DÜŞÜNCE

Zanlar, Emeller, İdeolojiler ve İslam

26 Kasım 2015

Uçsuz bucaksız bir okyanus düşünün. Ortasında su üstüne kalmak için çabalayan kalabalık bir insan topluluğu... Ve ne tarafa, hangi vasıtayla gideceğini tayin etmeye çalışan kalabalıkları davet eden, insanlara -sanki kendileri bilirmiş gibi- "doğru yolu" göstermeye çalışan, bunun için onları hararetle gemilerine davet eden gemi kaptanları... Bu kaptanlardan kimisi çok akıllı. Kurtuluş rotasını aklî delillerle, rüzgârların istikametiyle, akıntıların sıcaklıklarıyla, yıldızların pozisyonuyla mânâlandırıyor. Gemisinin birinci kalite malzemesinden, suya dayanıklı boyasından bahsediyor. Kimisi çok cerbezeli. İnsanların hislerine hitap ediyor. Doğru rotanın yüreğine dolan mistik bir ilhamla kendisine bildirildiğini iddia ediyor. Dinleyenleri öylesine tesir altındalar ki rotayı falan umursamıyor, önderlerinin gemisine atlayıp o hangi istikameti gösterse o tarafa doğru deli gibi kürek çekmeye hazırlanıyorlar.

Seçimin Asıl Kaybedeni Araştırma Şirketleri-2

23 Kasım 2015

Seçim anketleri niçin yapılır?

Siyasi olsun olmasın tüm kampanyalar hedef kitleyi, belirli bir amaç doğrultusunda yönlendirmek için düzenlenir.  Seçim kampanyaları da, seçmeni etkilemek ve seçmenin oyunu kazanmak için yapılır. Bu yüzden seçim döneminde kullanılan tüm araçların manipülatif işlevinin olması gayet doğaldır.  

Seçim kampanyasında kullanılan araçlardan biri olarak seçim anketleri, birbirini tamamlayan iki amaçla yapılır. Birinci amaç , mevcut  zaman dilimi itibari ile, seçmen tercihlerini ve eğilimlerini  en az hata payı ile tespit etmektir.  İkinci amaç ise, elde edilen sağlam nicel verilerin ışığında seçmen kitlesini etkilemek ve yönlendirmek yani manipüle etmektir.  Sağlam veriler ise,  ancak güvenilir bir araştırma ile sağlanır. 

Anadolu Rönesansı

23 Kasım 2015

İnsanlık tarihinin bizden önceki on binli yıllarına ait henüz çok şey bilmediğimiz için, o dönemler hakkında çok fazla yorum yapamıyoruz. Ama elimizdeki bilgiler ışığında en azından milattan sonraki tarihi farklı dönemlere ayırabilir, o dönemleri anlamamızı kolaylaştırabiliriz. Bize göre milattan sonraki dönemde,  günümüze gelinceye kadar iki büyük Rönesans yaşanmıştır. Geldiğimiz noktada yeni bir Rönesans yaşanmak zorundadır. Ama bu Rönesans nasıl olmalıdır? Bizleri Rönesans’a iten sebepler nelerdir? Rönesans’ın olmazsa olmazları neler olacaktır? 

Nasihatlerden Musibetlere Doğru Küreselleşen Dünya

14 Kasım 2015

Düşünmek zorundayız. En başta da, küresel kapitalizmin tahkim edildiği ve insanın insanı nasıl sömüreceğinin en amansız boyutlarıyla kararlaştırıldığı G20 gibi zirvelerde. Belki de, her musibetin daha vahim belaları savma işlevi zuhur eder diye, iyi niyetli bir bekleyiş içinde olabiliriz. Nasıl ki paranın, kazancın, gücün; dini, imanı, ırkı, kültürü, vicdanı yoksa terörün de dini, imanı, vicdanı, merhameti yok. Para, kazanç ve güç küreselleştikçe, terör ve şiddet de küreselleşecek. Bu çok belli.

Türkiye'nin Modernleşme Sürecine Yeniden Bakma İhtiyacı

11 Kasım 2015

1980 sonrası ortaya çıkan yeni durum, modernleşme, terakki ve teknolojiye bakışımızı tekrar gözden geçirmeyi gerekli kılıyor. Çünkü Türkiye’deki ekonomik gelişmelere paralel biçimde maddi refah düzeyi yükseldi, Avrupa ile temaslar daha da arttı, teknoloji kullanımı yaygınlaştı. Bu durumdan, geçmişte modernleşmeye, teknolojiye mesafeli, hatta tepkiyle yaklaşan dindar/muhafazakâr kesim de oldukça etkilenmekte. Özellikle genç kuşağın –dindar/muhafazakâr veya seküler olsun- yeni teknoloji ile kurduğu yoğun ilişki ve bu ilişkinin doğurduğu yeni dil, yeni yaşama biçimi, modernleşme, terakki ve teknoloji konularında bizi tekrar düşünmeye zorunlu kılıyor.

Nuri PAKDİL : Efsaneden Pop İkona

11 Kasım 2015

Ortak bir umutla okuduğunuz okulları, ulaşacağınız meslekleri tahkir eden biriyle karşılaşmak derin bir çelişkide bırakır sizi.  Düzene yabancıyız; zar zor girebildiğiniz okullarda okumanız sistemi ayakta tutmaya azmetmiş işbirlikçilere dönüştürür…İnsanı derinden sarsar…Güveninizi yitirirsiniz. İdeolojik katı bir tavır ve primitif, mujik yanımıza tuz basan üstten bakışı ile kişilikleri dağıtan bir yol silindiriydi Nuri Pakdil....Dergilerin, kitapların arasında devleşen insanların, görünürlük içinde meydanlara atıldığında aynamıza yansıyan bir hicran sadece. Bu duygularımız paylaşmak, klas duruşuyla bize bir şeyler veren bir efsaneye karşı bir vefa borcu.

Ben Bir Türküm, Dinim-Cinsim Uludur

10 Kasım 2015

Devr-i saltanatı boyunca İslamcı entelijansiyanın sert eleştirilerine ve muhalefetine hedef olan Sultan Hamid’i bugün başta neo-İslamcılar olmak üzere çoğunluk İslamcı sayıyor biliyorsunuz. Bunun hem Hamid’in anlaşılmasıyla hem de İslamcılık düşüncesine ilişkin algının değişmesiyle ilgisi olduğunu söylemekle yetinelim şimdilik. Ne var ki -biz İslamcılığını tartışaduralım- Sultan Hamid’i “Türkçü bir padişah” olarak gören Türkçüler de var. 

Bir Çetin Altan Anısı

Konuk
06 Kasım 2015

 

Savunmamı hazırlamak için erteleme isteyip durduğum, verilen son sürenin dolduğu, kendi avukatlığımı yaptığım işte o günlerde, en karamsar bir anımda, aynı maddeden hüküm giymiş Çetin Altan'dan sürpriz bir telefon aldım. "Delikanlı" dedi Çetin Altan, o meşhur sesiyle....

 

Üst Bilişsel Beceriler Yahut Şuurun Oryantasyonu

05 Kasım 2015

Üst bilişsel (metacognitive) süreçler çok ilgi çekici bir mevzu. Ne bildiğimiz değil de, ne bildiğimiz hakkındaki bilgilerimizin oluşma süreçleri bunlar. Başka bir deyişle “şuurumuzun oryantasyonu”. İnsanın mekansal oryantasyonun yanında “bilişsel” (cognitive) oryantasyona da ihtiyacı var ki ben buna “şuurun oryantasyonu” dedim. Peki, bu gayet itici duran “bilişsel” kelimesi ne anlama geliyor?

Kayıp Dilin Peşinde

02 Kasım 2015

Türkiye’nin şu son on beş yirmi yılı göz önüne alındığında, en dikkate değer radikal değişimleri hangi kesim yaşadı/yaşıyor diye sorulsa, hiç tereddüt etmeden, çok geniş anlamda “dindar kesim” derdim. Evet, Türkiye’de dindar kesim, alt tabakadan üst tabakaya, küçük esnaf ve memurdan, yönetici ve aydın tabakaya değin, sessiz, ama derin, köklü bir değişim yaşamakta. Kuşkusuz bu değişimin ana faktörü, Ak Parti’nin tek başına iktidara gelmesidir…