EDEBİYAT

Bilal Kemikli kullanıcısının resmi
Bilal Kemikli

Gün Bugünkü Gündür Saat Bu Saat

Ölüm gerçektir, dünya hayatı geçicidir; fakat bütün bunlara rağmen, dünyanın keşfedilmeye değer nice güzellikleri vardır. Ama çoğunlukla insan bu güzelliklerin de tıpkı dünya hayatı gibi geçici olduğunu unutup, ölüm gerçeğinden uzaklaşabiliyor. Diğer bir ifadeyle bu güzellikler, dünya hayatının geçiciliğini unutturuyor. Bu durumda kimi şairler, bilhassa geçici güzellikten kalıcı, değişmeyen ve bozulmayan gerçek güzelliğe yönelebilmiş şairler, adeta bir uyarıcı gibi gür ve kararlı sedayla haykırmış ve ölüm gerçeğinden uzaklaşan muhataplarını uyandırmışlardır. Böylesi bir misyonu ifa eden şairlerden birisi Ruhsâtî’dir.  

Alaattin Diker kullanıcısının resmi
Alaattin Diker

Tanpınar'ın izinde Paris

Tanpınar’ın ilk romanı olan Mahur Beste aslında Huzur’un alt yapısını oluşturur. Huzur da Aydaki Kadın’ın temelidir. Bu üç roman arasında mutlak bir ilişki bulunmaktadır. Birbirini bütünleyen ve de geliştiren bir doğrusallık. “Uyandım. Uyanıyorum. Zihnin oyunu bitti. Şimdi kendi kapımdayım. Biraz sonra içeriye, oradan dünyaya gireceğim” cümleleri ile başlayan son romanı bireye geri dönen Tanpınar'ı ele verecek nitelik taşır. Bu romanda yine Paris arz-ı endam eder. Suat, Paris’te resim üzerine eğitim görmüş ve yenilikçi bir ressamı 'dillendirir'. Leylâ’nın daveti tam da güneşin batmasına yakın saatlerde başlar. Güneş perde perde inerken de çevrede yarattığı ışık renk oyunlarına devam eder. Kısaca; Tanpınar'ın hiçbir romanında tesadüf yoktur. 

Bilal Kemikli kullanıcısının resmi
Bilal Kemikli

Âlem İçinde Âlemiz

Sefil Selîmî, bir şiirinde “otuz altı yıldır okudum yazdım ama yazdığımdan ibret alan oldu mu?” diye sorsa da onun “söyledikleriyle çok kapılar açan, çok bohçalar çözen” bilge bir şair olduğu ehlinin malumudur. Âşıklık, bu bilgelikte saklıdır. Peki, nasıl erilir bu bilgeliğe? Bu soruyu da kendisi cevaplıyor: “Yanlışı tenkit et, doğruyu ara!” Yanlışı tenkit etmek, yanlışı doğrudan ayıracak bir bilgiye, bir duyuşa ve bir erişe sahip olmakla mümkün olur. Bu da ancak, bir ömür doğruyu aramakla olacaktır.

Bilal Kemikli kullanıcısının resmi
Bilal Kemikli

Buluşma Noktası

Daha evvel farklı veçheleriyle İstanbul duraklarımdan söz etmiştim… Bir “taşralı” yahut divan şairinin ifadesiyle “kenar” yazarı olarak aynama yansıyan İstanbul siluetini tasvir etmiştim. O tasvirlerde Cağaloğlu’ndaki sığınağım Kitabevi’ne de atıfta bulunmuş, bir şekilde şehir-kitap ve çay üçgenini tamamlamaya gayret etmiştim. İlgilisi, o değinmeleri, Şehir Hayat ve Derviş’ten, İnsan Deniz ve Hayat’tan okumuş olmalıdır. Fakat şimdi başka bir veçhesiyle İstanbul fotoğrafı gönül aynamda yansımaya başladı; o yansımayı tespit sadedinde bir iki hususa işaret edeceğim.