DÜŞÜNCE

Etnos’tan Polis’e Yol Bulamamak

20 Şubat 2021
Maliyetli ve izaha muhtaç olan diğer husus ise birincisiyle bağlantılı şekilde toplumsal kesimleri özne olmaktan çıkartan, şahsiyetsizleştiren, kişiliksizleştiren yerleşik ilişki. Bir taraftan güçsüz kılan diğer taraftan kimliği ve kişiliği tahrip eden bu ayartıcı ilişki, “resmi hakikat düzeni”nin meşruiyet sağlayıcısı olarak kodlananı “özne”leştiriyor; eşzamanlı olarak diğerlerini de sakıncalı, bir tür rüşdünü ıspatla mükellef pre-vatandaş olarak konumlandırıyor. Dolayısıyla toplumun belirli kesimlerini diğerleri aleyhine bizatihi kendisi kayıran bu düzenek, devleti ele geçirilmesi gereken bir yapıya dönüştürmekle kalmıyor aynı zamanda devlet ile toplumun birbirine karşı konumlandığı ve büyüklük ile gücün ancak devlet-toplum arasındaki ilişkinin asimetrik olarak geliştiği ölçüde gerçekleşebileceği gibi çarpık bir düzleme kaydırıyor.

Türküler Bu Yurdun Kanla ve Gözyaşıyla Yazılmış Tapusudur

18 Şubat 2021
Aşık Veysel’deki tasavvufi derinliği ve irfanî kültürü fark edemeyecek kadar sığ ve cahil; Neşet Ertaş’daki Yunus’ça edâyı ve ârifâne terbiyeyi anlamayacak kadar ruhsuz ve nobran olanların, bu ve benzeri isimleri cehaletle itham etmelerinden doğal ne olabilir ki… Fakat hiç endişeye gerek yok: Yeryüzünde Türkçe ve Türkler olduğu sürece türküler de hep olacak… Çünkü türküler, bu yurdun kanla ve gözyaşıyla yazılmış tapusudur.

Buridan'ın Eşeği

16 Şubat 2021
Kadınlar erkeğe Allah'ın bir emanet midir? Eğer bu doğruysa "emanet malın canı az olur" deyişini derhal tedavülden kaldırmak lazım. Güçlü olan ötekini tanımlar kuralı, değişmeden devam ediyor. Burada cinsiyet ayrımı da söz konusu değildir. Ancak kuralı belli bir görüşe, hele de bir inancı referans göstererek uygularsanız, tanımlama kurumsal bir nitelik kazanır. Bu durumda bireysel reddiyeler etkisiz ve anlamsız kalır.

Siyasal Tercih ve Bilinç Kırılması

15 Şubat 2021
Bütün bunlar yurttaşların siyasete, siyasal kişi ve kişiliklere, siyasal kurum ve örgütlere, siyasal olay ve konulara ilgisizliğini açıklamak için yeterlidir. Oy kullanma oranlarında bu denli hızlı düşüş neden gözlenmektedir? Sorusunun cevabı da, Bilinç Kırılması kavramında bulunmaktadır. Hatta siyasal konuları bile insanların konuşmaktan imtina etmesinin altında da bilinç kırılmasının neden olduğu duyarsızlık ve yoksunlaşma gizlidir.  

Şiddet ve Utancın Gölgesinde Fransa'nın Cezayir Açılımı

13 Şubat 2021
Daha dün -hoş evvelki gün olsa ne değişir ki- Setif’te katlettikleri insanların kelleleriyle top oynayan, hıncını alamayıp bir iple bağladıkları kelleleri anahtarlık gibi çeviren, hatta bu katliamı sözde kendileri adına daha eğlenceli kılmak için tecavüz ettikleri kadınların çıplak bedenleriyle resim çektirenler bugün gizemli bir özrün peşindeler. Rahime Hatun son nefesini verirken “bedenimi namahreme bırakmayın” diye yalvarmıştı. Na’şının namusunu dert edinen Müslüman kadın böyledir. Utancın kokusu sinmiş bedenini yıllardır gözyaşlarıyla yıkayan kadınların bazıları muhtemelen hala hayattadır. İnsanoğlu, soykırıma rahmet okutacak bu drama hala bir isim bulamadı.

Siyasal Tercih ve Özne Yarılması

09 Şubat 2021
Makul ve mantıklı bir açıklama, ikna edici bir argüman bulunmamakla birlikte, Türkiye’de ve dünyada kahir ekseriyetin siyasal konulara ilgisi azalmıştır. Sokaktaki 10 kişiye sorsanız size, üç bakanın ismini arka arkaya sıralayamaz. Aynı 10 kişiye birkaç gün önce adı skandala karışan oyuncuyu veya rakip kalenin filelerini havalandıran futbolcunun adını sorun, aradığınız cevabı çoğunda bulursunuz. Yani “seçmen neden oy verir” değil, biz, “seçmenin siyasete ilgisi neden tükendi” sorusuna cevap arıyoruz.

Eğitim-Öğretimde Mecburi Paradigma Değişimi : Çağ Dönümünü Doğru Okumak

08 Şubat 2021
Dijital öğretim-dijital ortamda öğretim hep var olacaktır. Pozitif ve sosyal bilimler sahasında “öğrenmek-öğretmek” dijital ortamda da mümkündür. Pratik gerektiren öğrenme süreçleri için okul kullanılacak, teorik bilgiler dijital ortamda öğretilecektir. Okullar; spor, sanat, atölye, kulüp, laboratuvar, sahne, saha kavramları etrafında tekrar kurgulanarak kendini keşfetme, kendini ifade etme ve sosyalleşme alanına dönüşecektir. Bu şekilde okul; çocuğun yetenek, ilgi ve potansiyelinin keşfedildiği, ortaya çıkarılıp geliştirildiği, kendisini ifade edebildiği, sosyalleştiği bir mekâna dönüşecektir.

‘Doğduğun Ev Kaderindir’de Geleneksel ve Modern Olanın Çatışması

05 Şubat 2021
Doğduğun Ev Kaderindir dizisi yayımlandığı ilk günden ilgimi çekti. Kuşkusuz sanat eserlerinde bu izleyicinin ilgisini çekebilme hali eser ve izleyici arasında özel bir bağı yansıtır gibi görünürse de bu görüntü yanıltıcı da olabilir. Zira bir bakarsınız ki o özel bağ sadece tek bir izleyici ile kurulmamış, meğer o izleyici gibi o diziyi izleyen başkaları da varmış. Yani eser çok sayıda ayrı kişiyle özel bir bağ kurabilme başarısını yakalamış. Bunu rating rakamlarında gözlemliyoruz. Diğer izleyicileri bilemem ama beni ekrana bağlayan dizide yakaladığım sosyolojik ögeler oldu.

Ekonomi ve İnanç İlişkisi

04 Şubat 2021
Kültür ile zenginlik arasındaki ilişki konusunda yapılan çalışmalarda karşımıza iki önemli husus çıkar; biri kültürün kaynakları,  ikincisi ise benzer kültürlerde yaşadıkları halde sonucun farklılıklar göstermesi.  Ekonomistler burada tarihin oynadığı role bakmayı önerirler. Bazı araştırmacılar bunun yüzlerce yıllık değişimlerin bir sonucu olduğunu ileri sürer.

Kazakistan da Latin Alfabesine Geçiyor Ama...

01 Şubat 2021
Türk dünyası için şimdi bağımsız ve büyük düşünme zamanıdır. Alfabe birliği bizi dil birliğine götürmese de ortaklıklarımızı artıracak, birbirimizi anlamamıza yardımcı olacaktır. Türkmenistan ve Özbekistan 1993 yılında kabul ettikleri Latin alfabelerinde 1995’te iyileştirme yaptılar. Her iki ülke de tam anlamıyla Latin alfabesine geçmiş değildir. Alfabelerini güncellemek, çerçeve alfabeye dâhil olmak için hâlâ zaman ve fırsat vardır. Özbekistan şu günlerde alfabesini yeniden tartışmaya açmıştır. Duyduğumuza göre, bir alfabe değişikliği yaparak Latin alfabesine tam geçişi gerçekleştireceklerdir.