DÜŞÜNCE

Okulu Bir Devlet Kurumu Olmaktan Neden Çıkarmalıyız? (1)

12 Kasım 2020
Sık sık medyatik bir fragman olarak karşımıza çıkarılan istisnaî “başarı” hikayelerinin alt metninde bu kurtuluş vaadinin canlı tutulma amacı vardır. LGS birincisinin filanca köyde yaşayan bir çoban olduğu haberi istisnaî başarıya –başarı ne kelime mucize!- işaret etmesinin yanında, zorunlu eğitim ideolojisinin propaganda makinesinin de muntazam çalıştığını göstermektedir.

Ahlaksız Ahlaklı

01 Kasım 2020
O vakit insanlar; bir takım değerleri “görünür şart ilkesi” mucibince rakibinin gözüne sokup kendisine arka çıkacak kalabalık bir kitleyi peşine takarak çıkar sağlamak ahlaksızlığından neden vazgeçmez? Birkaç temel erdem üzerinde anlaşmış bir toplum neden var edilemiyor? Kişilerin ahlakı toplumun ahlakıdır. İnsanlar tek tek değişmedikçe toplum değişmez. İnsanlar tek tek ahlaklı ise o toplum ahlaklıdır. İnsanlar tek tek ahlaksız ise o toplum ahlaksızdır.

Varlığın Anlaşılma Güçlüğü ve Sosyal Bilimcinin Metodolojik Korkusu

01 Kasım 2020
Doğa bilimlerinin metodolojisinden farklı, sadece sosyal bilimlere ait bir episteme ve metodolojinin oluşturulması ise yine insan varlığının anlaşılmasından çok ne yapması gerektiğini tayin eden bir anlayış ortaya çıkarmaktadır. Bu yüzden Foucault’ya göre insan bilimlerine ait olduğu söylenen metodoloji belirli bir söylemden öteye gidememekte bu yönüyle de bilimsel bir kimlik kazanamamaktadır. Dolayısıyla sosyal bilimler alanında çalışan bir bilim insanının doğa bilimleri alanındaki metodik korkudan farklı olarak metodolojik bir kararlılığa sahip olamamasından ötürü yaşadığı tedirginlik kendisinde metodolojik bir korku oluşturmaktadır.

Deprem Bize Neyi Hatırlatır?

30 Ekim 2020
Deprem bize akıl ve bilimle yol aldığımız takdirde hayatta kalmayı hatırlatır. Deprem bize, malzemeden çalınca, birileri buna göz yumunca, sorumlular görev istismarı yapınca sadece insanları aldatabileceğimizi ancak  bu durumu doğa kanunlarının yutmadığını, yaptırımının ise ölüm olduğunu, bu nedenle bize dürüst olmamız gerektiğini hatırlatır.

Covid ile Gündelik/Yakın İlişkiler Nasıl Test Edildi?

28 Ekim 2020
Somut göstergeler olmasa da insanlar, yakın çevrelerindeki kişilerle kurduğu samimi veya yüzeysel ilişkilerini test etmiş oldular. Bu süreçte zorunlu olarak hayatımızda olan ve olmasını istediğimiz kişileri en yakından uzağa doğru sıralayabildiğimiz bir ölçek gelişti. İşin daha da ilginci, Covid’le gerçekleşen ilişki testi, Covid sonrası süreçte de bir bakiye olarak varlığını sürdüreceğe benziyor.

10 Derste Fikri İktidar Olmanın Yolları

27 Ekim 2020
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fikri İktidar olamadık tespiti bir durum tespitinden ziyade bir kabullenmedir. İktisadi alanda yapılan; alt yapı yatırımları ya da inşaat temelli kalkınma modelinin kültürel anlamda bir müteahhitliğe sebep olmadığı aşikardır. 18 yıllık iktidar sürecinde bilimde, sanatta elle tutulur, gözle görülür başarıların ya da çıkışların olmaması bu durumun ispatıdır.

Pakdil, Aliya veya Efsaneleştirerek Etkisiz Kılmak

27 Ekim 2020
Unutmamak lazım ki; odağında bu insanların yer aldığı iddialı anmalarımız ancak bu tür işlevleri varsa önemli ve anlamlıdır. Aksi taktirde sofistike bir sessizleştirme/susturma taktiği de olan/olabilen anmaların günümüz dünyasında daha çok bu yönleriyle, görev savıcı bir ritüel olarak, kullanıldıklarını biliyoruz. O yüzden anmalarımızdaki aşırılık biraz da içeriğe olan uzaklığımızdan, o uzaklığı görünmez kılma telaşımızdan kaynaklanmıyor değil.

Soybağlarından Para Kazanılan Çocuklar Konusundaki Duyarsızlığımız

Evlilik dışı veya ensest ilişkiden dünyaya geldiklerinin deşifre edilmesi çocukların adeta damgalanmasına yol açar. Bu ise çocukların kendini değersiz hissetme, suçluluk duyma gibi duygular yaşamalarına neden olacaktır. Program tarihinde yaşları çok küçük olan çocukların ise damgalandıkları için bu duyguları ileriki yıllarda yaşamaları kaçınılmazdır.

Emmanuel Macron'un "Ayrılıkçılık" Yasası Fransa'da "Birlikteliği" Sağlar mı ?

20 Ekim 2020
Laik cumhuriyeti önceleyen, bireyi ve sivil toplumu devlet otoritesini ve yasaları kullanmak suretiyle ortak bir milli irade içinde uzlaştırmaya çalışan jakoben Fransız ruhu bugün bütün canlılığı ile varlığını sürdürmektedir. Bu anlayış bizim için ne kadar kabul edilemez ise en azından bir kısım Fransız aydını açısından da benzeri söylemlerin dile getirildiğini görmekteyiz. Adı ve içeriği her ne kadar daha uzlaşmacı bir hale getirilse de bu kanun birkaç ay sonra karşımıza çıkacak.

Yazma ve Konuşma Ahlâkı: Çamur At İzi Kalsın

20 Ekim 2020
Günümüzde sosyal medya denen uçsuz-bucaksız alanda yazılan yazılar, yapılan konuşmaların önemli bir kısmı bilgi ve haber kirliliği yaratıyor ve hatta niyeti hâlis olmayan insanların minberi hâline gelmiştir. Son zamanlarda iç ve dış medyada yazılıp çizilenler ve sarf edilen ölçüsüz sözler aklı selim bir insanı ciddi anlamda düşündürüyor, ümitsizliğe sürüklüyor. Takriben kırk yıldır hasbelkader ilmî ve fikrî yazılar yazan bir insan olarak beni derinden inciten, vicdan ve ahlak anlayışıma sığmayan bir konuyu örnek olarak vermek istiyorum.