SÖYLEŞİ

Halim Demiryürek: İktidarlar insanlarını “gözetlemek” yerine “gözetmeyi” tercih etmeli

Halim Demiryürek’in Osmanlı Hapishaneleri (1913-1914) isimli kitabı Babıali Kültür Yayıncılıktan çıktı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Demiryürek ile kitabından hareketle hapishaneleri, zindanı, mahbesi, makteli, işkencehaneyi ve katilhaneyi konuştuk. Demiryürek’in genel olarak “hapishane” kavramına bakışını ve Osmanlı’nın son dönemindeki hapishanelere ve mahkûmlara ilişkin görüşlerini bu söyleşide yoğunlaşmış olarak bulacaksınız.

Erol Sayan: Bir müziği besteci ileri götürür.

​Derin bilgisiyle mûsıkîmizin el değmemiş alanlarına getirdiği çalışmalar ile zekasını deha noktasında göstermiş olan Erol Sayan, tanbur enstrümanına olan hakimiyetiyle de otoritelerin haklı ilgisini görmüştür. Tanbura olan ilgisini sapını kesip denemeler yapacak kadar ileri götüren Sayan, bestecilik için operatörlük tanımını kullanıyor. İcracıların dışarıdan baktığını söyleyen Sayan; “Besteci, keser, açar, bakar. Onun için bestecinin nazariyat yazması lazım. İcracının değil. Bir müziği besteci ileri götürür. Dolayısıyla bestecinin çok bilgili, deneyimli ve yetenekli olması gerekir” diyor. 156’sı TRT repertuarında olmak üzere, değişik form ve makamlarda 300’ün üzerinde eserin sahibi olan, müziğimizin yaşayan efsanelerinden Erol Sayan ile sizler için sohbet ettik.

Yılmaz Daşçıoğlu: Öznenin kendisini idraki, kendisini nesnede seyretmesidir

Yılmaz Daşçıoğlu ile “Dalgalı Suda Gölge ve Sûret : 19. Yüzyıl Türk Edebiyatında Bireyin Oluşumu Üzerine”  kitabından hareketle edebiyat tarihindeki önemli değişimlerin felsefi ve sosyolojik arkaplanını konuştuk. Daşçıoğlu’nun, Rönesansla başlayan insan, zaman ve mekan algısındaki  değişimlerle modernizmin sanata yansıması; sanatta duygunun ve aşkın olanın geri çekilmesiyle neleri kaybettiğimiz; yeni birey algısının romandaki rolü gibi konulardaki görüşlerini bu kısa söyleşide yoğunlaşmış olarak bulacaksınız.

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.