DÜŞÜNCE

27 Mayıs 1960 Darbesi’ni Anlatmaya Nereden Başlamalı?

27 Mayıs 2019

27 Mayıs’a giden süreci nasıl bir “gün” ile başlatamıyorsak, aynı şekilde 27 Mayıs’ı neden-sonuç ilişkisi içinde tek bir “olay”a bağlamak da mümkün değildir. Ancak, Menderes’in SSCB’ye yapmayı planladığı ziyaretin 27 Mayıs Darbesine giden yolda göz ardı edilemeyecek bir öneme sahip olduğunu ifade etmek gerekir. Menderes’in Sovyet Rusya ziyareti 27 Mayıs’a yol açan tek faktör değildir belki ama faktörlerden birincisi olduğunu aradan geçen 59 yıl sonra rahatlıkla ifade edebiliriz.

Bir Başka Açıdan Beka Sorunu ve İttifak İhtiyacı

27 Mayıs 2019

Bizim gibi ülkeler için dış tehdit her zaman olacaktır. Dış tehditlerin içerideki muhalif unsurları da zaman zaman kullanmasına karşılık elbette dikkatli olunması gerekir. Ancak bu dikkatin, tüm sinerjisiyle var olma mücadelesi vermesi gereken bir toplumu yok olma paranoyasıyla korkutarak sağlanması yoluna başvurulması, kendi içimizde o sinerjiyi oluşturmak için ihtiyaç duyduğumuz uzlaşma çabalarımızı baltalayacaktır. Son aylarda dile getirilen beka meselesi etrafındaki tartışmalar bu endişeyi haklı çıkarır niteliktedir. Bu meselenin bir seçim ortamında iç politikanın bir enstrümanı olarak vurgulanmasıdır tartışmalara yol açan.

Üsküdarlı Sıdıka Hanımın Torunu Aliya

23 Mayıs 2019

Geride bıraktığı iz’le ve duruşuyla İslam coğrafyasının yakın dönem tarihinde yetiştirdiği ender devlet adamlarından biridir Aliya İzzetbegoviç. Müktesebatını göz önünde bulundurursak, sadece “devlet adamı” vasfı hafif kalmaktadır onun için. Onu tam olarak, belki de, bilgi ve birikimiyle “idare etme sanatı”nı ifa ederek “bilge”liğe yükselmiş bir kişi olarak tanımlayabiliriz.

İman ve Hayat İçin Güvenin Anlamı

23 Mayıs 2019

Kur’an’ın geniş söz dünyasına göz gezdirdiğimizde insan-güven-toplum ilişkisini anlatan birçok kelime ile karşılaşırız. İman, mü’min, tevekkül, vekîl, velî, İslâm, silm-müslim, sulh, ıslâh, sâlih, sıdk, sâdık, tâ‘at, ittibâ, ‘adl, vüdd, mevedde, rahmet, birr-hasene vs. (Bakara 177, 197, 237; Mâide 2, 8; Enâm 151-153; Hac 30-32; Müminûn 1-11; Hucurât 13). Güven ve barış ortamının doğmasına ve yaşamasına katkı veren bazı nitelikler ise şunlardır: Rahmet, afv-mağfiret (bağışlamak, affetmek), yardım etmek, ahde vefa, sekîne vs. Güven ve güven toplumunun mana ve ruhunu işaret eden bu konulara ilişkin ayetleri tahlil ettiğimizde, kulların Allah ile ilişkisinin mana ve ruhunu aydınlattığını görürüz.

Karanlık Kurul Komplolarından Kurtulamayacak mıyız?

20 Mayıs 2019

Hani küçük çocuklar ayaklanıp yürümeye başladıklarında gider kafalarını sehpalara, koltuklara çarparlar, anneleri ağlayan çocukları teskin etmek için sehpaya koltuğa vurur ya, bizim halimiz de o çocukların haline benziyor. Hatalarımızın sorumlularını hep kendi dışımızda arıyoruz. Bir türlü kendi beceriksizliklerimizle, yetersizliklerimizle yüzleşme olgunluğunu gösteremiyoruz.

İnteraktif Edebiyat (Ya Da Öykü Yeni Bir Döneme mi Giriyor?)

20 Mayıs 2019

Deneysel edebiyatın yamacında kımıldayıp duran dijital edebiyat ya da bizim denetimli edebiyat dediğimiz interaktif (etkileşimli) edebiyat dönemi mi görünüyor ufukta? Böyle bir soru sorulmalıdır. Bize bunu ilk haber veren Mihail Bakhtin idi elbette. Edebiyatımızda bu dönemi ilk gören yazar, Hasan Boynukara’dır. Konuyu risk alarak ilk omuzlayan; bu avangart çıkışa ilk öncülük eden yayıncı ise Adnan Mecit Yüksel (Bilge Kültür Sanat)’i de anmamız gerek.

Ayaklar Yerde Başlar Dik

20 Mayıs 2019

Evet, ilerlemeci  yaklaşımın yıldızı söndü. İlerlemecilik ve evrimcilik  artık eleştirilmeye bile layık bulunmayan yaklaşımlardır. Ama bu böyle diye zaman okunun varlığını da, ışığın bilinen evrendeki hızının sabitliğini de yok sayamayız. Zaman oku mekanla birlikte seyrüseferine devam etmektedir. İşte bu seyrüseferde insanın deneyimlerinden damıttığı bir kültür unsuru da insan birlikteliklerinin çekip çevrilmesi, yönetilmesidir. İnsan birlikteliklerinin kabileden site devletine, imparatorluktan modern devlete uzanan yönetim macerasında, günün sonunda gelinen nokta, güçler ayrılığıdır.

Anneler günü: Muhalif Olmak ile Taraf Olmak Arasında Kalmak

12 Mayıs 2019

Anneler gününü,  tüm bu acıları yaşayan kadınlar ve anneleri kucaklayacak şekilde geniş bir yelpazede kutlamaya özen gösteren bir kültüre sahibiz.  Kültür yapısı  itibariyle değişime açıktır. Bilgiden  kaçamadığımız şu dijital çağda değişim  çok daha hızlı gerçekleşiyor.  Bir kültürün gücü ve büyüklüğü kültürel uyarlama yeteneğinden belli olur. Bizim kültürümüzde  özel gün ne kadar geniş bir çevre ile birlikte kutlanırsa o kadar anlamlıdır. Anneler günü ithal olabilir ama ithal edilmiş hali ile değil kendi değerlerimize uyarladığımız hali ile kutluyoruz.

Türk Muhafazakârlığı Meselesi - 2

19 Aralık 2018

İlerlemeci bakışın geleneği olumsuzlaması, özellikle geçmişten günümüze intikal eden zihniyet ve yapıları karalaması bizim açımızdan büyük bir kusurdur. Halbuki geleneğe ve oradan neşet eden muhafazar dürtülere; ilerlemeyi yavaşlatmak ya da durdurmak dışında yeni bir anlam yüklense, geleneğin oradaki yaratıcı gücü keşfedilse, daha dürüst ve verimli bir tesbit olur.

Bu varsayımı takip edersek, muhafazakar ve ilerici çevreler, sözkonusu toplumsal değişim sırasında ucu açık bir mücadelenin içine giriyorlar. Zira zamana, bağlama ve güçler dengesine göre muhafazakar dürtüleri ifade eden söylem ve saikler sadece toplumsal dinamiği engellemez, aksine teşvik de edebilir. Belki ilerlemenin önkoşulu haline gelir ki bu yazının amacı bu görüşe açıklık getirmektir.

Türk Muhafazakârlığı Meselesi - 1

09 Aralık 2018

Burada özellikle -Türk Modernleşmesi araştırmalarında görülen - iki eksikliğe işaret edeceğim: Birincisi; çağdaşlaşma süreci geniş bir zaman diliminde ele alındığı için ortaya bir 'kriter' çıkmadı. İkincisi; araştırmalarda sadece, çağdaşlık Türk toplumunda hangi hızla ve tesirle yayıldı sorusu ilgi gördü. Örneğin Türk düşüncesinin son dört atlısı; Peyami Sefa, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi ve Cemil Meriç niçin muhafazakarlığa yöneldiler veya muhafazakar tasavvurlar onları ne ölçüde etkiledi sorusu tam karşılık bulmaz.