DÜŞÜNCE

Uzak Ütopya: Özgürlük

16 Haziran 2022
Peki, özgürlük ile bağımlılık arasında ara formu ifade eden bir kavramımız yok ve biz yoğun bir biçimde özgürlük-hürriyet kavramını kullanıyor ve onu bayraklaştırıyoruz. Özgürlüğün ideal anlamda var olamayacağının zaten bilinen bir şey olduğunu, kimsenin de gerçek anlamda bir özgürlük talebinde olmadığını, bunun mümkün olmadığının herkesçe bilindiğini söyleyebiliriz. O halde yazarın bu yazıdan kastı nedir?

Çarklar Kimin İçin Dönüyor!

07 Haziran 2022
Kim bu kazanan HERKES? Ülke nüfusumuz belli olduğuna göre istisna tutulan dar gelirlileri herkesten çıkarırsak kazananları bulmamız mümkün olur. Basit matematiksel işlem de bunu gerektiriyor. O halde dört milyon resmi işsizi, ülkemizin çalışan işgücünün yarısından fazlasını oluşturan asgari ücretlileri, her gün biraz daha asgari ücretlilerle araları kapanan kamu çalışanlarını, asgari ücretin altında geliri olan milyonlarca emekliyi, zar zor ayakta durmaya çabalayan küçük esnafı ve bunların aile efradını toplayıp herkesten çıkardığımızda geriye kalanlar kazançlı HERKES bulmuş oluyoruz. Söylem ve gerçeklik bu! 

Muhafazakâr Zümre Adacıkları ve Avam Muhafazakârlığı

18 Mayıs 2022
Muhafazakâr zümre adacıkları geleneksel değil "geleneği" önemseyen bir tutum içindeler. Muhafazakâr toplum tabanı ise gelenek yerine koyduğu görenek setlerine yaptığı abartılı vurgu ile karakterize oluyor.

Düşüncenin ve Hakikatin Yitirilmesi ve Unutmak

08 Mayıs 2022
Felsefeye ilgi duymak, düşünmeye hazır olunduğunu göstermek iken felsefeyle meşgul olmak ise “felsefe yapıyor'' olmak veya “düşündüğümüz zannına” kapılmaktır. Hakiki anlamda düşünülen şeyin idrakine ve alanına girmek değildir. Bunun nedeni; insanların düşünülmeyi isteyen şeye yeterince yönelmeyişindendir. İnsan, düşünülmesi gerekenden ve kendisinden uzaklaşırsa düşünmeye muktedir olamaz. Düşünmeyi öğrenmek; yürümeye başlanılan yolun üzerinde kişiye sıkıntı veren soruları aceleyle görmezden gelmemek değil bilakis hiçbir icat ile bulunamayacak olan şeyi arayan sorulara yanaşmaktır. İnsanın düşünmemesinin sebebi, asla, insanın düşünülmesi gerekene yeterince yönelmemiş olması değil asıl düşünülmesi gereken şeyin kendisinden yüz çeviriyor olmasıdır.

Çelişkilerin ve Hayallerin Yazarı Dostoyevski ile Söyleşi

03 Mayıs 2022
Bu ana düşünceye göre, insanlar tabiat kanunları gereğince, umumiyetle iki sınıfa ayrılırlar: Aşağı sınıf (alelade insanlar) dediğimiz insanlar ki, biricik ödevleri, kendileri gibi bir takım varlıkların çoğalmasına yarayacak materyal vazifesi görmekten ibarettir. Bir de, kendi çevrelerinde yeni bir söz söylemek kabiliyet ve istidadını kendinde gören insanlar sınıfı. Tabii bu arada bir yığın da ara bölümler vardır. Ama bu iki sınıfın ayırt edici çizgileri oldukça keskindir. Birinci kısım, yani kendileri gibi varlıkların çoğalmasına materyal vazifesini görenler, yaradılışları icabı muhafazakâr insanlardır. Uysal bir yaşayış sürerler, boyun eğerek yaşamayı severler. Onlar böyle bir yaşayışta gururlarını incitecek hiçbir şey görmezler. İkinci sınıfa gelince, bunlar boyuna kanun sınırlarını aşarlar, kabiliyetlerine göre yıkıcıdırlar veya buna yatkındırlar.

Din, Felsefe ve Hakikate Dair

28 Nisan 2022
Özetle, felsefenin nihai hedefi, dinin ilk nedenidir. Tersinden söylemek gerekirse, dinin çıkış noktası (varoluş sebebi), hakikati bildirmek (olmak), felsefenin son durağı hakikate varmaktır (keşfetmek, bulmak). Bunun dışındaki her türlü ilişkilendirme / karşılaştırma sahte, eksik, hatalı, yanıltıcı, yanlış, art niyetli ve/veya cahilanedir.

Zihni Sömürgeden Azade Olanlar El Kaldırsın

08 Nisan 2022
Aslına bakarsanız dijital dünya ile oluşturulan evrensel kitle, sömürülen toplumlar arasında bir ayrım yapmaksızın aynı politik ve kültürel söylem içinde hareket etmekte. Bu süreç toplumsal farklılıkları kolektif bilinçdışını kullanmak suretiyle ortak bir potada eritebilecek güce kavuşmuş durumda. Kitle kültürüne tutunmuş her toplum ve bireyin farklı anlayış ve kabulleniş düzeylerinde sömürü düzenine müdahil olunduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bunu yadsımak ve reddetmek yerine toplumların “kendi” olabilmesi yönünde politikalar icra edilmelidir.

İbadetlerin Bir Kısım Hikmet-i Teşriiyesine Dair

02 Nisan 2022
Belki namaz, oruç, zekât gibi ibadetler teşri kılınmamış olsaydı bile bazı yüksek seciyeli insanlar bu ibadetlerden beklenen formasyona sahip olabilirlerdi. Nitekim Allah katında yegane hak din İslâm’dan başka millet ve mezheplere mensup yüksek karakterli insanlar vardır. Bunlar ruhlarında dengeyi kurabilmişler, evrenin ritmine uyarak, fıtratlarını koruyabilmişlerdir. Fakat sayıları bir elin parmaklarını geçmez. Öyleyse insanlara fıtratlarını korumalarını, “kalubela” sözleşmesini hatırlamalarını sağlayacak temrinlere ihtiyaç vardır.