KERKÜK NOTLARI

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

İlhami Işık’ın ¨Türkmenler¨i ve Beyhude Gayretler

Star Gazetesi’nin köşe yazarlarından İlhami IŞIK, 2 Ekim 2017 tarihinde ¨Türkmenler¨ başlığı altında bir yazı yazdı. Doğrusu yazının ne amaçla yazıldığı pek anlaşılmıyor. Yani tezi ya da amacı belirsiz görünüyor ve ciddi hatalar ve yanlış bilgiler içermekte. Buna rağmen yazı çok ilginç ve ilgisiz bir soru ile bitiyor: ¨Bu tabloya göre Kürdistan bölgesel yönetiminde bir Türkmen sorunu var mı?¨ Önce cevabı verelim, sonra da yazıyı irdeleyelim

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Referandumdan Konfederasyona

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve Bağdat’ın karşı çıkmalarına rağmen referandumun gerçekleşmesi bu kesimin tuhafına gidiyor. Üstelik referandumun yapılış biçimi bile gülünç olduğu halde. Tabiri caiz ise kendileri çalıp kendileri oynadı. Daha ileri gidenler de oldu. Mesela Irak, İran ve Türkiye’de bazı merciler ABD ve Fransa gibi bazı ülkelerin gizliden destek verdikleri bile söylüyor. Biz bu tehlikeyi aslında farklı da olsa referandumdan önce bile sezmiş ve yazmıştık. 11 Eylül’de bu sütunda ¨Sakın Aldanmayın Esas Hedef Kerkük’tür¨, ve 22 Eylülde de ( yani referandumdan 3 gün önce) ¨Referandumdan Beteri Var¨ yazılarımızla tehlikenin bazı boyutlarına temas etmiş, oyun içinde oyun olduğunu söylemiştik. Şimdi tablo daha da netleşiyor.   

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Referandum Niçin Ve Nasıl Önlenmeli?

Kuzey Irak Kürt Yönetiminin 25 Eylül’de yapmayı düşündüğü referandum basite alınacak bir olay değil. İsrail ve Hollanda hariç, ilgili ülkelerin hepsi referanduma karşı olduğu halde sürecin devam etmesi kuşku uyandırıcıdır. ABD’nin sadece referandum tarihini uygun görmemesi belki de bir blöftür. Yani geri sayım başlarken bir-iki hafta içerisinde sürpriz kararlarla karşı karşıya kalabiliriz.

Mahir Nakip kullanıcısının resmi
Mahir Nakip

Telafer Konusunda Sayın Cumhurbaşkanımıza Açık mektup

Bildiğiniz üzere Musul’un batısından başlayıp, Telafer’den geçerek Sincar’a kadar uzanan hat üzerinde DAEŞ istilasından önce 400 binden fazla Türkmen yaşamakta idi. Bugün bu sayı 20-30 bin civarında olup geri kalanı Irak’ın ve Türkiye’nin çeşitli illerine dağılmış durumdadır. Irak’ın en büyük ilçesi olan ve neredeyse tamamının Türkmen olduğu Telafer’den hiç söz edilmemesi manidardır. Demek ki bu şehir ve halkı konusunda gizli bir plan var ya da kasıtlı bir ihmal söz konusudur. Sizin bu kritik dönemde Telafer’in geleceğini birkaç defa dile getirmeniz, Türkmenleri ümitlendirmiş ve sahipsiz olmadıkları ortaya çıkmıştır. Ancak sizin dışınızda kimsenin 400 bin insanın ve Telafer’in kaderine dair bir şey söylememesi şu iki kuşkuyu uyandırmaktadır.