Sanat ve Estetiğimizde Kuramsal Kopukluk


 

Türkler, uzun tarihleri boyunca güzel sanat dallarında, İslam’ın medeniyet anlayışından tüten çok sayıda sanat eseri ortaya koymakla beraber, işin düşünce, nazariye/kuram kısmını ihmal etmişlerdir. Daha doğrusu eğitim tarihimizin medrese döneminde bu ihtiyacı, Arapça yazılmış belâgat ve bediiyat kitaplarıyla kısmen karşılamışlardır. Medresede öğretim dilinin Arapça olması ve belâgat ilminin tedvin edilmesinin temelinde Kur’an-ı Kerim ve hadislerin doğru anlaşılmasına yardımcı olarak görülmesi, bu durumun on dokuzuncu yüzyıla kadar devam etmesini mümkün kılmıştır. Bu yüzyılda Batı medeniyetiyle münasebetlerimizin artması, başta askerlik olmak üzere birçok alanda Türkçe yüksek öğretim veren kurumlarının açılması, Türkçe belâgat ve bediiyat kitaplarının yazılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyacı karşılamak maksadıyla on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türkçe belâgat ve bediiyat kitapları yazılmaya başlanmıştır.

Önceki yazılarımızın birinde künyelerini verdiğimiz bu Osmanlıca sanat ve edebiyat nazariyesi kitapları, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar devam etmiştir. Bu kitaplar, kendi sanat eserlerimizden kalkarak bir belâgat, bir sanat ve bediiyat/estetik kuramı oluşturmaya çalışırken, zamanın akışına uygun olarak Batı edebiyatının bu alandaki birikiminden de yararlanmaya başlamışlardır. Kanaatimize göre doğru olan yol da budur. Ancak 1930’ların başlarında Darülfünun ortadan kaldırılıp yerine kurulan üniversitedeki akademik kadro, yeni kurulan Cumhuriyetimizin sanat anlayışını dizayn ederken/tasarlarken, bu birikimi ihmal etmiştir. Bu durumu örnekleme yöntemiyle açıklamak istiyorum.     

İsmail Tunalı’nın “Cumhuriyet’in 50. Yılında Estetik” adlı araştırmasına göre Cumhuriyet döneminde günümüz alfabesiyle basılmış ilk estetik kitabı, Cemil Sena (Ongun) (1894 – 1981)’un Estetik  adlı eseridir*. 1931 yılında basılan bu kitabın Birinci Kısmı “Güzele Dair” ( s. 9 – 82), İkinci kısmı “Güzel Fikrinin Tekâmülü” ( s. 83 – 104 ) başlığını taşır. Yazar bu iki kısmı da bir takım alt başlıklara ayırarak bir estetik değer olan “güzel”i anlatır. Söyleyeceklerimizi somutlaştırmak ve daha açık duruma getirmek için her iki kısımda kullandığı alt başlıkları şöyle gösterebiliriz:

Cem il Sena, kitabının Birinci Kısım’ında A) Güzel ve letafet, B) Ulvi ve güzel, C) Hoş ve güzel, D) Güzel ve mükemmel, E) Güzel ve müfit, F) Güzel ve hayır, G) Güzel ve hakikat, İ) Güzel ve ahenk, J) Güzel ve cuşiş, K) Güzel ve haz, L) Diğer teessürler, M) Temaşa kıymetleri, N) Güzel ve aşk, O) Güzel ve lüks, P) Güzel ve zevk alt başlıklarını kullanarak “güzel”i anlatmaya çalışmıştır.

İkinci Kısım’da da Güzel fikrinin tekâmülü, Kant ve güzellik, Kant’ın muakkıplarında güzel başlıklarını kullanarak “güzel”i anlatmaya devam etmiştir.

Cemil Sena, bir estetik değer olan “güzel”i bu kadar ayrıntılı bir şekilde anlatırken sadece Batılı düşünür ve sanatçıların eserlerine başvurmuş, onlara göndermelerde bulunmuş, onlardan alıntılar yapmış ve bütün bunları dipnotlarında göstermiştir. Söyleyeceklerimizi somutlaştırmak amacıyla yazarın “güzel”e dair dipnotlarında kullandığı Batılı kaynaklarını/atıflarını şöyle sıralayabiliriz:

1)Margueri, L’Oeuvre d’art et L’ Evolution 1899, s. 13**

2)Alain, Systemes des beaux – arts, 1926, s. 17.

3)P. Souriau, la beauté rationalle 1904, s. 22.

4)Guyeau, l’art au point de vue sociologique – probleme de l’eshetique contemporain, s. 26.

5)H. Pierrenne, Essai le beau 1924, s. 28.

6)CH. Lalo, L’art et la Moral 1922, s. 28.

7)Lalo, Introduction a l’ Esthetique 1919.

8)Grent Allen, Lévolution esthetique chz l’homme 1880, s. 35.

9)Revue philosophque, Jen. 1901, Dece. 1902, s. 36.

10)Lalo, Esthetique 1925, s. 36.

11)H. Delacroix, Psychologie de l’art 1927, s.38.

12)A. Seal, L’origine et la destine l’art, s. 38.

13)H. Tain, Philosophie de l’art, v: 2, s. 38.

14)Lalo et Anne Marie, Fallite de la beaute 1923, s.39.

15)Lalo, La beaute et l’instincte sexuel 1922, 39.

16)M. Muller, Nouvelles études de mythologie 1898, s. 43.

17)Ch. Walston, Harmonimse et l’évolution consciente, s. 44.

18)J. Paliard, Intuition et reflection 1925, s.49.

19)Ch. Lalo, Les sentimants esthetiques, s. 53.

20)B. Crose, Esthetique 1904, s. 54.

21)Baldvin, Theorie géonetique de la realite 1918, s. 59.

22)Guyau, Les Problemes de l’esthetique contempoim, s. 60.

23)M. de Wulf, L’oevre d’art et la beaute 1920, s. 61.

24)Hissiyat Ruhiyatı, M Şekip, Ribot’dan tercüme 1927, s. 63.

25)A. Gallet, Oeuvre de Platon 1946, s. 64.

26)Lalo, La beauté et l’instincte sexuel 1922, s. 70.

27)G.Richard, La famme dans l’histoire 1909, s. 70.

28)C. Bougle, Leçons de sociologie sur l’evolution des valeurs 1922, s. 70.

29)L. Bruhl, L’ Amre primitive 1926, 71.

30)G. Belot, Etudes de morale positive 1908, s. 73.

31)Bourdrillard, Histoir de luxe, s. 74.

32)Lalo, L’art et la vie social 1924, s. 75.

33)Max Nordau, Degeneressence, v. 2, s. 75.

34)Boukhurs, L a maniére de bein enser dans les ovurages d’esprit, s. 77.

35)La bruyére, Les Caracteres 1688, s. 78.

36)Voltaire, Essai sur le gout 1766, s. 78.

37)Crousaz, Traité des beaux, Amsterdam 1728, s. 78.

38)Montesquie, Essai sur le gout dans les choses de la nature et de l’art, s.78.

39)Groce, Breviaire d’esthetique, s. 79.

40)I. Segond, L’imagination 1922, s. 80.

41)J. M. Guyau, L’art au Point de vue sociologique, 1924, s. 81.

42)Ciaccio, Le vrai interieur, s. 82.

 

İkinci Kısım

 

43)Chart Leveque, La sciyence du beau, s. 83.

44)Léon, Dialogues d’amour 1535, s. 88.

45)Crousaz, Traité du beau 1715, s. 89.

46)André, Essai sur le beau 1810, s. 59.

47)R. Menges, songe sur la beauté, s. 89.

48)A. Foullé, Histoire de la Philosophie 1925, s. 84.

49)Hegel, Esthetique ve Hoeffdigin’in Histoire dela philosophie moderne nam eserleri.

50)Th. Vischer, Esthetique Conscience du beau V. 4, s. 96.

51)C. Rosenkranz,Esthetique du laide 1853, s. 97.

52)Th. Jouffory, Cours d’esthetique 1842, s. 97.

53)V. Gioberty, Essai, sur l’idylle 1855, s. 98.

54)Philostrate, Vie d’Appolonnius de Tyane, s. 99.

55)Çiçeron, Discours pour Archias, s. 100.

56)Lotze, Histoire de lésthetique Allemage 1868, s. 101.

57)Ch. Levéque, La science du beau 1861, s. 101.

58)Voltaire, Dictionnere philosophique, s. 102.

59)A. Fouille, La moral, l’art et la religion d’aprés Guyeau 1924, s. 104.

 

Bir estetik değer olan “güzel”i bu kadar değişik açılardan anlatmış olmasına rağmen, kullandığı kuramsal kaynakların tamamı, az yukarıda görüldüğü gibi, Batılı düşünür, sanatçı ve felsefecilere aittir. Kaynakları arasında hiçbir Türk İslam düşünür, sanatçı, felsefecisinin adı ve eseri yoktur! Bu tutum, ilk bakışta Cemil Sena Ongun’un kendi kişisel tercihi olarak görülebilir. Öyle de olsa bunu Türk düşünce, sanat ve edebiyat tarihinin özellikle Millî edebiyat döneminde Genç Kalemler dergisiyle başlayan kendi sanat eserlerimize dayalı bir bediiyat/estetik kuramı oluşturma yolundaki çizginin bir kırılması ve bu yolda ortaya konulmaya başlanan çalışmalarda bir kopukluğun meydana gelmesi olarak görüyorum. Bu tutum,  bir estetik değer olan “güzel”in ne olduğuna dair Türk İslam düşünce, sanat ve edebiyat tarihinde hiçbir görüş ve düşüncenin sanki bulunmadığı gibi bir izlenim doğurmaktadır. 

Estetik, sanat olayını ilgilendiren dört unsuru kapsamakla beraber, Cumhuriyet dönemi boyunca ülkemizdeki üniversitelerin daha çok felsefe ve filoloji bölümlerinin eğitim programlarında yer almıştır. Edebiyat, daha sonra fen-edebiyat fakülteleri ile diğer yüksek öğretim programlarında hep ihmal edilmiştir. Bu uygulamanın doğal bir sonucu olsa gerek bugün ülkemizde estetiğe ilişkin akademik yayınlarda hep Cemil Sena Ongun’un açtığı yoldan gidilerek eski Yunan düşünür, sanatçı ve felsefecilerden başlanıp yüzyıllar boyunca Batı’da eser vermiş şahsiyetlerin düşünceleri araştırılır, incelenir ve onlara dayalı estetik kuramları oluşturulur. Bu tutum, çok partili zamanları da kapsayarak günümüze kadar getirilir. Bu sebeple Cemil Sena Ongun, tutumunda yalnız değildir.  Suut Kemal Yetkin, Burhan Toprak, Berna Moran, İsmail Tunalı, Bozkurt Güvenç ve Afşar Timuçin’in estetiğe dair kitaplarında da eski çağların felsefecisi Eflâtun’dan modern çağların Marksist düşünürü György Lukac’a kadar Batı’nın belli başlı bütün sanatçı, düşünür ve felsefecilerin estetik kuramları incelenir, tartışılır ve ayrıntılarıyla tanıtılır!...Bunların arasında önceki bir yazımızda künyelerini verdiğimiz xıx.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadarki sürede  ortaya konulmuş  edebiyat nazariyesi/kuramı kitaplarımız olmadığı gibi, hiçbir Türk Müslüman sanatçı, düşünür, felsefecisinin adı ve eseri  yoktur!... Daha da düşündürücü olanı, Divan, Tanzimat, Servet-i Fünun, Millî edebiyat, hatta Cumhuriyet dönemi edebiyatımıza ve diğer güzel sanat dallarımıza ait eserlerimizin, kökleri kendimizinkinden çok farklı bir kültür ve medeniyetin estetik ve sanat kuramlarının ölçütlerine göre değerlendirilmeleri ve yargılanmalarıdır!.. Bu tutumun, sanat, edebiyat ve kültürümüzün devamlılığını gösteren çizgide bir kırılma, hatta bir kopma olduğunu yinelemeliyim.

Bu coğrafyanın çocukları, gelecekte bir gün kendilerini dünyaya, köklerinden beslenen sanat, edebiyat ve estetik açıdan tanıtmak istediklerinde yukarıda gösterdiğim hazineye döneceklerdir, dönmelidirler…. Ancak o zaman gerçek kimliğimizle ortaya çıkabiliriz….

 

 

 

 

 


*  Cemil Sena, Estetik, Kanaat Kütüphanesi, İstanbul 1931, 304 s.

** Buradaki sayfa numarası, bu dipnotun Cemil Sena Ongun’un kitabında bulunduğu sayfayı gösterir.