SİYASET

Kaz Dağları İçin Referandum Yapılsın

Kaz Dağlarında ya da Kirazlı Tepe’de tam olarak ne yapılmaktadır? Kimler tarafından yapılmaktadır, yerli ve yabancı ortakları kimlerdir? Bu ortaklıkta ki hisse ve dağılım miktarı nedir? Net olarak devletimizin yüzdesi yani kamu yararı nedir? Ne kadar bir alanı kaplamaktadır? Ne kadar sürecektir? Ne kadar ağaç kesilecektir? Sonuçta ne olacaktır?

Yetinmek ile Görünmek Arasındaki Akrep Çukuru

Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri 23 Haziran 2019 tarihinde yapıldı. 31 Mart seçimlerine kıyasla beklenmedik bir farkla, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu seçimi kazandı. Uzun yıllardan beri iktidar halesinden uzak kalmış siyasi çevreler açısından bu sonuç çok büyük bir zaferdi. “Zafer değil” lafı sadece ‘laf-ü güzaf’. Yani, bizler zafer diyelim diye gösterilmiş bir tevazu.

Seçmenlerin Seçimi

Televizyon konuşmaları ile seçmen tercihleri arasında oldukça narin bir ilinti var: Bu ilintinin adı mantıksal tutarsızlık. Şunu demek istiyoruz: Televizyon programlarında analitik ve mantıksal olarak tutarlı bir fikri bütünlük dile getirmek mümkün değildir. Dolayısıyla fikir özgürlüğü kapsamına girmesi mümkün enformasyon yayınlayan bir aygıt değildir televizyon. İzahı çok basit: Diyelim ki, kendi içinde mantıksal tutarlılığı ve bütünlüğü olan bir fikir dile getiriyorsunuz. Bir öncülümüz var, “insanlar ölür”. Bu öncülden çıkarımda bulunarak, “Sokrat insandır” kanıtını ileri sürüyorsunuz. Artık bu öncül ile kanıtı ileri sürüldükten sonra, her kim olursa olsun ve her nerede olunursa olunsun sonuç asla değişmeyecektir: “Sokrat da ölür”.

Kürt Sorununun Tarihsel Seyri Ve Arkaplanı (II)

Beğensek de beğenmesek de gerçek şu ki, asimilasyon politikaları ve algısı Kürt sorununun en önemli sebebini oluşturuyor. Devleti her türlü asimilasyon politikası ve unsurlarından arındırmadıkça sorunun çözülmüş olduğu varsayılamaz. Dahası bunun bile yeterli olup olmayacağı kuşkulu. Türklerle Kürtleri gerçek anlamda tek millet haline getirecek bir ontolojik bütünleşmeyi sağlamaya ihtiyaç var. Dinin bu açıdan önemli bir avantaj olduğu doğruysa da yeterli olmadığı kabul edilmeli. Bölgesel şartları dikkate aldığımızda bu topraklarda tek millet olmanın daha özel, daha kompleks mecburiyetleri olmalı. O da kısacası büyük millet ve güçlü devlet olmaktır diyebiliriz.