DÜŞÜNCE

“Kültüre, İktidar Olmak” veya “Kültürel İktidarı Sağlamak” Üzerine Bir Derkenar

06 Mayıs 2021
Cumhurbaşkanı’nın kastettiği “kültürel iktidarı sağlamak” meselesinin; sağlık, ekonomi, imar ve bayındırlık ve askeriyede uluslararası düzeyde sağlanmaya çalışılan itibarın ve gücün eğitim ve kültürde de sağlama çabası olarak algılamak isterdim. Fakat konuşmanın-metnin tamamına bakıldığında kast edilenin “kültürüne ve köklerine yabancılaşmış” yaklaşımlara atıfla “yerleşik bir hegemonyanın” yerinden edilerek yerine farklı bir gücün ikame edilmesi gereği olduğu anlaşılır. Ayrıca siyasal iktidarın, kültürün kurucusu veya inşacısı olmasının ne kadar doğru olduğu da tartışılmalı bir mevzudur. Tıpkı bir dönem “dindar neslin” devlet veya siyasal iktidar eliyle gerçekleştirilmek isteyişin yanlış olduğunu düşündüğüm gibi “kültüre, iktidar” olmayı da yanlış buluyorum ve siyasal iktidarların “kültüre, iktidar” olmasının sorunlu olduğunu düşünüyorum.

Pandemi: Evren Karşısında Acizliğimiz

03 Mayıs 2021
Dünya tabiat karşısındaki acziyetini her an yaşarken, diğer taraftan mikrobiyologlar hummalı bir şekilde aşı bulmak için gece gündüz çalışıyordu. Ve fakat aşı konusunda da bazı insanlarının zihni epeyce bir karışıktı. Aşı karşıtı lobiler bilimsel gerçeklikten ve delilden uzak çarpıtılmış bilgi(!) ve bulgularını (!) pazarlamaya başladı. Ancak unuttukları çok önemli bir gerçek vardı; insanlık tarihi boyunca ortaya çıkan salgınlardan korunmanın tek yolu aşılanmaktan geçiyordu.

Bir İdeal Adamının Hikayesi: Dağlar Sana Gelmezse

02 Mayıs 2021
Bu iklimde, bir adam çıkmış ve bölgesel bir kalkınma modeli oluşturduğunu iddia ediyordu. Son yıllarda hiçbir sorununa çözüm bulamamış bir ülkede, böylesi bir inanç ve gayret çıkışı ancak romantik ve beyhude bir çaba olabilirdi.

1 Mayıs Bir Muhasebe Çağrısıdır

01 Mayıs 2021
Neredeyse her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırlarında bir yaşama mahkûm edilen milyonlarca çalışanın varlığı bile çok büyük ve temel bir insani, ahlaki sorun olarak önümüzde duruyor. Aynı şekilde sosyal, kültürel haklarından kabul edilmesi mümkün olmayan bir takım yasal düzenlemelerle mahrum bırakılan, inançlarından, ideolojik-politik görüşlerinden dolayı baskı ve şiddet gören, mağduriyet yaşayanların çokluğu umut kırıcı düzeydedir. Asimilasyonun, yok saymanın, baskının, şantajın, manipülasyonun sistematik bir şekilde işlediği, insan onurunu ve izzetini periyodik şekilde aşındıran politikaların ve ekonomi-politik bir ilişki ağının işler vaziyette olduğu da ortadadır.

Camiler Zihniyetimizin Göstergeleri mi?

01 Mayıs 2021
Biz nasıl cami deyince 16. yüzyılda Mimar Sinan’la kemale ermiş örnekleri anlıyor ve şimdi de onlara ne kadar öykünürsek o denli güzel işler yaptığımızı düşünüyorsak ve Orta Asya’daki örnekleri bize göre daha basit görüyorsak onlar da mütekamil örnekler olarak 14, 15. yüzyılda inşa edilmiş camileri örnek alınacak eserler olarak görüyorlar. Aslında biz de onlar da bu psikolojinin dışına çıkarak hayata bakabilsek birbirimizden farkımızın olmadığını, birimizin hadiselere 14. yüzyıl, diğerimizin de 16. yüzyıl perspektifiyle baktığımızı göreceğiz.

Değerli Hiçlik: İnsan

30 Nisan 2021
İnsan kendi dışındaki varlıkların varlığına şahit olduğunda mükevvenat tamamlanmış olur. Ve varlığı tamamlayan insan ölünce “kâinat” da ölmüş olur. Kainatın sonsuza dek yok olmaması için de ölümden sonra tekrar dirilerek varlığın yaşadığına şahit olmak iktiza eder. Ve insan “mutlak varlığın” ebedi bir varlık olarak var olduğuna şahit olur. Ve yaratılışındaki amaca uygun biçimde şahit olmaya devam eder.

Kripto/Dijital Para Ne Kadar Güvenli

29 Nisan 2021
Elbette dijital/kripto hesaplar çok daha devasa ve uluslararası bir konu olup, şekillenmesi zaman alacaktır. İlerleyen zamanlarda muhtemelen bugünkü devlet paralarının yerini alacak ve her birinin güvenilirliği ve değeri şimdiki devlet paraları gibi birbirinden farklı olacaktır. Böyle global bir projede hiçbir ülkenin dışarıda kalabileceği düşünülmemektedir. Zira ekonomilerde asıl olan ağırlık merkezini oluşturmaktır. Günümüzde bu ağırlık merkezi önemli ölçüde kapitalizmde olup, mevzubahis ürün de kapitalizmin yeni bir enstrümanıdır.

Ermeni Meselesi, Gülbeyaz, Nazlı, Sir Mark Sykes, Bitmeyen Hikaye

25 Nisan 2021
Gülbeyaz ile Nazlı’nın gözyaşları içinde öpüp koklaşarak ayrıldıkları, asla bir daha birbirlerini göremeyeceği o trajik hikaye böylece başlamış oldu… Gülbeyaz bir köyde kaldı. Nazlı ise askerlerin, tarihin önüne açtığı bu uzun yolda minik adımlarıyla göz yaşları içerisinde kaderini yaşamaya başladı. Ve bir daha asla annesini de görememişti. Bu hikaye benim anneannemin hikayesi…Sarı Gelin’in değil ama Nazey’in hikayesiydi.

Egemen Eğitim Söylemi Nerede Hata Yapıyor?

25 Nisan 2021
Türkiye’nin eğitim-öğretim sorunu ne öğretmen, ne mektep, ne materyal, ne yöntem, ne de motivasyon eksikliği vs. üzerinden tanımlanabilir. Yüzyılı aşkın süredir bu şekilde kurulan/kullanılan egemen eğitim söylemi bir çarpıtma söylemidir. Yaşadığımız eğitim-öğretim krizi “kültürel kamusal alan”ın niteliğinin hiç de süpriz olmayan bir sonucudur. Kamusal alnı güçlendirmeden, kamusal alanın niteliğini yükseltmeden yani toplumsal bileşenlerin kendi özgürlüklerini, özgünlüklerini, özerkliklerini kıskançlıkla koruyup ilgi alanlarını ve ilişki ağlarını sahiplenmedikçe okul işlevsiz bir kapatılma kurumu olmaya devam edecektir.

İnsanofobia

24 Nisan 2021
Bir türlü dilim dönmedi Islamofobya demeye. Kelime ya da kavramı zaman zaman ‘gavur’ Avrupa ve efradına yönelik bilinçaltı öfkemizi meşrulaştırmak için kullanıyoruz. Kelimeyi Türkçeleştirmeden kullanmak olaya daha gizemli bir hava katıyor sanırım; İslam düşmanlığı değil, İslamofobya. Düşman kim? Tabii ki Avrupa. Ama biraz yakından bakınca gördüğümüz ne? Bu İslamofobik Avrupa’da yaklaşık beş milyon Türk ve diğer Müslüman ülkelerden bunun iki üç katı müselman yaşıyor. Sadece Almaya’da 900 cami var. Demek ki bir de İslamofobik olmasalardı, Avrupalılar kendi ülkelerinde kesin azınlığa düşerlerdi.