Ortadoğu’da Türkmen Olmak


Türkmen Kelimesi...

Her ne kadar İngiliz mandası altında olan Irak Krallığı döneminde Türkmenler, kendilerini Türk kabul etseler de 1958 Cumhuriyetin ilanı ve 1959 Kerkük Katliamından sonra Bağdat yönetimleri onları (Türkiye’deki Türklerden ayrı göstermek için) Türkmen diye adlandırmışlardır. Aynı akıbeti Suriyeli Türkmenler de yaşamışlardır. Bugün artık hem kendileri hem de Türkiyeli aydınlar onları Türkmen kabul etmektedir. Bu propaganda 20. Asır boyunca o kadar kesif bir şekilde yapıldı ki bugün Irak’ta ve Suriye’de bazı Türkmenlere ¨sen de Türkiye’dekiler gibi bir Türk’sün¨ deseler ¨hayır ben Türkmen’im¨ diyeceklerdir. O artık Türkmen olmanın bir kader olduğuna inanmıştır. Bereket Türkiye’de bir çok tarihi kaynak Türkmenlerin de kökenlerinin Türk olduğunu yazmaktadır. Yoksa Türkiye’de de aynı kanaat zamanla hâsıl olacaktı...

 

Araplaştırılan Türkmenler

İster Irak’ta ister Suriye’de ırkçı Baas Partisi Türkmenleri Araplaştırmaya adeta yemin etmişti. O kadar ki Irak’ta Saddam önceleri kendini Arap yazdıranlara bir ayrıcalık tanırken, sonraları kendini Arap yazdırmayanları cezalandırmaya başladı. Böyle bir akıl dışı uygulama istenilen sonucu vermese de kendini Arap yazdıranların çocukları Araplaştı. Zaten Türkçeyi unutan herkes milliyet şuurunu hatta milliyetini de kaybetmeye mahkûmdur.

Suriye’de de durum bundan farklı olmadı. Hafız Esed, Türkmenleri Baas Partisine zorla yazdırdı. Türkçe hiç bir yayına izin vermedi. Resmi dairelerde Türkçe konuşmayı bile yasaklamıştı. Nitekim Suriye’de haklarında Arapça dahi hiç bir eser ya da yayın yoktur. Suriye’de müreffeh yaşamanın en kısa yolu Araplaşmak idi.

Hem Irak’ta hem Suriye’de kendi bölgelerinde baskı altında yaşamaktansa büyük şehirlere göçmeyi tercih eden çok sayıda Türkmen olmuştur. Bu da doğal olarak çocuklarının Araplaşmasına sebep olmuştur. İşin en esef verici tarafı bu asil topluluğun ne bir türküsü ne de bir şehir mimarileri bulunmaktadır.

Filistin ve Lübnan’da da Türkler var. Onların Araplaşmaları belki planlı olmamıştır. Ama Türkiye’den uzaklıkları ve Türkiye’nin dış politikasının soydaşlık esasına dayalı olmadığı için onlar daha doğal ve kolay Araplaşmışlardır. Bu konuda Arapça kaleme alınmış tek kitap Filistinli mücadeleci (bayan) yazar Alya El-Hatib’e ait olup, adı ¨Arabul Turkman¨’dır. Yani Arapların Türkmenleri! Arapların Türkmenleri olamayacağına göre, Arap dünyasında yaşayan Türkmenler kastediliyor. Kitapta Türk dilinin kaybolduğunu, Filistin ve Lübnan Türkmenlerinin dillerinde tek-tük Türkçe kelimler kaldığını göreceksiniz. Ama birçok Türk geleneğini ya da Türkçe yemek adlarını bulmak mümkündür.  

 

21. Asrın Yeni Aktörleri: Şoven Kürtler ve IŞİD

2003 yılında Saddam yönetimden uzaklaştırılırken, Irak Türkmenleri çok ümitlenmişti. Esed’in tahtı sarsılmaya başlayınca Suriye Türkmenleri de bu hayale kapılmışlardı. Bölgede, doğrusu, Türkmenler kadar Kürtler de mazlum olmuşlardır. Ama ABD ve diğer devletlerden aldıkları destek neticesinde kısa sürede bölgenin yıldızı olmayı başardılar. Bu sefer bir taraftan Irak’ta Kerkük, Altunköprü, Erbil vs, Suriye’de de Carabuls, Tel Abyad vs gibi şehirler Kürtleştirilmeye maruz kalırken, Irak’ta Telafer ve Suriye’de Çobanbey gibi yerleşim yerleri IŞİD tarafından işgal edilmiş ve hem Araplaştırılma devam etmiş hem de selefileştirme baş göstermiştir. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak işte buna denir.  

Kerkük’ün 80 KM güneyinde bulunan Türkmen Tuzhurmatı’nın kaderi, talihsizliğe tipik bir örnektir. Burada yaşayan Türkmenler Şii oldukları için Saddam’dan çektikleri kadar çektiler. IŞİD belası ortaya çıktıktan sonra bu şirin ilçenin merkezi ve beldeleri Şii ağırlıklı Halk Ordusu ile KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin kurucusu Talabani’dir) Peşmergelerinin çatışma alanı haline geldi. Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Parti’nin hâkimiyetinde olan Erbil, Duhok ve Musul civarında barınamayan PKK, bu bölgeye sızmaya başladı ve Türkiye karşıtı olan KYB ile Halk Ordusu arasında çıkan çatışmada birçok Tuzhurmatılı Türkmen şehit düşmüştür. İnsanın aklında geçmez mi PKK’nın Tuzhurmatı’da ne işi var?

 

Kültürel Miras Tek Başına Bir İşe Yaramıyor!

Ata Terzibaşı tarafından dört ciltlik Kerkük Şairleri Antolojisi ve Erbil Şairleri isimli kitabı, Suphi Saatçi’nin Kerkük Evleri, Mahir Nakip’in Kerkük Türk Halk Müziği çalışmaları ne Kerkük’ü kurtarıyor, ne TRT kanallarına sık sık dinlediğimiz Kerkük türküleri bir şeyi değiştirebiliyor. Ne Halep Türkmenlerinin Çobanbey’inde ve Başköy’de IŞİD’a karşı direnişi onları kurtardı, ne de Kızıl ve Türkmen Dağlarında Bayırbuçak Türkmenlerinin Rusya’ya karşı mücadelesi bir netice verecektir. Diğer taraftan ne Necef’e sığınan Telaferli Türkmen tekrar Telafer’e dönebilecektir, ne de Kerkük ve Tuzhurmatı Türkmenleri Peşmergelerin elinden kurtulabilecektir. Yani tablo bu kadar karadır. Keşke yanlıbilsem...

İşte Ortadoğu’da Türkmen olmak budur.