DÜŞÜNCE

İnsanın Doğayla İmtihanı

30 Ocak 2021
İnsanın, binyıllardır gelişme adına, doğaya rağmen yaptığı her şey, kendisi ve evrenin varlığı için büyük bir tehdit oluşturması yanı sıra giderek zulme dönüşmekte ve kaçınılmaz sonu hazırlamaktadır. Dünya'nın geleceği, doğanın, insanın bitmek tükenmez "gelişme" arzusuna direnebildiği ölçüde "daha iyi" olabilir. Aksi halde, insan eliyle, doğa aleyhine üretilen/inşa edilen her ürün, kaçınılmaz sona doğru kararlılıkla atılmış yeni bir adımdır. Doğadaki geri dönülemez her tahribat, cehenneme alınan ebedi bir bilettir. Kadim değerler ve doğayla barışmayan insanlık için asla mutlu bir gelecek olmayacak.

Entelektüelin Kayboluşu: Akışkanlığın Gölgesinde Metalaşan Dil

29 Ocak 2021
Erken modern aydın terakki için bütün değerleri araçsallaştıracak ve müktesebatından feragat edecek kadar uygarlık karşısında göz kamaşması ve zihin tutulmasına maruz kalmıştı. Şaşkınlığın had safhasında ise medeniyetin gömlek değiştirmek kadar kolay olacağı kanaati tebellür ediyordu. Geç modernlik dönemine kadar aydın sosyo-politik dönüşümün politik araçlarını devşirmeyi, kültürel alanda da sanat, medya ve yeni seçkin statüleri ile hegemonik araçları geniş zemine yaymayı hedefledi.

Muhalefet ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Ara(ma)yışları

28 Ocak 2021
Birkaç gün önce bir özel görüşmede CHP başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu dinlemek ve ona soru tevcih etmek imkanım oldu. Kendisine şu soruyu yönelttim: Sayın başkan, uzun süredir muhalefet "güçlendirilmiş parlamenter sistem" adı altında bir siyasal sistem değişikliğinden bahsediyor. Buna ilişkin kamuoyunda tartışmaya açacağınız bir anayasa teklifiniz var mıdır? Eğer yok ise neden yoktur? Yarın iktidar size bir parlamenter sistem anayasa teklifiyle gelirse (ki başkanlık sisteminden onların da pek memnun olmadığı anlaşılıyor) onların anayasa teklifinin karşısına ne ile çıkacak, itiraz ederseniz neden edeceksiniz?

Medeni Batı, Türkiye ve Ortadoğu

28 Ocak 2021
Çoğumuza göre Batı, demokrasiyi, laikliği, insan haklarına saygıyı, hukukun üstünlüğünü önceleyen bir medeniyetin hamisidir. Özellikle Türkiye, yüzyıldan fazladır onun ışığını takip etmenin peşindedir. Son on yıllarda ise yoğun olarak tüm Orta doğuya, Arap Baharı aracılığı ile Batı Medeniyeti, yani, onun demokrasisi, insan hakları ve hukuku ihraç edilmek istenmektedir.

Yeni ABD ‘Teopolitika’sı: Katolik ve Yahudi Kabine

25 Ocak 2021
​ Yeni ABD Başkanı Biden’ın kendisinin bir Katolik olarak yukarda bahsettiğimiz Fratelli Tutti’den alıntılar yapan teopolitik görüşlerinin ve mevcut Katolik-Yahudi ağırlıklı kabinesinin, elbette ABD’nin iç ve dış siyasetine yansımaları olacaktır. Yeni Amerikan teopolitikasının, Biden ile birlikte, Katolik Fratelli Tutti’deki ‘bütün insanlığın kardeşliği’ söylemini uluslararası ve bölgesel stratejilere nasıl taşıyacağını göreceğiz ancak şimdiden şunu söyleyebiliriz: Biden ‘Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak görmeye devam ettiği sürece Biden’ın Fratelli Tutti’si, ister Protestan isterse Katolik olsun tipik iki yüzlü bir Hristiyan teopolitik söylem örneği olarak tarihe geçecektir. ​

Prof. Dr. Nur Vergin'in Ardından

24 Ocak 2021
Nur Vergin hocamızın vefatının beni üzerinde düşünmeye yönelttiği ikinci konu Sosyolojinin Ne’liği ile ilgilidir. Nur hocamızın ardından onun bir Siyaset Sosyoloğu olduğu söylendi. Bu noktada itirazımı yapacak ve Nur hocamızın siyaset sosyoloğu değil makro seviyede toplumsal yapımıza ve bu yapının değişimine yönelik kavramlaştırma ve çözümlemeler yapan bir sosyolog olduğunu ileri süreceğim. Onun çalışmalarını, daha da isabetlisi zihninin içindeki kavramsal bütünlüğü siyaset kurumunun dar sınırları içine yerleştirmeye çalışmak ne onun sosyolojideki sözünün ne de sosyolojinin ne olduğunun bilindiğini gösterir. Nur hoca kurum olan siyaset ile değil fakat polity olan siyaset ya da devlet ile ilgilendi.

Tıp Diktatörlüğü ve Dijital Tahakküm

24 Ocak 2021
Dijital tahakkümün ve tıp diktatörlüğünün hakim olduğu bu günlerde %2 oranında ölüm oranı (kronik hastalarda etkisi daha yüksek) olan bir salgın neticesinde herkesi evine kapatmayı, esnafı zor duruma sokmayı, çocukları ve gençlere online ders denilen ucube bir ders işleme tarzına mahkum ederek onları ekrana mahkum etmeyi ve dijital-online köleleştirmeyi çok anlamlı bulmuyorum. Enformasyonun baskısı altında kaldığımız bu süreçte ciddi toplumsal krizleri ve genç nesilleri kaybetme süreciyle karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor.

Hastayı Kaybettik Ancak Ameliyat Çok Başarılı Geçti!

22 Ocak 2021
Çalışma hayatımız “yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarı” olan yoksul sınırının altında bir ücretin geçerli olduğu daha da vahimi bu ücretin yoğunluk merkezinin yoksulluk sınırı değil açlık sınırı olduğu gerçeğidir. Gelir dağılımındaki adaletin/adaletsizliğin bir göstergesi de sayılan orta gelir grubunun gün geçtikçe alt gelir grubuna doğru kayması sadece ekonomik değil aynı zamanda soysal, kültürel, siyasal anlamda da güçlü yansımaları olan ciddi bir sorun başlığı olarak önümüzde duruyor.

Modern Dünyanın Açmazı: Yükselerek Düşmek

21 Ocak 2021
Hangi sona nasıl ulaşırsak ulaşalım kıyametin mistik bir tehdit değil nihai menzil olduğu artık daha sık zihnimizi meşgul ediyor. Belki de kıyamet kopacak bir şey değildir, içinde yaşadığımız zamandır. Hindular böyle inanıyor. Uzun bir kötülükler zamanı, sonunda insan türü yok oluyor. Kali Yuga: İçinde yaşadığımız çağ. Kıyamete doğru yol alırken -bu yola Kali Yuga demek mümkün- modern zihin, aslında kendi yok oluşunu hazırlayan insanın “gelişmişliğin zirvesi”ne yol aldığını iddia ediyor. Bilim ve teknolojide şaşırtıcı bir hız ve çeşitlilikte ortaya çıkan yeni icatlar yeni değişimler gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu zirve yürüyüşü aynı zamanda bir düşüş olabilir mi?

Müslümanın Müslümana Ettiği

19 Ocak 2021
Keşke, örneğin İzutsu değil de, kadim eserlerimiz üzerinde biz, bugünün diline uygun çok daha fazla eser üretebilsek. “Aforoz edilirim, giyotin kellemi alır. Nema kanallarım tıkanır, mevki imkanım yok olur, aralıklı kapılar yüzüme büsbütün kapanır”  kaygısına kapıldığımız doğrudur. Sonuçta biz de insanız. Bence bizi frenleyen sadece bu kaygımız değil. Biz aynı zamanda korkuyoruz. Yanlış yapmaktan, anlayamamaktan korkuyoruz. İnsanız, biz yanlış yapmazsak kim doğruyu yapmak için harekete geçecek.