EĞİTİM

“Din Eğitiminde Yeniden Yapılanma” Raporu Üzerine

19 Mayıs 2021
İslami Düşünce Enstitüsü tarafından Şubat 2021’de açıklanan “Din Eğitiminde Yeniden Yapılanma” raporu üzerinde durulmayı hak ediyor. “İnsanın Anlam Arayışına Rehberlik” şeklinde iddialı bir alt başlık taşıyan rapor Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Görmez tarafından alanında uzman isimlerin katkısı ile hazırlanmış. Rapor zorunlu din dersinden imam hatip okullarına, DİB tarafından yürütülen yaygın eğitim faaliyetlerinden sivil alandaki din eğitimine uzanan geniş bir spektrumda mevzuyu ele alıyor.

Egemen Eğitim Söylemi Nerede Hata Yapıyor?

25 Nisan 2021
Türkiye’nin eğitim-öğretim sorunu ne öğretmen, ne mektep, ne materyal, ne yöntem, ne de motivasyon eksikliği vs. üzerinden tanımlanabilir. Yüzyılı aşkın süredir bu şekilde kurulan/kullanılan egemen eğitim söylemi bir çarpıtma söylemidir. Yaşadığımız eğitim-öğretim krizi “kültürel kamusal alan”ın niteliğinin hiç de süpriz olmayan bir sonucudur. Kamusal alnı güçlendirmeden, kamusal alanın niteliğini yükseltmeden yani toplumsal bileşenlerin kendi özgürlüklerini, özgünlüklerini, özerkliklerini kıskançlıkla koruyup ilgi alanlarını ve ilişki ağlarını sahiplenmedikçe okul işlevsiz bir kapatılma kurumu olmaya devam edecektir.

Orhan Pamuk'lar Eğitim Sisteminin Başarısız Birer Sonucudur

09 Ocak 2021
Diğer yandan bizde durumun biraz daha vahim olduğunu kabul etmek lazım. Dünyada bizim kadar merkeziyetçi pek fazla ülke kalmadı. Çok farklı coğrafi, sosyal, kültürel, ekonomik şartlarda bulunan 65 bin civarında okulu, 18 milyona yakın öğrenciyi ve neredeyse bir milyon eğitimciyi hala aynı merkezden yönetiyoruz. Bu, ‘şakaysa hiç komik değil, gerçekse çok komik’ dedikleri türden bir şey. Bütün kuralları, öğretmenleri, ödenekleri, hatta ders programlarını (müfredat) aynı merkezden belirliyoruz. Bakanlığın ve TOKİ’nin tip projeleriyle, Antalya’ya da Erzurum’a da aynı okul binalarını kuruyoruz.  Eğitim alanında en ufak bir özgürlüğü, kendine özgülüğü, esnekliği, değişikliği, lokal ihtiyacı ve deneysel çalışmayı kabul etmiyoruz.

Okulu Bir Devlet Kurumu Olmaktan Neden Çıkarmalıyız? (2)

28 Kasım 2020
İş adamlarının uysal ve itaatkâr biraz da teknik beceriler edinmiş işçiler eliyle fabrika bacalarını tüttürme hevesleri, devletlerin resmi ideolojiyi içselleştirmiş uysal ve itaatkâr vatandaşları yaratma ülküsüyle birleşecek ve modern eğitimin iki ana omurgası böylece oluşacaktı. Beklenen ve arzulanan ise endüstriyel toplumun deveranına ve kurumların otoritesine “uyumluluk” dışında bir cevabı aklına bile getirmeyecek bir nüfustu.

Hangi Öğretmen, Hangisi Öğretmen?

23 Kasım 2020
Kalabalık için hayat sloganlaşmış bir dizi basit ezber içinde geçiyor ve görünen o ki böylece nihayet bulacak. Bu ezberlerden biri de "kutsal öğretmenlik' mesleği ezberi. Mesleğin “değeri ve kutsiyeti”, icra edilirken maalesef biraz tartışmaya açık hale geliyor. Öğretmenlik kutsal bir meslek ve öğretmen değerli bir insan. Peki hangi öğretmen?

Okulu Bir Devlet Kurumu Olmaktan Neden Çıkarmalıyız? (1)

12 Kasım 2020
Sık sık medyatik bir fragman olarak karşımıza çıkarılan istisnaî “başarı” hikayelerinin alt metninde bu kurtuluş vaadinin canlı tutulma amacı vardır. LGS birincisinin filanca köyde yaşayan bir çoban olduğu haberi istisnaî başarıya –başarı ne kelime mucize!- işaret etmesinin yanında, zorunlu eğitim ideolojisinin propaganda makinesinin de muntazam çalıştığını göstermektedir.

Bu Şekilde Kapsamlı Bir Eğitim Reformu Neden Ol(a)maz?

06 Kasım 2020
Beklediğimiz başarının gerçekleşmemesinin önündeki engeller nedir? Yönetim zafiyeti mi var? Kadrolar mı yetersiz? Organizasyon mu problemli? Kullandığımız araçlarda mı sıkıntı var? Yaşadığımız problem, paradigma problemli mi? Araç-amaç denklemimizde mi yanlışlık var? Eğitim felsefemiz var da yanlış araç mı seçiyoruz? İnanmışlık/adanmışlık problemimizden mi kaynaklanıyor problem?