KÜLTÜR-SANAT

Başak Burcu Tekin kullanıcısının resmi
Başak Burcu Tekin

Selçuklu Sanatı ve Sentez Arayışı

Selçuklunun kervansaray, cami, hamam, medrese ve türbe şeklinde sıralanan bunca yapıyı yapanlar olmadığı şeklinde söylemi doğru kabul etmek mümkün değildir.   Elbette farklı kültürlerden sanatçıların istihdamı söz konusu olmuştur. Ancak doğru bir akıl yürütme, tüm bu yapıları yaptırmanın bile   medeniyet  algısı olmadan mümkün olamayacağı sonucuna ulaştıracaktır.  Çalışan mimarların, sanatçıların ya da ustaların etnik kimlikleri bugün bizler için değerli olabilir. Selçuklu gibi gerçek medeniyetler için önemli olan  etnik köken sorgulaması değil  yapılan işin niteliğini sorgulamak olmalıdır.  Tıpkı Selçuklular gibi özgüveni yüksek medeniyetler, etkileşime açık  tavırları ile kendi kültür ve inanç merkezinde senteze ulaşarak eşsiz konuma gelmişlerdir.

Mustafa Everdi kullanıcısının resmi
Mustafa Everdi

Ercan Kesal’in Peri Gazozu Sessizlik Kulesi’nin Sesi mi?

Nuri Bilge Ceylan filmleri Anadolu insanını aşağılamaktan, hor gören bir bakışla yaklaşmaktan hiçbir zaman anlamaya fırsat bulamaz. Filmlerinde resmigeçit yapan insanlara, karakterlere sevimlilikten vazgeçtik, bu kadar da olmaz diyecek kadar pespaye bulursunuz. Sanki Anadolu’da incelik, irfan, hikmet bulunmaz, sosyal ilişkilere yansımaz ve halkın sahih/iyi bir yanı yok. Ezikliğini telafi eden çıkarcı bir yalakalıktan başka.

Recep Duymaz kullanıcısının resmi
Recep Duymaz

Estetiğe Yaklaşımımızdaki Kuramsal Kopukluk - I

Batı’da felsefe düşüncesinin eski Yunan’da başladığına dair yaygın bir kanaat vardır. Sokrat (M.Ö. 469 - 399), Eflâtun (M.Ö. 427 – 347) ve Aristo (M.Ö. 384 – 322) ile başlayan bu düşünce, pek çok bilgin, düşünür ve edebiyatçının yüzyıllarca süren katkılarıyla zenginleşerek devam etmiş ve on sekizinci yüzyıla kadar gelmiştir. Felsefe, bu uzun ömrü boyunca insan beyninin birçok çalışma alanını kendi bünyesinde bulundurmuştur. Tarih, edebiyat ve estetik bunların arasında akla ilk gelenlerdir.

Muhsin Mete kullanıcısının resmi
Muhsin Mete

Şiir Şöleni Bağlamında Devam Ederek Değişme

Türkiye Yazarlar Birliği'nin kuruluş tarihi olan 1978 yılından bugüne kültürel varlığımızı güçlendiren,faaliyetlerinden biri de iki yılda bir gerçekleştirilen Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni. Türkçe’nin ‘ses bayrağını dalgalandırma’yı amaçlayan şölenlerin ilki 1992 yılında Bursa ve Konya’da gerçekleştirildi.Daha sonraki yıllarda Almatı, Aşkabat, Girne, Strazburg, Akmescid, Üsküp, Bakü, Prizren ve Bişkek’te Türkçe bayrağı altında toplanıldı. Sonuncusu ve de on birincisi 01-04 Ekim 2015 tarihlerinde Tataristan’ın başkenti Kazan’da hayat buldu. Böylelikle insanlık tarihi kadar eski şiirin saltanatına, bine yakın yerli ve yabancı şairin katılımıyla, yirmi üç yıllık bir halka daha eklenmiş oldu