ORTADOĞU NOTLARI

Irak’ta Yeni Siyasi Denklem ve Kerkük

Bugün Irak Parlamentosunda Türkmen kimliğini önde tutan sekiz Türkmen milletvekili var.  Gün geçmiyor ki bir basın toplantısı yaparak veya bir Arap televizyon kanalına çıkarak uğradıkları haksızlığı dile getirmesinler. En son 1 Temmuz 2019 tarihinde yaptıkları basın toplantısında Şii lider Ali Sistani’ye hitaben Türkmenlerin uğradıkları haksızlığa eğilmelerini talep ettiler. Aslında bu çok önemli ve etkili bir yöntemdir. Eğer Ali Sistani gerçekten bu konuya eğilip bir fetva veya açıklama yaparsa dengeleri değişebilir.

Libya Bugüne Nasıl Geldi?

İspanya’nın güneyinde kurulup ve günümüzde izlerine Fas ve Tunus’ta rastladığımız muhteşem Endülüs medeniyetinden Libya hiç nasibini almamıştır dense mübalağa olmaz. Libya’da aslında büyük sahrada yaşayan birkaç Arap kabilesinden başka bir unsur yok. Osmanlılar zamanında Trablusgarp’ın Haçlı seferlerine karşı Müslümanlığını Turgut Reis korumuştur. Bugün hâlâ ayakta duran Kale’nin içinde Turgut Reis’in camisi ve hamamı hizmet vermektedir. Libya coğrafyasında Araplardan veya daha eski medeniyetlerden kalan çok az izler vardır. Küçük bile olsa akarsuları olmayan ve sürekli çölleşme sorunu ile boğuşan bir ülkedir Libya.

Referandumdan Beteri Var

Bu görüşmeler tabi ki Kürt ve Bağdat yönetimi arasında olacak ve Türkmenler dışlanacaktır. Türkiye de  uzak tutulacak çünkü ABD ve İngiltere gibi ülkeler devrede olacaktır. Bu arada kuşkusuz ki Kürt yönetimi aptal değildir. Bütün dünya referanduma hayır derken, sonucu kimse tarafından kabul edilmezken, hele hele Türkiye gibi güçlü bir devletin parlamentosu askeri müdahale tezkeresini meclisinden geçirmeye çalışırken referanduma gitmek akıllı işi değil. Zaten bölgeden gelen haberlere göre referandum için şu ana kadar doğru-dürüst bir hazırlık görülmemiştir. Özellikle ihtilaflı bölgelerde hemen hemen hiç bir teknik ve idari hazırlık yoktur. Demek ki asıl amaç bütün dünyanın ilgisini çekmek, arkasından Irak Hükümeti ile masaya otururken daha güçlü olmaktır. Yoksa Irak’ın birçok siyasi partisi görüşmelerin kayıtsız ve şartsız olmasında ısrarcı görünüyor. Irak Hükümetinin tavrının henüz net olmaması, onların da baskı altında olduklarını göstermektedir.

Sakın Aldanmayın: Esas Hedef Kerkük’tür

Irak’ta bütün kesimler nefeslerini tutup 22 Eylül’de Milli Güvenlik Kurulu’muzun ne alacağı karara kilitlenmişlerdir. 22 Eylül’de sadece Habur sınır kapısını kapatma ve/veya Türk hava sahanlığını Kürt uçaklarına yasaklamak gibi müeyyideler çok caydırıcı olmayacağı gibi, Kerkük’te referandumun yapılmasını da engellemez. Önemli olan ya tamamen referandumdan vazgeçirmek veya (ehveni şer olarak) Erbil, Süleymaniye ve Duhok illeri haricinde hiç bir yerde referandumun yapılmamasını sağlamaktır. Yani Kerkük, Türkiye için kırmızı çizgi olmalıdır. Hiç bir şekilde pazarlık konusu yapılmamalıdır. Aksi takdirde Türkiye’nin Irak’la imzaladığı 1926 anlaşmasını yeniden gözden geçireceği dünya kamu oyuna bildirilmelidir.