DÜŞÜNCE

Soylu, Kaplan ve STK Yasası: Bence Daha Fazlası

05 Ocak 2021
Bırakın ilkesel açıdan savunmayı pratik/pragmatik açıdan bile izahı mümkün olmayan bu tarz iş ve işlemler bu ülke için kapan hüviyetindedir. İnsanların aidiyetleri, kimlikleri üzerinden niyet okumalar ile kriminalize edilmelerinin ve müdahaleye açık halde tutulmalarının ne devlet ne de toplum için kabulü mümkündür. Toplumu şaibeli kılacak, devletin keyfi müdahale alanı haline getirecek uygulamalar sadece toplumu güçsüzleştirmeyecek aynı zamanda devleti paranoyak bir hale sürükleyerek hem zafiyetini arttıracak hem de meşruiyetini aşındıracaktır.

10. Yılında Arap Baharı : Hayal Kırıklıkları ve Umutlar

01 Ocak 2021
Hali hazırda Arap Baharı’nın başarısız olduğu yönündeki kanaatler çok yoğun olarak bölge içinde ve dışında telaffuz edilmektedir. Baharın yaşandığı ülkeler açısından baktığımızda, şu an Suriye, Libya ve Yemen’de mezhep ve kabile temelli iç savaşlar devam ediyor. Mısır’da yine askeri bir darbe yönetimi, Tunus’ta seçimlerin yapılabildiği istikrarsız bir demokrasi, Bahreyn’de ise baskı altında bir düzen. Bu ülkelerde yaşayan insanların hiç birisi siyasal özgürlük ve refah anlamında devrim öncesindeki dönemden daha iyi durumda değiller.

Roboski, Vicdan ve Türkiye’nin Beka Sorunu

28 Aralık 2020
Devlete ilişkin bu ayırıcı ve önemli vasfın askıya alınması daha önceleri müteaddid kereler deneyimlendiği üzere devleti daha güçlü ve emniyetli kılmıyor. Devletin uhdesinde hesap verilmez alanları çoğalttığımızda veya devletin âli menfaatleri(!) namına atılması gereken bazı adımlardan imtina ettiğimizde bu ülkenin birliği, dirliği adına iyi şeyler yapmış olmuyoruz. Tarihsel-toplumsal hayatımıza üzeri örtülmüş, karanlıkta bırakılmış hadiseleri biriktirerek ancak ayağımıza pranga bağlamış oluruz. Acı gerçeklerle yüzleşmek, hatalarımızı-eksikliklerimiz-yanlışlarımızı görmek onları gizlemekten, onları olmamış gibi davranmaktan, ne kadar zor ve maliyetli olsa da, bin kat daha evladır.

Bize Mahsus İstikrarlı Çatışma Zamanları: Bayramlar ve Yılbaşı

27 Aralık 2020
Taraflar; artık birbirlerini etkisizleştirecek, yok edecek, birbirine mevzi kaybettirecek “ölümcül” bir dilde birleştiklerini fark etmek zorunda. Hiçbir tarafın, kendi tarafına kazandırabileceği bir zafer yok. Farklı taraflar değil de yok edici dilde birleşen bir kalabalık olarak trajik bir “mağlubiyet” bekliyor herkesi. Bunu görüp saygı ve tahammül iklimini besleyen, bilgi, fikir, sanat üreten yani güçlü ve zengin bir kültür inşa eden münbit bir dilde karar kılmaktan başka çıkar yol var mı?

Eril Faillik, Tevbe-i Nasuh veya Tamborem Çî Zened?

27 Aralık 2020
O yüzden, söylenen şey, hem söyleyenlerin kendileri hem de bu sözlerin dile geldiği ortamın niteliği açısından çok önemlidir. Gerçekliğin ontolojisine ilişkin çıplak bir bakış, bir kavrayış imkânı sunan ve tam da bu yüzden hiçbir fazlalık barındırmayan bu sözler, hak ettikleri karşılığı bulamadıklarında kollektif bir kandırmacanın yakıtına dönüşmekteler.

Tanrıdan Rol Çalmak

25 Aralık 2020
İnsanların insanlara tanrı rolü oynamaları, tek kelimeyle tanrı-tanımazlıktan. Seni gidi putperest seni! Fırsat bulunca nasıl da rol çalışıyorsun Tanrıdan. Düşüncelerimizi daha kırkı çıkmadan salıyoruz sokağa, sonra da ya harami, ya haydut ya zalim olarak dönüyorlar yuvaya.

Toplum Bilimleri Kurulu Etkili Olabilir mi?

18 Aralık 2020
​​​​​​​Toplum Bilimleri Kurulu, böylesine zihinsel kaos ve çatışmanın hâkim olduğu bir zeminde ortaya çıkan sorunlara uygulanabilir çözümler üretebilir mi? Kurulun, bu algıyı alt edebilecek, pandeminin toplumda yol açtığı sorunların üstesinden gelebilecek çözüm önerileri ürettiğini düşünelim. Bu önerileri uygulayabilecek irade bu önerilere nasıl yaklaşır? Konu üzerine dikkatle düşündüğümüzde Toplum Bilimleri Kurulunun etkisi ya da etkisizliğinin tek başına kurulun oluşturma şekli, varlığı, üye sayısı, üyelerin yetkinliği ile ilgili olamayacağı açık.

Kadınlık-Erkeklik Halleri

17 Aralık 2020
İnsanın bu dünyadaki varoluşundan bu yana, kadın, erkeğe hep gereğinden ve beklediğinden fazla değer vermiş ve kendi yaşamını, idealize ettiği bu farazi erkeğin potansiyel beğenisine bakarak kurgulamaya çalışmıştır. Kadın, kendisini / kızını böyle bir motivasyonla yetiştirdikten / biçimlendirdikten sonra, bu çabasını fark etmeyen / anlamayan / gereksiz bulan erkekleri ise eleştirmekten, hatta aşağılamaktan geri durmamıştır.

Akıl ve Hislerin Çarpışmasından Ne Çıkacak?

16 Aralık 2020
Amerikan seçimleri aşk filmlerinin” (love story) neredeyse her zaman korku filmlerinden (horror story) daha iyi gişe yaptığı bir kez daha ispatlanmış oldu olmasına ama bu durum demokratlar için alarm zillerinin çalmaya başladığı gerçeğini değiştirmiyor.

Demokratik Harakiri

15 Aralık 2020
Eskiden devrimci şiirler yazılırdı. Mazlum halkları kurtarmak için dünyanın dört bir yanına dağılınırdı. Umutlar hep yarına ertelense de, yarın uyanmak için bir neden vardı. Devrimcilik söz konusu olduğunda, sağcılık solculuk ayrımı unutulur, herkes, örneğin, Che olurdu...Ya şimdi! Varsa yoksa hüzün; Güneş batar hüzün, doğar hüzün, gökkuşağı olur yine hüzün, hatıralar hüzünlendirir, unutuşlar hüzünlendirir. Kelebek uçar hüzün, yaprak kımıldar hüzün...