir hafta sonra Sırbistan Başbakanı Ana Brnabiç, Çin’in Sırbistan büyükelçisi Çen Bo ile birlikte Belgrad’ta Huawei’nin İnovasyon merkezini açtı. Brnabiç Sırbistan’ın dijitalleşmesi için Çin’le daha sıkı çalışacaklarını da söylemekten imtina etmedi.

 


·        

Kayıp kişilerin bulunması ve ülkede bulunan mültecilerin yerlerine dönmesi için çalışmalar hızlandırılacak ve bakanlıklar içerisinde irtibat ofisleri kurulacak.

1999’ki Kosova savaşından sonra halen binlerce kayıp Kosovalı bulunmaktadır. Bunların nerede olduklarına dair herhangi bir bilgi veya veri bulunmamaktadır. Aynı şekilde 1999’da Sırp Birliklerinin çekilmesiyle birlikte Sırp sivillerde Kosova’dan Sırbistan’a kaçmış ve orada mülteci olmuşlardır. Ancak bu insanların mülkleri Kosova’da halen mevcuttur. Bunun için Kosova ‘‘Geri Dönüş’’ Bakanlığı da kurmuştur. Bu bakanlığın başında her zaman Sırp bakan bulunmuştur ancak Sırpların geri döndüğü pek olmamıştır.

Ortodoks Kilisesiyle alakalı olan mahkeme kararlarının uygulanması ve Holokost döneminden kalmış sahipsiz Yahudi mülklerinin iade edilmesi de anlaşma maddelerine eklendi.


·        

Hizbullah, terör listesine eklenecek.

Sırbistan ile Kosova müzakerelerinde bu tür bir maddenin olması Kosova ve Sırbistan kamuoyunda pek anlaşılamadı. Ancak Kosova zaten bir buçuk yıl önce Hizbullah’ı terör listesine eklemişti. Bu maddenin olması bile anlaşmanın Balkanlardan çok Ortadoğuyla dahası İsrail’le alakalı olduğunu göstermektedir.


·        

Kosova bir yıl boyunca diğer ülkeler tarafından tanınma talep etmeyecek. Aynı şekilde Sırbistan da Kosova’yı tanıyan ülkelere gidip Kosova aleyhine çalışmayacak.

Bu, Kosova için anlamsız olan ve aslında Kosova’nın geri adım atması olarak ta nitelendirilen bir maddedir. Her ne kadar böyle bir madde olsa da Sırbistan hükümeti Washington’dan döndükten hemen sonra Cumhurbaşkanı Vuçiç İsrail’e çağrı yaparak Kosova’yı tanıma kararını gözden geçirmesini talep etti. Bu tür bir çağrı, anlaşmayı çiğnemek anlamına gelmektedir. Ancak Sırbistan’ın bu anlaşma maddelerini çok kaale aldığı da gözükmüyor. Bir yıllık süre, nihai anlaşmanın bir yıl içerisinde olması düşünülerek konmuştur. Ancak bu konjöktürde bir yıl içerisinde böyle bir anlaşmanın yapılması çok zor gözükmektedir.


·        

Kosova ile İsrail’in birbirlerini tanıyacak ve diplomatik ilişki kuracak.

Bu aslında anlaşmanın en önemli maddesidir. Kosova bunu çok olumlu karşılamış ve Kudüs’te Büyükelçiliğini açmak için hemen çalışmalara başladığını belirtmiştir. Sırbistan içinse Trump, büyükelçiliğini Temmuz ayına kadar Kudüs’e taşıyacağını ilan etmiştir. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç’in meşhur videosunda gözüktüğü şaşkınlık tam da bunun için. Trump’ın süre belirtmesi Vuçiç’i şaşkına çevirmiş ve bunun için anlaşmaya tekrar bakmıştır. Kosova’nın gözü kapalı şekilde büyükelçiliğini Kudüs’te açması hemen hemen her yerden tepki toplamıştır. Başta Türkiye olmak üzere AB ve Arap ülkeleri bu kararı kınamışlardır. Bu olaylara yakın olan gazeteci Baton Haxhiu aslında bu maddenin bir buçuk yıl önce ciddi ciddi tartışıldığını ancak Kosova’nın İnterpol’e üyelik başvurusu ve Türkiye’nin burada oynadığı rolün bu maddeyi o dönemde ertelettiğini belirtmektedir. Kosova’nın bu kararına Türkiye tepki gösterdi. Ancak Kosova’da başta Cumhurbaşkanı Thaçi olmak üzere diğer tüm siyasiler Türkiye’nin bu konuda Kosova’yı anlayışla karşılayacağını, çünkü Kosova’nın ABD çizgisinden çıkamayacağının bilindiğini ifade ederek yumuşak mesajlar verdiler.  Sırbistan da büyükelçiliğini Kudüs’e kolay kolay taşıyamayacaktır. Çünkü bu karar Sırp ortodoks kilisesinde de ciddi rahatsızlık yarattı. Vuçiç’in bunu yapması için ciddi bir kamuoyu desteğine ihtiyacı olacaktır. Sırp devletinin de buna çok istekli olduğu söylenemez.

Genel itibariyle anlaşmanın zamanlamasına, anlaşma maddelerine ve anlaşmadan sonraki yorumlara baktığımızda anlaşmanın Balkanlardan çok Ortadoğu ve ABD seçimleriyle alakalı olduğu anlaşılacaktır. Anlaşmadan hemen sonra Trump attığı tweetlerde ‘Ortadoğu için güzel bir gün. Halkının çoğu Müslüman olan Kosova ile İsrail diplomatik ilişki kurdu. Yakında daha fazla İslam ve Arap dünyası bunu takip edecektir’’ diyerek Balkanlara değil Ortadoğu ve İsrail’e vurgu yapmaktadır. Tabii Trump’ın Kosova için kullandığı çoğunluğu Müslüman olan ülke Kosova ifadesi Kosovalı siyasilerin ve bazı entellektüellerin hoşuna gitmedi. Trump hükümeti ABD’de çoğunluğu Müslüman olan ülke Kudüs’te büyükelçilik açıyor diye lanse etti. Aynı şekilde özel temsilci Grenell de anlaşmadan sonra yazdığı makalede ABD basınını bu anlaşmaya yeterince yer vermemekle suçluyor. Anlaşmanın BAE ile İsrail anlaşmasından sonra gelmesini Trump’ın diplomatik başarısı olarak yorumluyor.

Dolayısıyla her ne kadar bu bir anlaşma olarak lanse edilse de anlaşmadan çok bir mutabakat metni olarak değerlendirilebilir. Çünkü anlaşmalar parlamentolar tarafından onaylanmayacak. Aynı şekilde her ne kadar Kosova ile Sırbistan arasında bir anlaşma olarak ifade edilse de gerçekte anlaşma ABD’nin Kosova ve Sırbistan’la yaptığı bir anlaşmadır.

ABD’den hemen sonra taraflar görüşmelere Brüksel’de devam etmektedir. Daha önce çok tartışılan toprak alış verişi konusunun tamamen kapandığı söylenebilir. Ancak yeni Bosna modeli Kosova’nın devletleşmesi için çok daha tehlikeli bir model. Anlaşmanın her hali Kosova için iki tarafı keskin bir bıçak gibi!!!

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.
2 + 4 =
Bu basit matematik problemini çözün ve sonucu girin. Örn. 1+3 için cevabı 4 olarak girin.