DÜŞÜNCE

Yetenek Mezbahasında Kanarya Şakımaz!

10 Eylül 2023
Düşünmeyi kafayı üşütmenin eşiği olarak gören, ishal olmuş hindi curutmasına (kıpırtısız oturma) benzeterek düşünme halini hemen neşeli bir sıradanlığa tağyir etmeyi başlıca görev olarak tanımlamış bir toplumda böyleleri nasıl ortaya çıksın?

Orada Bir Yer Var Uzakta: Taşkent, Semerkand, Buhara

03 Eylül 2023
Maturidinin kader anlayışı düşünce tarihinin en çetrefil meselesinde, eylemlerinde insanın sorumluluğu konusunun izahında en makul, ikna edici çizgiyi temsil etmektedir. Bir yanda “her şey önceden yazılmış çizilmiş, ne yapsak boş, yazılan başa gelecek, ama yine de insan sorumlu, günahının hesabını verecek” demeye getiren, akla ziyan, hiç de ikna edici olmayan bir kader anlayışı; diğer yanda ise bu defa tam tersine “her şeyi insan yapar” diyen insanın gözle görülür zayıflıklarını, acziyetini, hiç de kendi tercihi olmayan olguları (dünyaya gelmesi, cinsiyeti, ana-babası, dünyaya gelişinin yeri ve zamanını kendisinin seçmemesi, beklenmedik gelişmeler, büyük doğal felaketler, hayatın sürprizleri, vs.) görmezden gelen mutlak özgür iradecilik. İkisi de gerçekçi değil, ikisi de ikna edici değil, ikisi de afaki; biri ifrat, diğeri tefrit; biri gerçeği pozitif yönde zorlarken, diğeri negatif yönde zorluyor. İşte bu çetrefil bulmacanın çözümünde Maturidi’nin sunduğu reçete bir ilaç gibidir: insan cüzi iradesiyle tercihte bulunur, Allah insanın tercih ettiği eylemi yaratır; tercihi insan yaptığı için de eyleminden sorumludur!

Nijer Darbesi: Fransa Batı Afrika'daki Son Kalesini Kaybetti

21 Ağustos 2023
2013 yılında terörle mücadele bahanesiyle bölgeye giren Fransa, geçen yıl Mali’den ayrılmak zorunda kaldı. Mali’den çekilen Fransız kuvvetlerinin bir kısmı Nijer’e, diğer kısmı da Gine’ye çekilmişti.

Orada Bir Yer Var Uzakta: Seyahat Başlıyor

12 Temmuz 2023
Atalarımızın dediği gibi, söz uçar yazı kalır; yazı bir insanın sadece çağdaşlarına değil, gelecek kuşaklara da en güzel armağanıdır. Bundan bin yıl önce, beş yüz yıl önce, biz doğmadan çok çok önce yaşamış filozoflar, ilim adamları, seyyahlar o zaman düşündüklerini, gördüklerini, tanık olduklarını, izlenimlerini yazmamış olsalardı, bugün biz onları nasıl tanıyacaktık?