DÜŞÜNCE

Gözü Kara Karagözlülerin Devrine Doğru

07 Aralık 2016

Karagöz, eğitimsizdir, cahildir, kaba sabadır, kafası ince işlere, planlara çalışmaz, hile yapar ama hilesi çabuk açığa çıkar, kolay aldatılır. Meraklıdır ama merakı hiçbir zaman derinleşip onu bir uzmanlığa taşımaz. Öte yandan içi dışı birdir. Olduğu gibi görünür, dobradır, patavatsızdır tepkilerini saklayamayıp çabucak açığa vuran bir halk adamıdır. Halkın sağduyusunu temsil eder. Güçlüdür, merttir, cesurdur ve biraz da zorbadır. Hacivat’i sürekli döver. 

Hacivat, eğitimlidir, kültürlüdür, çelebidir. Oldukça kurnaz, biraz da içten pazarlıklı bir tiptir. Her konuda iyi kötü bilgi sahibidir. Herkese nabzına göre şerbet vermeyi bilir. Aklı başında ve güvenilir bir karakterdir. Lügat paralamayı sever. Bu yüzden Karagöz onun söylediklerini çoğu zaman anlamaz ya da anlamazlıktan gelir. Akılca güçlü olsa da bedenen zayıftır. Himayeye ihtiyaç duyar. O yüzden sürekli dayak yemesine rağmen Karagöz’ünün etrafında bulunmaktan kendini alamaz. 

Tarz-ı Siyaset İçin Bazı Kerterizler

Ali K. Metin
01 Aralık 2016

2002’den bu yana Türkiye’de ne olup bittiğine bakarken bu çerçeveden yapılacak bir değerlendirme muhtemelen geleceğimiz açısından belirleyici nitelikte olacaktır. Güç siyasetiyle hak siyaseti arasındaki gerilim hattı üzerinde siyasetin nasıl dizayn edileceğine karar verirken, ortaya koyacağımız gelecek tahayyülü en büyük referans ve güç kaynağımızdır. Yaşadığımız 15 Temmuz gerçeğine rağmen, ordunun siyasal irade üzerinde kurduğu baskı rejimi hükmünü artık yitirmiştir. Darbe kalkışmasına karşı halkın verdiği reaksiyon siyasal iktidarla arasındaki bağın nasıl bir ruh beraberliğine taalluk ettiğini göstermiştir. Halkın sandıktaki kararlı desteği ise bu beraberliği en müşahhas haliyle zaten ortaya koymaktadır. Dolayısıyla halka dayanan siyasetten halkın davasını güden siyasete doğru bir evrilmeyi bu tabloya bakarak tespit etmemiz yanlış olmaz.  Kuşkuyla da olsa bugün böyle bir evrilme sürecinden bahsetmek mümkün.

Yeni Türkiye Yeni Felsefe

01 Aralık 2016

TRT siyah beyaz yayın yaparken haberlerin hemen ardından verilen 'Hava Durumu'nu dikkatle izlerdim. Anlamadığım bir dille aktarılan 'yüksek basınç merkezi', 'soğuk hava dalgası' gibi kavramları çocuk aklımla yorumlamaya çalışırdım. O sırada rahmetli dedem ve ninemden sürekli duyduğum tek cümleyi hala unutamam: 'Allah'ın işine karışılmaz'.