Immanuel Wallerstein'ın Ardından
Hakikati ararken herkesten farklı düşünüp düşüncelerini ortaya koymaktan korkmayan Immanuel Wallerstein'a veda ettiğimiz günün hemen ardından bazı fikirlerini, hatırlatmak istedim. Dünyadan bir Wallerstein geçti…
Hakikati ararken herkesten farklı düşünüp düşüncelerini ortaya koymaktan korkmayan Immanuel Wallerstein'a veda ettiğimiz günün hemen ardından bazı fikirlerini, hatırlatmak istedim. Dünyadan bir Wallerstein geçti…
Şule Yüksel Şenler vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Uzun süredir hastaydı sanırım. Ben Şule Yüksel Şenler'in adını 1960'lı yıllarda işittim. 27 Mayıs 1960 darbesi sonunda Türkiye çok ilginç bir döneme girdi. Bu ilginç dönem 12 Mart 1971'de "sosyal uyanış ekonomik uyanışı geçti" diyen Memduh Tağmaç diliyle askeriye tarafından şak diye kesildi. Kesiliş o kesiliş. ANAP değil de Turgut Özal yıllarında ve AKP'nin ilk yıllarında inkıtalı olarak, sanki yeniden o 'ilginç' döneme döneceğiz gibi sanır olduk
Mehmet Şevket Eygi, şehirli bir insan, bir İstanbul efendisi idi. Eygi, estetik hazları son derece gelişmiş, sanatkâr ruhlu, Batı kültürünü de (Galatasaray Lisesi mezunu, özellikle Fransız kültürünü iyi bilirdi) bu toprakların birikimini ve kültürünü de iyi bilen, seçkin bir entelektüeldi. Eygi, bize aykırı gelen düşünceleri ile de farklı ve daima taze (yeni değil taze) kalmayı bildi.
Siyaset alanında Habermas'tan öğrenebileceğimiz en önemli şey iletişim ruhundan doğan, sivil toplumun bağrından çıkan tartışmacı demokrası tasarısıdır. Ancak son yıllarda Amerika'nın tek taraflı yeryüzüne dayattığı 'America-First' politikasında ve özellikle ulusalcı-popülist ideolojilerde demokrasiye yönelik tehditler görüyor Habermas.
Son yazımızda Celâl Hoca’nın İmam-Hatip Okullarının açılışı sırasında çektiği sıkıntıları anlatmıştık. O devir için imkânsızı başaran Celâl Hoca’nın on yıllık İmam-Hatip tecrübesinden sonra faturanın Adnan Menderes’e ve arkadaşlarına kesildiğini görüyoruz. Mehmet Niyazi Özdemir’in ifadesiyle, Menderes’in asılmasının asıl suçu(!) bu okulların açılması ve ezanın orijinal şekliyle okunmasıdır.
Habermas, siyasal gelişmelerin devletin yapısı ve örgütlenmesi konusunda şeffaflık gerektirdiğinin farkındadır. Ona göre; modern devletin kurumsal çerçevesi üç unsuru bir araya getirmektedir: 1. Vatandaşın özel hayatını belirlerken özerk olması, 2. Eşit haklar içeren demokratik vatandaşlık ve 3. Her yönüyle bağımsız kamusal alan.
Celâl Hoca adıyla maruf Mahmud Celâleddin Ökten 1882-1961 yılları arasında yaşamış, Trabzon’daki ilk eğitiminden sonra İstanbul’a gelmiş ve eğitimini burada tamamlamış Osmanlı bakiyesi aydın ulemadan biridir. “Osmanlı ile Cumhuriyeti barıştıran adam” dersek, bilmiyorum çok mu iddialı bir lâf olur? Evet! Tam da öyle: İmam-Hatip kursları ve okullarının açılmasında imzası olan, hazırladığı plan ve projesini o zamanın Diyanet ve Milli Eğitim camiasına kabul ettiren karizmatik bir kişilikten bahsediyoruz.
Nureddin Topçu’ya göre ise Rahmi Eray manevi bir lider, bir mürşid olarak etrafını çeviren gençlerden mürekkeb halkaya devamlı ve sistemli bir akl-ı selim, sabır ve karakter aşısı yapardı. Onlara ruha hürmeti, zalim ihtiraslara isyanı öğretti. İnsanlığımızın dost düşman saflarını, akl-ı selimle kör nefsin karşılaşması şeklinde düzenledi. Asıl zalim düşmanın içimizde nefis halinde saklı duran canavar olduğunu tanıttı. Şiddetlere itidal, kindarlara insaf tavsiye etti. Yalnızlığını kendine mürşid yapan Rahmi Eray, etrafındakilere bir bakıma sorumluluğun ilmihalini öğretti.