Thüringen krizinden Almanya’nın Alması Gereken Dersler ve AB’ye Muhtemel Yansımaları

09 Şubat 2020

 

Almanya’nın Thüringen Eyaletinde 2019 Eylül ayında gerçekleşen seçimlerin akabinde hala Eyalet Hükümeti kurulamadı ve Başbakanlık krizi sürmeye devam ediyor.

Son olarak CDU ve AFD desteği ile Başbakanlığa seçilen FDP’ li Kemmerich yoğun kamuoyu baskısı ile bir gün sonra istifa etmek zorunda kaldı.

Thüringen Eyaletinde % 5 lik barajı kıl payı aşarak meclise girmeyi başaran Libarel Parti FDP adayını Başbakanlığa seçenler şüphesiz seçmen iradesi ve demokrasi kurallarına uyarak bir tercihte bulunmamışlardı.

Hatta FDP’nin Hür Demokrat Parti açılımı ile de Başbakanlık seçimi hiç bağdaşmıyordu.

Zira % 5 lik bir Başbakan hangi hür iradesi ile hareket edebilecek idi ?

Ancak bu antidemokratik tercihin de ötesinde asıl sorun aşırı sağ parti AFD’nin desteği

ile oluşan tercihin kamuoyu tarafından kabul edilmemesi olmuştur.

Demokrasilerde % 5 lik desteği dahi kıl payı alabilen birinin kitle partilerinin beceriksizliği ve acizliğinden kaynaklanan sebeplerle Başbakanlığa seçilmesi hiç şüphesiz büyük bir demokrasi ayıbıdır.

Aynı ayıbı Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tezgahlayanlara Thüringen seçimleri ibret olmalıdır.

Nitekim darbe dönemlerinde dayatılan isimlere de millet onay vermemiştir.

Kendi içinden aday çıkaramayan partiler zaten kitle partisi olma özelliklerini de kaybetmiş sayılırlar.

Entrikalarla ve Ali Cengiz oyunları ile yapılan seçimler en nihayetinde Thüringen’de olduğu gibi vahim krizle sonuçlanır.

Tekrar Almanya seçimlerine dönecek olursak Thüringen seçimlerinde yaşanan kriz bir dahaki Federal Parlamento seçimleri için de bir uyarı niteliğindedir.

Nitekim yapılan son ankette aşırı sağ parti AFD’nin tuzağına düşen CDU ve FDP Thüringen’de büyük oy kayıplarına uğrayacağı görülüyor.Hatta FDP’nin barajı aşamayacağı sonuçları çıkıyor.

Aşırı sağ parti AFD’nin ırkçı söylemlerine karşı şimdiye kadar pasif kalan CDU ve SPD parti yönetimleri gereken tavrı Thüringen Başbakanlık seçiminin akabinde göstermişlerdir.

Artık istikbalde çok partili koalisyonlar dönemi Almanya için kaçınılmaz görünüyor.

Parlamenter Sistemden Başkanlık Sistemine geçmekle alakalı tartışmalar ise özellikle Thüringen seçimlerinden sonra Almanya gündemini meşgul edebilir.

Lider sıkıntısı yaşayan Almanya’nın Merkel’den sonra mevcut sistemle devam etmesinin çok zor olduğunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.

Böyle bir durumda AB’nin akibeti de kuşkusuz çok olumsuz etkilenir.

Irkçı ve popülist partilerin yükselişini Almanya önleyemezse Avrupa Birliği’nin devam etmesi çok zorlaşır.

Takriben 6 aydır bitmeyen Thüringen krizinden hangi dersler alınacak bekleyip göreceğiz.

 

 

 

 

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.