İktisat ve İnsan Arasında bir Ahlak Abidesi: Sabri Orman

12 Haziran 2020

 

Prof. Dr. Sabri Orman’ı (1948-2020) kaybettik. Kur’an’ın ifadesiyle, “inna lillâh ve inna ileyhi râciûn,” Allah’tan geldik, yine O’na dönücüleriz. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun.

Dün gece gelen beklenmedik acı haber hepimizi sarstı. Yaşı daha 72 idi, o kadar yaşlı sayılmazdı, ama malûm, ölümün ne zaman kapımızı çalacağını bilmiyoruz; ecel geldi mi, önüne geçilmiyor. İçinden yanıp dışına belli etmeyen bir mizacı vardı; çoktandır kanser tedavisi görmekte olduğundan çoğumuzun haberi yoktu.

“Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir” demişler. Gerçekten de Sabri Orman hoca ölümüyle âlemin ölümünü çağrıştıran âlimlerden, bizim dünyamıza ışık tutan mümtaz şahsiyetlerden biriydi. Genelde Türk düşünce dünyasına, özelde ise Türk iktisat düşüncesine çok önemli katkılar yapmış iki Sabri’den biri Sabri Orman hoca, diğeri ise onun hocası Prof. Dr. Sabri F. Ülgener’di.

Sabri Orman hoca çok yönlü bir insandı; hem üretken bir akademisyen, hem titiz bir bürokrat, hem de iyi bir insandı. Özellikle iktisat tarihi, İslam iktisadı (ya da İslami iktisat) ve tarih felsefesi alanındaki ilmi çalışmalarıyla tanıdığımız, ama İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü ve Merkez Bankası Meclis Üyeliği gibi önemli bürokratik görevler de üstlenmiş önemli bir şahsiyetti.

1948’de Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde doğan Sabri Orman, ilkokulu Kâhta, orta ve liseyi ise Diyarbakır’da bitirmiştir. Lisans eğitimini İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü (1972) ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamlamıştır (1976). 1980’de İÜ İktisat Fakültesi’nde başlayan akademik kariyerine, 1982’de Marmara Üniversitesi İİBF İktisat Bölümünde devam etmiştir. 1989-90 akademik yılında London School of Economics’de araştırmacı olarak, 1992-94 döneminde Malezya International Islamic University İktisat Bölümünde, 1995-97 ve 2002-2006 arasında Malezya’daki International Institute of Islamic Thought and Civilization (Uluslararası İslam Düşüncesi ve Medeniyeti Enstitüsü) ISTAC’da iktisat profesörrlüğü yapmıştır. Daha sonra Türkiye'ye dönen Prof. Orman, 2007 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevine başlamış, 2009-2011 döneminde aynı üniversitede Rektör olarak görev yapmıştır. 2011’de kendi isteğiyle bu görevinden ayrılmıştır. 2012 yılında TC Merkez Bankası Meclis Üyeliğine atanmış, 2019 yılına kadar da bu görevini sürdürmüştür. Akademik ve idari görevlerinin yanısıra, çeşitli mesleki ve sivil toplum kuruluşlarında da roller üstlenmiş aktif ve girişken bir insandı rahmetli hoca.

Prof. Dr. Sabri Orman’ın elbette en çok üzerinde durulması gereken yönü ilim adamlığı, akademisyenlik ve eser verme yönüdür. İktisat tarihi, iktisat felsefesi ve İslam iktisadı alanında pek çok ilmi esere imza atmış olan hocamız, gerçekten üretken bir akademisyendi. Aynı zamanda doktora tezi olan Gazâli’nin İktisat Felsefesi adlı eseri 1984’te yayımlanmış, bunu Gazâlî: Hakikat Araştırması - Felsefe Eleştirisi ve Etkisi (1986 ve 2013), İktisat Tarih ve Toplum (2001), İslami İktisat, Değerler ve Modernleşme Üzerine (2014), Gazali, Adalet ve Sosyal Adalet (2018), Medeniyet Analizi, Metametodoloji ve Metodoloji (2019) gibi eserleri izlemiştir. Bunların yanısıra Bilgi, Bilim ve İslâm (1987), Para, Faiz ve İslâm (1987), Türkiye’de Zekât Potansiyeli (1987), İşçi-İşveren İlişkileri (1990), Modernleşme İslâm Dünyası ve Türkiye (2001) ile İşletmelerde İş Etiği (2009) gibi eserlerin yayına hazırlanması sürecinde görev almış, editörlük yapmıştır. Bu arada artık nesli tükenmekte olan kelaynak kuşları misali, Prof. Orman “birden fazla yabancı dil bilen” az sayıdaki ilim adamından biriydi. İngilizce, Arapça, Farsça ve Osmanlıca bilen Sabri Orman hoca Tarihselciliğin Sefaleti (K. R. Popper’den, 1985) ve İslâm İktisat Tarihine Giriş (Prof. Abdülaziz Duri’den, 1991) gibi eserlere de mütercim olarak imza atmıştı.

Sabri hocanın yukarıda sözü edilen akademisyen, araştırmacı, yazar ve idarecilik yönleri kadar, belki de onlardan bile önemli bir yönü, olağanüstü kibar bir insan olmasıydı. Yine Türk düşünce dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Cemil Meriç üstadımız “medeniyet, insanın insana kibar davranmasıdır” diyor. Prof. Dr. Sabri Orman işte medeniyetin bu tanımının hakkını veren, kelimenin tam anlamıyla medeni insanlardan biriydi. Bırakın meslektaşlarını ve tanımadığı insanları, öğrencilerine bile “siz” diye hitap ederdi. Yüzünden gülümseme eksik olmazdı. Kimseye kızmaz, kimseyi kırmazdı. Sakin sakin, kelimelerin üstüne basa basa, ağır ağır konuşurdu. Nezaketin, kibarlığın, efendiliğin, meramını kırmadan anlatmanın adeta canlı timsaliydi.

Kendisiyle ODTÜ’de okurken bir grup memleketi kurtarmaya hevesli köylü çocuğu arkadaşımla birlikte İstanbul’a yaptığımız entellektüel amaçlı seyahatlerimiz sırasında tanışmıştık. Seneler sonra bendeniz 1980’li yılların sonları ve 1990’lı yılların başlarında bankacılık alanında kariyer yapmaya çalışır, bir yandan da “acaba doğru yerde miyim, daha iyi bir alternatifim yok mu?” diye kara kara düşünürken kaderin cilvesi bir gün yine karşıma çıkmış, “hemen yüksek lisansa başlamalı, sonra da akademiyi düşünmelisin; potansiyelini başka yerlerde heba etmemelisin” demişti. Böylece 1986’da ODTÜ’de lisansı tamamladıktan tam yedi yıl sonra, 1993 yılında başlayıp bugünlere uzanan akademik hayatıma geçiş yapmama vesile olan insanlardan biriydi, bu iyiliğini hiç unutmam, kendisine minnettarım, yattığı yerler nur olsun...

En son Türkiye Yazarlar Birliği’nin düzenlediği “İnsan, Ahlak ve İktisat” sempozyumu vesilesiyle Hatay’da (Eylül 2017) Sabri hocayla yüz yüze görüşmüş, hali pürmelalimiz üzerine uzun uzun sohbet etmiştik.

Hocamıza tekrar Allahtan rahmet diliyorum. Nur içinde yatsın, mekânı Cennet olsun.

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.