SEYAHAT

Baltıklar'dan Kalan

07 Temmuz 2019

Ramazan Bayramı’nı da kapsayan bir zaman aralığında Baltık Başkentleri turuna katıldım. İlk bakışta Baltıklar herhangi bir özelliği olmayan bir bölge gibi görülebilir.  Ama gidip görünce o malûm kanaat tekrar canlanıveriyor zihninizde: Her ülke kendine özgü bir karaktere ve o karakterin adeta vibrasyon yaparak yaydığı bir güzelliğe sahip.

21. Yüzyılda Maveraünnehir

01 Eylül 2018

Yıllardır bir efsane yada masalmış gibi duyduğumuz, muhteşem mimari yapılarını ve dünya ilim hayatına kazandırdığı ilim adamlarına ait eserleri ancak kitap sayfaları ve internetten gördüğümüz, dünyanın en önemli tıp ve felsefe eserlerini yazan alimlerden, gözün retinasını bulan ibn-i Sinan’ın doğduğu, yine ilk Türk astronomi ilim adamlarından Uluğ Bey’in, Ali Kuşçu’nun, Farabi, Biruni, İmamı Buhari ve İmamı Maturidi’nin yaşadığı, dersler verdiği zamanın en büyük ilim ve kültür merkezlerinden Özbekistandayız. 

Gezi Notları 2018

22 Haziran 2018

Farklı zamanlarda birkaç kez gittiğim Avrupa ülkelerinden Almanya-İsviçre-Fransa hattında bu kez farklı gözlemlerim oldu. İlk durağımız Gieβen. Bu şehir Hessen Eyaleti'nde ve Frankfurt’un kuzeybatısına düşüyor. Frankfurt’a 80 km. uzaklıkta ve 85 bin nüfuslu. Şehrin birkaç önemli özelliği var. İlki, II. Dünya Savaşı’nda en fazla bomba buraya atılmış ve en büyük hasarı bu şehir almış (6 Aralık 1944). Öyle ki şehirde taş üstünde taş kalmamış. Anlaşılacağı gibi şehir, 1945’ten sonra yeniden kurulmuş. İkincisi; Almanya’da üniversite öğrencilerinin en yoğun bulunduğu şehirlerden biri Gieβen. Kızım bu şehirde yaşadığı için buraya birkaç kez gelmiştim. Şehrin bir diğer özelliği de bir Matematik Müzesi'nin dünyada sadece bu şehirde bulunuyor olması

Paris'in Orta Yeri Ayasofya

22 Nisan 2018

Uzun bir süre sırada bekledikten sonra Notre Dame Kilisesi'ne girebildik. Haşmetli bir kapıdan içeri girerken aklıma ne Anthony Quinn 'in başrol oynadığı Hollywood yapımı sinema filmi ne de çocuklarımla izlediğim Walt Disney yapımı çizgi film geldi. Anlaşılmaz şekilde birden, bu kilisede cereyan etmiş, iki ayrı olayı hatırladım. İlki ölümle, ikincisi tutuklama ile sonuçlanmıştı...

Şehrin Geri Dönüşü*

27 Mart 2018

Bugün artık şehirleri aylaklar gibi dolaşmıyoruz. Bir zamanlar flanörlerin gözbebeği olan yerler, müzeler, pasajlar, kütüphaneler birer 'City'e dönüştüler. Tüketim toplumunun rüzgarına kapıldılar. Şehir hayatını gözlemleyerek keşfetmek ve tanzim etmek peşine düşen yeni 'Flanör'ler türedi zamanla. Onları; bir bakıyorsunuz Tüyap Kitap Fuarı'nda, bir bakıyorsunuz İstanbul Sinema Günleri'nde, bir bakıyorsunuz Boğaziçi Koşusu'nda görüyorsunuz...Avrupa'da da durum farklı değil. Eksiği yok, fazlası var! Street Day, Love Parade, City Fest olarak sürüp gidiyor bu silsile... Flaneur yerine Passerby kullanılması, müzik ve sanat festivalleri ile spor etkinliklerinin düzenlenmesi olayın yönünü - gerek biçim gerek içerek olarak - tamamen değiştirmiş gözüküyor. Kısaca, flanör için şimdiden başka bir isim aranılsa yeridir.

Viyana’dan Amman’a Açılan Yol

Rukiye Sancar
08 Ekim 2017

Viyana-Amman iki şehir; biri Batı’da, diğeri Doğu’da iki ayrı dünya. 2017 yılı Kurban yardımı için Rahma Austria Derneği adına gözlemci olarak Ürdün’e giden gruptaydım. Çevreyi gözlemlemek, kurban dağıtımı, aile ziyaretleri, yetimhane ziyaretleri ve yetim çocuklara hediye dağıtımı gibi sorumluluklarımız vardı. Grubumuz çok renkliydi. Türkiyeli, Bosnalı, Filistinli arkadaşlarla yolculuk yaptık. Amman havaalanında uzun bir kontrolden geçtikten sonra, şehre doğru yola çıktık. Şehre giden yol bana adeta Ankara’daki havaalanından şehre giden yolda gidiyormuşum hissini verdi. Daha önce de arkadaşlardan “Ortadoğu’da Ürdün, Türkiye’ye en fazla benzeyen ülke” duymuştum, bunu şehre giderken hissetmek ilginç, bir o kadar da güzeldi. Ankara’daymışsın gibi bir duygu yaşarken, içinizden neler neler geçiyor; bu coğrafyada yaşayanlarla aynı dini paylaştığınız, ortak tarihe sahip olduğunuz, benzer kültürel değerlerinizin olduğu gibi düşünceler İbni Haldun’un, “Coğrafya kaderinizdir” sözünü hatırlatıyor.

Moğolistan Gezisi VI

16 Nisan 2017

Bu gezi vesilesi ile Çin esareti altındaki Doğu Türkistan'dan sığındıkları Moğolistan'ın değişik bölgelerine yayılmış Kazak kardeşlerimizin kucağına yüreğimizin bir parçasını bıraktık ve Türkiye'mize döndük. Hayatımızda bir ilk olarak tanıştığımız, görüştüğümüz ve hasret giderdiğimiz siz kardeşlerimizi, Canerbek, eşi Hilda hanım, oğlu Nurbek ve kardeşleri, Asgar kardeşimiz, Devranbek, Serik ve kaldığımız medresedeki diğer kardeşlerimiz ve Karadenizli-Ordulu Hasan. Haklarınızı helal ediniz. Sizleri hiç ama hiç unutmayacağız. Allaha emanet olunuz.