At, Nal, Köpek ve İnsan

25 Haziran 2024
Image

Medeniyetin doğuşunda insanların göz ardı ettikleri ya da göremedikleri bir durum söz konusudur. Bu durum insan ve hayvan arasında var olan gizli bir antlaşmadır.  Adı konulmamış bu antlaşmanın en ilginç kısmı ise köpek ve insan arasında olanıdır.  İkisinin de varlık nedeni bu gizli antlaşmanın tarihi seyirdeki başarısıdır.

İnsanın tarih sahnesinde ilk evcilleştirdiği hayvan, kurtlardan evcilleştirdiği köpek olmuştur. Bu evcilleşme sonrası köpek insanların habitatı hariç kendine doğada bir mekan bulamamıştır. Evcilleşmelerinden sonra köpeklerin ilk görevleri; sahibini, sahibinin bağını, bahçesini, ailesini, malını, mülkünü diğer canlılardan ve insanlardan korumak olmuştur. İnsanın medeniyet hikâyesinin başarı kısmındaki ilk dost ve yardımcı kahramanı köpek olmuştur. 

Daha sonraki yüzyıllarda insanlar yaşadığı çevreyi ve dünyayı tanımak, uzak yerlere giderek yeni yerler, mallar, ganimetler, yükler taşımak, keşifler oluşturabilmek için atları kullanmışlardır. Düşünen insan; atlardan daha fazla yararlanabilmenin yollarını ilerleyen yıllarda bulmuştur

“Alet kullanan bir kültürün teknoloji tarafından bozguna uğratılmasına dair en ilginç örnek, sekizinci yüzyılda Charles Martel liderliğindeki Frankların üzengiyi kullanmaya başlamasıdır. O zamana kadar atların savaşlardaki temel kullanım amacı askerleri savaş meydanına taşımaktı, savaş alanına gelinince attan inilir ve düşman ile o şekilde çarpışılırdı. Üzengi at üzerinde savaşmayı mümkün kıldı ve böylece dehşet verici bir askeri teknoloji ortaya çıktı. Artık atlı birlikler ani saldırılarla savaşın gidişatını önemli ölçüde belirliyorlardı.“ (1)

Savaşların yaya birliklerin (bir çeşit piyadeler) arasında olduğunu bilmek modern çağdaki bizler için akıl alır gibi değildir. Hayvan, insan ve teknoloji kullanımının tarihin seyrini değiştirdiği daha büyük bir devrimin haberini Neil Postman’ dan okumaya devam edersek ;

“ Bu yeni savaş biçimi ( atlarda üzengi kullanımı ) şövalye sınıfının önemini artırdı ve feodal toplumun doğasını değiştirdi.“ (2)

Üzengi kullanılmak için ayrıca üretimini yapabilmek için mutlak surette bir atölyenin varlığı gerekiyordu. Bu da özellikle feodal toplumların doğuşunun vesilesi oldu.

“Atların nefes almasını engellemeden arabalara koşulmasını sağlayan hamutun icadı ise  dokuzuncu yüzyılın başlarına tesadüf etmektedir. Aslında, dokuzuncu yüzyılın başlarında at nalı icat edilmişti ve atların birbiri ardına bağlanmasıyla atların gücünden yararlanmada çok büyük mesafe kat edilmişti.“  (3)

Image

Nal kullanımı, tarihi açıdan bir devrimdir. Nal sayesinde atlar daha hızlı ve daha uzun mesafeler kat edebilmiştir.

At insanoğlu için bütün fedakârlıklarını yapmıştı. İnsan artık feodal topluma geçmiş, yerleşecek bir toprak bulmuş, yeni yerlerin keşfi insan hayatı için önem kazanmıştı. İnsanın çevresi bir bakıma evinin de sınırları oluyordu. Bu ister bir derebeyi şatosu olsun, ister fakir bir köylü evi olsun güvenlik endişeleri günlük hayatın belli şablonlarındandı. Bu sınırların korunması, hane halkının güvenliği için köpek ve insan antlaşması devreye girdi. Köpek artık evcilleştiği için insana muhtaçtı. Burada John Gray’in “ Kedi Felsefesi “ kitabından bir cümle aklıma geldi. John Gray “Köpeklerin aksine kediler yarı-insan haline gelmemişlerdir.“ diyordu.(4) Dikkat ederseniz John Gray köpek için “yarı insan“ tabirini kullanıyor. İnsan da köpeğin atikliğine, gözü pekliğine, sesindeki caydırıcı korkunçluğa, köpek his ve duyularının doğruluğuna güvenmek zorundaydı.

Köpek özellikle vurgulamak gerekir ki insan tarafından vahşi bir kurt iken evcilleştirilmiş hayvandır. Köpek bu evcilleşmesinden itibaren ayrıca kamusal bir hayvandır. Köpek feodal toplumdan bu yana bağlar ve bahçelerin bekçisi, çoban sürülerinin yardımcısı, yol göstericisi, koruyucusu, kar kızaklarının taşıyıcısı, gözü görmeyenler için yol rehberi, emniyet için bomba uzmanı, narkotik işler için iyi bir burun, yalnız yaşayanlar için dost ve koruma görevlerini üstlenmişti. Halen bu görevlerine kamusal alanda devam etmektedir.

Modern dünyada kentlerin dizayn edilişinde, beraber yaşamı anımsatan site içerisinde yaşam formatı geçerli hale geldi. Site içinde yaşam esasında özünde ayrılık ve yabancılaşma barındıran sözde beraber yaşanan bir konsepttir. Geçmişin kaleleri gibi siteler, plazalar modern kent mimarisinin yaşam alanları oldu. Site içi yaşam tarzında; köpekler vazifelerini ve rollerini güvenlik görevlilerine kaptırdı. Güvenlik görevlileri ve bekçilerin kamusal alanda üniformaları ve gözetimi ifade eden kalıp görüntüleri kent yaşamına hakim oldu.

Köpeklerin kent yaşamından izole oluşunu kapitalizm fırsat bildi. Köpekleri yeni bir format ile bir meta olarak piyasa ekonomisine ve halkın talebine sundu. İlk bakışta bu köpek hali sevimli gibi görünüyordu. Bu yeni köpek formatında köpeğin ismi bir çocuk oyuncağı ile benzeşim kurar gibiydi. Kapitalizmin sunumuyla köpeğin yeni hali süs köpeğiydi. Köpekler bu halde yine kentlerde ve evlerde olabilirlerdi. Ses telleri ile oynanmış, ırkı, şekli ile bir bakıma değiştirilmiş halde doğdu süs köpekliği. Günümüz dünyasında da köpeklerin sesleri konusunda kısırlaştırma ameliyatları kadar yaygın şekilde ses tellerine yönelik ameliyatlar yapılmaktadır. Köpekler susturulmaktadır.

İnsan yaşadığı çevreyi insanlar ve hayvanlar ile doğal sınırlarında yaşamış olsa, aslında birçok problemi çözülebilir. Kentler bu sisteme göre dizayn edilmiş olsa; insan, hayvan ve bitkileredaha mutlu bir yaşam alanı sunulabilir. Kentlerin olumsuz dizaynı köpekleri problemli bir canlı türü gibi göstermektedir. Geldiğimiz noktada kendini savunma gücü olmayan köpekler insanların sorumsuzluğunun bedelini ödeyecek gibi görünmektedir. 

Image

Köpek sorunu günümüzden yirmi, otuz yıl önce çözülmesi gereken bir sorundu. Bu sorun köpeklerin meselesi hiç değildir. Kentleri kapitalist yığma tarzı ile betona boğan, her yeri rant merkezi görenlerin meselesidir. İnsanoğlunun zamanında çözmediği bir sorundur. 

Çözümün “ne olması gerektiği “ köpeklerin durumu konusunda vicdanı sızlayanlara sorulan sorudur. Ya da tartışmalarda bir nevi bel altı vurmak tarzıyla “ya senin çocuğunun başına gelse “ sorusu her zaman konu ile ilgili olarak fikir üretenlere sorulan sorulardandır. Evet bu bir sorundur fakat biz insan doğamız gereği bu sorunu çözebilecek kapasitedeyiz. En basit çözümler ve en absürt çözümler ortak akıl ile bulunabilir. Örneğin deniz altında köpekleri besleyelim fikrinden tutun da dağlarda barınaklar kuralım fikrine kadar her şey düşünülebilir. En absürt, en reel, en radikal çözümler uyutulmak gibi bir garabet akıllara getirilmeden pekala düşünülebilir.

Zekası ile kendinden kat be kat güçlü fillere, aslanlara, kaplanlara, denizlerde balinalara hükmeden insan; açlık ve güvenlik nedenleri ile sürü halinde gezen başıboş köpeklerin sorununu çözemesin. En insanlık dışı bir yöntemi anlatır duruma gelsin. Ben böyle bir çözüm mantığından insanlık onuruna ne kadar inanıyorsam o kadar utanıyorum.

Atları bir çeşit onurlandırma ile atlara asillik vasfını vermişiz.  Medeniyetin inşasında köpekler kadar önemi olan atlara verdiğimiz değer konusunda insanoğlunun hakkını teslim ediyorum. Köpeklere gelince aynı duyarlılığı insanlıktan bekliyorum. Biz medeniyeti, tekrar ifade ediyorum, atlar ve köpekler ile beraber kurduk, koruduk genişlettik. Sevgiyi yüceltmeliyiz. Biz neden en ulvi derecede beraber yaşamı, onun erdemini savunmayalım? Neden medeniyetimizi hayvanlara en yüce merhamet medeniyetine dönüştürmeyelim? Devir tarihte anlatıldığı kadarıyla sadece savaşmayı düşünen bir halk olan, sakat doğan çocuklarını dahi öldüren “ Spartalıların” çağı değil ki.

İnsanoğlu John Gray’in ifadesi ile medeniyeti beraber kurduğu yarı insan dostuna nankörlük etmeden 6 Şubat Depremi’ndeki hizmetlerini anımsayarak yeni yaşamlar, güzellikler sunmalı… 

“Uyutulmak“ tabiri Hannah Arendt’in “ Kötülüğün Sıradanlığı “ kitabındaki ifade ediliş tarzına dönüşmeden.


Kaynakça

1- Neil Postman “ Teknopoli  “ Sentez Yayınları Sayfa 30

2- Age Sayfa 30

3- Age Sayfa 28

4- John Gray “Kedi Felsefesi” Domingo Yayınevi Sayfa 59

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

İstatistikler

Bugün Toplam Toplam
0 kez görüntülendi. 377 kez görüntülendi. 2 yorum yapıldı.