DÜŞÜNCE

Üçüncü Bin Yılda Türk Dünyası

14 Aralık 2022
Üçüncü bin yıla Türklerin damga vurabilmesi bugün içinden geçtiğimiz süreçte kendi olmaklığımızı yakalamak ve inanmakla mümkün olacaktır. Yeniden var oluş mücadelesinin aynı zamanda mutlak bir yok oluş macerasını da bünyesinde taşıdığı gerçeğini her daim kulağımıza küpe, dilimize pelesenk etmeliyiz.

Modern ile Postmodernin Kesişiminde İsmailağa: Zealot bir Sivil Toplum Örgütü!

13 Aralık 2022
Bu cemaatin tercih ettiği kılık kıyafetler, çocuklarını ilkokuldan sonra okutmama ısrarı gibi başka kanuna aykırı tutumlar da söz konusu olduğu halde bunlar kitlelerin umurunda değil. Birkaç marjinal/radikal tipi kenara koyarsak kimse devletin bu insanların sarıklarına, cüppelerine, şalvarlarına, medreselerine, kurslarına, müdahale etmesini talep etmiyor. Ama küçük kızlarını istismar edilmesine göz yumanların -hangi inanca dayanırsa dayansınlar- cezalandırılmaları talebi yükseliyor. Bunlar bence hayırlı tartışmalar.

Altılı Masa'nın Anayasa Değişikliği Önerilerine Bir Bakış

12 Aralık 2022
Önerilen değişiklikler esas olarak Türkiye’nin 2017-2018 öncesi parlamenter sistem modeline dönmeyi amaçlıyor. Buna uygun olarak, cumhurbaşkanı tarafsız ve sembolik yetkili bir makam haline getirilirken, asıl yürütme yetkisi kollektif bir karar organı olarak Başbakanın başkanlığındaki Bakanlar Kuruluna veriliyor.

Fetva Sorma ve Verme Usulü

11 Aralık 2022
Rahmetli Said Ramazan el-Bûtî Hoca ile “banka kredisi ile ev alma” meselesini müzakere etmiştik. Hayreddin Karaman ve Yusuf el-Karadavi başta olmak üzere birçok müftî, birinci evi olması ve başka yolunun bulunmaması gibi şartlarla, “hacet umumî olsun, hususî olsun zaruret menzilesine tenzil olunur”  kaidesine istinaden faizli kredi ile ev almaya fetva veriyorlardı, ancak Buti Hoca kitap ve makalelerinde bunu caiz görmüyordu. Meseleyi vicahen mütalaa ettiğimizde özetle, böyle umumi fetvalara karşı olduğunu, ancak bireysel olarak sıkıntı içindeki kişilere bu fetvanın verilebileceğini ifade etti. Umumi fetva verilirse meselenin çözülmüş kabul edileceğini, oysa ev sahibi olmak için faizsiz sistem kurma alternatifinin hayat bulması için meselenin çözümsüz kalmasının gerekli olduğunu belirtti.

James Baldwin-Ben Senin Zencin Değilim

05 Aralık 2022
James Baldwin kendisinin ve ülkesinin hikâyesini katledilen üç arkadaşının hayatlarıyla anlatmak istemişti. Roman olarak tasarladığı bu düşüncesini hayata geçiremedi. Ömrü vefa etmediği için sadece 30 sayfasını yazabilmişti. O sayfaların da büyük kısmı dağınık notlar ve irili ufaklı fikirlerden ibaretti.

Yeni Anayasa Teklifine Bir Karşı Teklif

03 Aralık 2022
Anayasa Mahkemesi'ne gelince 22 üyesinden 20'sini meclisin seçmesi iktidara meclis çoğunluğunu elde tutması nedeniyle tartışmasız avantaj sağlamaktadır. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin diğer temel kurumların birçok kararının da incelenip kesin sonuca bağlandığı nihai makam olduğu dikkate alınırsa, buradaki iktidar yanlısı olası bir kadrolaşma diğer kurullarda sağlanmaya çalışılan tarafsız karar alma mekanizmalarının etkisini ortadan kaldırmaya yeter. İktidarın sol, sağ, muhafazakar, dindar, laikçi ya da başka bir görüşten olmasının önemi yoktur, çünkü iktidar iktidardır. Kendi görüşlerini tartışmasız uygulamak ve iradesini tüm devlet mekanizmasına geçirmek ister. İşte demokratik hüner bu ihtirası sınırlamaktadır.

Söz Yasaklanırsa

29 Kasım 2022
Aristo “İnsan konuşan hayvandır” derken bizi hayvanlardan ayıran en önemli özelliğin konuşmak olduğu vurgulamıştır. Montaigne, “İnsan yalnız sözle insandır ve yalnız sözle bağlanırız birbirimize” diyerek aynı gerçeği vurgulamıştır. Bundan olacak ki düşünce ve ifade özgürlüğü tüm özgürlüklerin anası sayılmıştır. Ancak düşünmek, konuşmak ve özgürlük, tarihin her döneminde yönetimlerce tehlikeli görülmüş ve kısıtlayıcı yaptırımlar uygulanmıştır. Çünkü düşünen ve konuşan kişiler her durumu sorgulayabilir ve yönetimin hoşuna gitmeyen gerçekleri dile getirebilir.

Tevazu, Vakar, İlim: İsmail Cerrahoğlu (1929-2022)

29 Kasım 2022
Peki! İsmail Cerrahoğlu’nu ‘hocaların hocası’ yapan, sadece onun alanın ilki olması mıydı? Kesinlikle değil. Bu kıdemiyet sadece halef-selefliği belirleyen bir kriterdir. Lakin bir alime ilgili alanda saygınlık kazandıran şey, onun açtığı ufuk, gösterdiği yol ve bıraktığı mirastır. Ayrıca öğrencilerinin onun ufuk-yol çizgisinde durup durmadığı ile doğru orantılıdır. İlmi kişiliğine, özellikle tefsir ilmine verdiği emeğe, bu yolda bıraktığı eserlerine, fikri mirasına ve öğrencilerinin tercihlerine baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliriz. Türkiye tefsir akademisinde kendisinden saygıyla bahsedilmesine neden de budur.

Gelenek Korunmalı mı?

25 Kasım 2022
Öte yandan kültür geçmişin birikimidir ve geleceğe yönelik söyleyebileceği şeyler sınırlıdır. Hele içinde bulunduğumuz hızlı teknolojik gelişmeler karşısında kültürün söyleyebileceği bir şey yoktur. Hiçbir kültür bilgisayar veya cep telefonunu nasıl kullanabileceğinizi söyleyemez. Ayrıca biz kültürü korumaya kalktığımızda korumaya çalıştığımız her kültür tarihseldir, güncel değildir. Hele geçmişimizdeki kültürel ögeleri korumaya ve hatta yeniden canlandırmaya kalktığımızda yaptığımız iş türbedarlıktır. Ne günümüze ne geleceğimize yönelik olarak bize yol gösteremez, yardımcı olamaz.

Entelektüelin Ötekileştirmeyle İmtihanı ya da Entelektüel Aklın Kategorizasyonu

25 Kasım 2022
Entelektüel, insanlık tarihinin ona öğrettikleriyle zamana, mekâna, olay ya da olgulara eleştirel bir noktadan bakmaya çalışır. Eleştirel düşünceye sahip olmak entelektüel duruşun temel koşuludur. Pek tabii olarak hepimiz önyargılara sahibiz. Eleştirel düşünce, başka bir ifadeyle önyargılarımızı fark etme ve anlama gayretidir. Entelektüel, fildişi kuleyi andıran bir soyutlama evreninde “doğruyu” bilen, bildiren bir özne değil, bizatihi hayatın içinde ve farkında olarak bize seslenendir. Bir entelektüelin okudukları, gördükleri, duydukları, çıkarsadıkları, edindikleri, öğrendikleri, anlayışları, kavrayışları, arayışları hasılı bütün birikimi ve tecrübesi ona soru sormayı ve cevaplar aramayı öğretir.