DÜŞÜNCE

Mahkeme Kararı mı Kamu Vicdanı mı?

13 Aralık 2020
Bu nedenle tacize uğrayan kadınlar konuyu sosyal medya yoluyla kamu vicdanına taşımışlar. Kamu vicdanının yargısı o kadar ağır ki. Bu yargı sonucu kişiler infazlarını kendi elleriyle gerçekleştirmişlerdir. Biri itiraf ederek sosyal itibarını sıfırlamış diğeri ise kendine idam cezası vererek canından olmuştur. Burada üzerinde durulması gereken şey suç ve ceza arasında adil bir dengenin oluşması, böylelikle mağdurun yüreğini soğutması, suçlunun ise orantısız bir ceza ile haksızlığa uğramamasıdır.

İnsanlığını Arayan İnsan

12 Aralık 2020
Dikkatinizi çekiyor mu, tembelliği, üşengeçliği, okumazlığı, düşünmezliği, kısacası cehaleti yüzünden kendine ait bir fikri ol(a)mayan pek çok kişi, hep başkalarının dedikleri ve yapıp ettikleri üzerinden kendilerini var etme çabasında. Ancak ne var ki, içselleştiremediği fikirleri kendisine mal etmeye kalkışmak, bedenini kapatmayan giysilerle ortalık yerde dolaşmaya benziyor.

Yapay Zekâ Çağında Saltanat Tartışması

06 Aralık 2020
Teorikte tutarlı, pratikte dünyanın herhangi bir yerinde uygulaması olmayan demokrasi. İslamcılar muhalefetteyken “6 cahilin 4 alimi yönetmesi” biçiminde ifade edip, bu nedenle “ilericiler” tarafından mürteci olmakla suçlandıkları zamanlardan; İslamcıların iktidara geldikten sonra demokrasiyi kutsadıkları “demokrasi şehitlerinden” bahsettikleri, buna karşılık “ilericilerin” demokrasinin çoğunluğun iktidarı olamayacağını söyledikleri hatta bazılarının daha ileri gidip “dağdaki çobanla profesörün oyu bir mi” diyerek demokrasi denilen şeyin pratikte karşılığı olmadığını ifade ettiği bir zamana geldik.

Evrensellik Yerellik Derken

06 Aralık 2020
Evrensel sözlerin yerele kıstırılarak yerelin algılayışına, algısına, anlamlandırışına, anlamasına, giderek bu yerel anlamın söze dökülmüş hali olan yorumuna dönüştürülmesinin bir düşünce üretme hatası olduğu kanısındayım. Sözümüzün evrensel olma iddiası varsa onun kapsayıcılığının da geniş olması gerektiğini kabul etmeliyiz. Daha sosyolojik ifade ile ikincil ilişkiler dünyasını birincil ilişkilerin sınırları içinde kalarak kuramayız. Birincil ilişki ağının yüz ölçümü ikincil ilişki ağını kapsamaya yetmez.

Düşünmenin Dayanılmaz Ağırlığı

05 Aralık 2020
Thomas More, yazdığı Utopia ile kilisenin söylediklerine ters düştüğü için öldürüldü. Fransız devrimini yapanlardan olduğu halde, işlerin kontrolden çıktığını gören ve "Bu kadar terör fazla" diyen Danton idam edildi. Fransız bilim adamı Antoine Lavasier, salt Fransız devrimine karsi oldugu için "Cumhuriyet'in bilginlere ihtiyacı yoktur" denilerek idam edildi.

Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları Üzerine

04 Aralık 2020
Söz konusu kurulların içeriğine, yöntemleri ve hedeflerine ve bünyesinde bulunanlara kişilere bakıldığında bu kurullar “öylesine” oluşturulmuş sembolik bir konuma sahip bulunmaktadır. Oysa koca bir devletin imkanları açısından kurulun niteliği ve programı böyle olmamalıydı. Kurulların yeniden inşa edilmesi olabilir mi bu da mümkün görünmemektedir. Çünkü çıkarıldığında kırılacak “çok saygın” isimlerin varlığı söz konusu... Neticede bu kurullar başka şekilde inşa olunabilirdi ama olmamış. 

Adaletin Şirazesi ya da Suçluları Televizyondan İzleyen Mahkum Nevzatın Hikayesi

30 Kasım 2020
Nevzat, Samsun’da felsefe öğretmeniydi. Kent Kültürü adında başka bir derginin sahibiydi. Aynı zamanda (Halil) Cibran adında bir kafe işletiyordu. Okur-yazar ekibin tek esnafıydı. Kim işsiz kalsa Cibran’ın kasası ona emanet edilirdi.  Kahvenin camında “Garibana çorbası verilir.” yazardı. Şehrin delileri, yoksulları, kimsesiz yaşlıları, sokak çocukları… Gidip müşteri gibi oturur, çorbalarını içer, sessizce giderlerdi. Bir garsonu, böyle birini hakir görmüştü bir gün. Nevzat: “Kardeş buranın patronu onlardır. Öbür müşterilere çorba parasını denkleştirmek için tahammül ediyoruz.” demişti.

Galata Bankerleri ve Duyun-u Umumiye

25 Kasım 2020
Duyun idaresinin kurulması son dönem Osmanlı tarihi için önemli bir dönüm noktası olarak telakki edilebilir. Bu idare Osmanlı gelirlerini devlet içinde devlet misali topluyor, hissedarlarına dağıtıyordu. Bu idare sayesinde verdiklerini geri alacaklarından emin olan Avrupalı sermaye çevreleri, Osmanlı Devleti’ni yeniden borçlanmaya özendirmeye, bunun için fırsatlar oluşturmaya başladılar. Bu idarenin kuruluşundan sonra Osmanlı ekonomisinin gittikçe genişleyen bir alanı yavaş yavaş yabancı denetimi altına girmiş ve bu Osmanlı hazinesini değil, yabancı vergi sahiplerini güçlendirmeye başlamıştır.

Bir Dostun Aziz Hatırasına

25 Kasım 2020
Bizi bir sonbaharda bırakıp gittin. İnadına mı yaptın ! Diyeceksin ki bu toplumun sonbaharı bitmez. Zaten hep gerçekçiydin. Ama ne gerçekçilik ! Gerçekciliğin hakikatin dili olması bakımından bazan hayallerimizi üstüne bir balyoz gibi iniyordu. Bize düşen o  parçalardan yeni çözüm kombinasyonları üretmekti. Sen bizim vicdanımızın denetleyici bir parçasıydın.

Kurtarıcı Beklemek

19 Kasım 2020
Başımıza gelenler (belki de bişey gelmedi, ben kuruntu yapıyorum) cehaletten değil. Bugün, önceki dönemlerle karşılaştırılmayacak kadar bilgili, hatta âlimiz. Aksayan bir iş, bir sorun, tarih, felsefe, sanat, hele din konusunda aklınıza ne gelirse bir mevzu söyleyin, onlarca öneri, cevap, çözüm anında elinizin altında. Öyleyse sorunumuz cehalet değil. Değilse ne!