Referandumdan Beteri Var


Neler Oluyor?

Referandum tarihine ramak kala, sinsi oyunlar oynanıyor. Birleşmiş Milletler’in Irak Temsilcisi Jan Kubis referandumun ertelenmesi karşılığında bir teklif hazırlamıştır. Bu teklif Irak Cumhurbaşkanı (Kürt) Fuad Masum kanalı ile Barzani’ye iletilmiştir. Teklife göre Birleşmiş Milletlerin (yani beş büyüklerin, daha doğrusu ABD ve batının) gözetiminde iki taraftan birer yetkili heyet oluşturulacak ve askıda olan bütün sorunlar en geç üç yıl içerisinde tek tek çözüme kavuşacaktır. Kavuşturulamadığı takdirde referanduma gidilecektir. Bu sorunların başında,

  • Kerkük ve diğer ihtilaflı bölgelerin akıbeti
  • Petrol gelirlerinin dağıtımı
  • Peşmerge güçlerinin aylıkları

bulunmaktadır.

Bu görüşmeler tabi ki Kürt ve Bağdat yönetimi arasında olacak ve Türkmenler dışlanacaktır. Türkiye de  uzak tutulacak çünkü ABD ve İngiltere gibi ülkeler devrede olacaktır. Bu arada kuşkusuz ki Kürt yönetimi aptal değildir. Bütün dünya referanduma hayır derken, sonucu kimse tarafından kabul edilmezken, hele hele Türkiye gibi güçlü bir devletin parlamentosu askeri müdahale tezkeresini meclisinden geçirmeye çalışırken referanduma gitmek akıllı işi değil. Zaten bölgeden gelen haberlere göre referandum için şu ana kadar doğru-dürüst bir hazırlık görülmemiştir. Özellikle ihtilaflı bölgelerde hemen hemen hiç bir teknik ve idari hazırlık yoktur. Demek ki asıl amaç bütün dünyanın ilgisini çekmek, arkasından Irak Hükümeti ile masaya otururken daha güçlü olmaktır. Yoksa Irak’ın birçok siyasi partisi görüşmelerin kayıtsız ve şartsız olmasında ısrarcı görünüyor. Irak Hükümetinin tavrının henüz net olmaması, onların da baskı altında olduklarını göstermektedir.

Acil Tedbirler Neler Olmalı?

TBMM’nin 22 Eylül Milli Güvenlik Kurulu’ndan bir gün sonra olağanüstü toplanması ve gündemde tezkerenin konu edilmesi fevkalade önemli ve doğrudur. Milli Güvenlik Kurulu’ndan, TBMM’nden çıkacak kararlar elbette caydırıcı olacaktır ama neleri kapsayacağı çok önemlidir. Ayrıca Türkiye, İran ve Irak Dışişleri Bakanlarının ABD’de bir araya gelmesi büyük bir avantaj ve eylem birliğini sağlamıştır. MGK ve TBMM çıkacak karar ve tedbirler kuşkusuz doğru olacaktır. Ama mutlaka aşağıdaki konuları da kapsamalıdır:

  1. Referandumun yapılıp yapılmaması yana dursun; referandumun ertelenmesi de değil, iptal edilmesi vurgulanmalıdır. Bu konuda en önemli dayanak Irak Anayasası’nın birinci maddesidir.
  2. Kerkük, kırmızı çizgi olmalı ve asla referandumdan vazgeçmenin bir bedeli olmamalıdır. Kerkük sorununun çözümünde şehri oluşturan Türkmen, Arap ve Kürt halkının birlikte rolü olmalıdır. Çözümde kimse dışlanmamalıdır.
  3. Irak’ta referandum veya ne zaman bölünme söz konusu edilse Türkiye’nin 1926 anlaşmasının 5. maddesi gözden geçirileceği dile getirilmelidir. Yani Irak’ın toprak birliği Türkiye’nin de olmazsa olmazı olmalıdır.

Oyunun içinde oyun olma ihtimali büyüktür. Önemli olan Türkiye’nin daha tedbirli olması ve Türkmenleri sahipsiz bırakmamalıdır. Ortada olan gerçek şudur ki bölgede oynanan oyun Türkmenlerin boyunu ve hacmini aşmaktadır. Olayların Türkiye’nin boyunu aşmasına izin verilmemelidir.