SOSYOLOJİ

Gösteri Toplumu ve Sansür

17 Ekim 2026
Basın özgürlüğünü yok etmek için artan saldırılar karşısında yapılması gereken şey, münferit olaylara saman alevi gibi parlayıp sönen tepkiler üretmek değil; yönetim ve denetim mekanizmasının tahakküm üzerine işlediği bir rejimden dönmek için ne yapılması gerektiğini düşünmektir.

Herkes Haklı, Kimse Masum Değil

17 Ekim 2026
Nihayetinde kim ne söylerse söylesin, herkesin haklı olduğu bir yere gelindi. Herkes haklıysa doğal olarak kimse masum değildir. Yani bu noktada haklı çıkmak bir değer ifade etmez. Tek ve zorunlu bir çıkış yolu kaldı. Ya bu melun ve meşum kuyuda “biz ve öteki” birbirini trajik biçimde tüketecek ya da tüm taraflar özeleştiri yapıp kendi gerçekleriyle yüzleşecek.

Gücü Sınırlayan Güçtür, İyi Niyet Değil

09 Ekim 2026
Güç, başka bir güçle sınırlanmadıkça iyi olmaz. Dünyayı daha iyi bir yer yapmanın yolu iyi insanları iktidara taşımak değil, iktidarı iyi insanların vicdanına muhtaç etmeyecek kurumlar kurmaktır.

Güç Perdesi

07 Ekim 2026
Güç, kendini çıplak göstermez. Bir "Güç Perdesi" arkasına saklanır. Dil, hukuk ve gündemle ördüğü bir perdenin ardına saklanır. Egemen odaklar suçlarını "barış operasyonu", "kamu yararı" veya "güvenlik tedbiri" gibi süslü kelimelerle örter; hukuku kendi çıkarlarına uygun olarak eğip büker ve dikkatimizi başka yöne çekerler

Bir Mazeret Söylemi Olarak Anti-Emperyalizm

20 Eylül 2026
Anti-emperyalist anlatı, zamanla başlangıçtaki “özgürleştirici” iddiasından uzaklaşmış, otoriter rejimlerin başarısızlıklarına mazeret üretme mekanizmasına ve jeopolitik rekabetin araçsallaştırılmış bir söylemine dönüşmüştür. Kolonyalizm anlatısı açıklama gücünü bugün artık önemli ölçüde yitirmiş bir paradigma olarak değerlendirilmelidir.

Ölümcül Kibir: Tek Aklın Toplumu Tasarlama Yanılgısı

09 Eylül 2026
Hayek'in "fatal conceit" (ölümcül kibir) kavramı, modern siyasetin belki de en az konuşulan ama en sık tekrarlanan hatasını tarif eder: İnsan aklının, kendi sınırlarını unutup toplumu bütünüyle tasarlayabileceğine inanması. Bu, sadece bir yönetim hatası değil, epistemolojik bir yanılgıdır.

Yeni İttihatçılık: Yeni Rejimin Zihin Haritası

08 Eylül 2026
“Yeni İttihatçılığı Anlama Kılavuzu” başlığıyla gerçekleştirilen uzun YouTube programdan hareketle hazırlanan bu metinde "Yeni İttihatçılık" kavramı beş ana eksen etrafında tanımlanıyor: Benlik, Kimlik, Vatandaşlık, Devlet ve Batı/Dünya. Böylece Yeni İttihatçılığı, hem bugünkü siyasal düzeni hem de Türkiye’nin yön arayışını anlamaya yarayan bütünlüklü bir okuma olarak tartışmaya açıyoruz.

Koşulsuz İtaatin Gölgesinde Kötülük

06 Eylül 2026
‘Ben emir kuluyum sadece emre uydum’ diyerek ortadan kaldırmak mümkün değildir. İşte bu nedenle bürokrasinin ihtiyacı, koşulsuz itaat değil; sorumluluk alan, itiraz kültürünü de barındıran hukuka ve adalete bağlı bir düzendir; güce yakın olmanın değil; doğruluğa ve dürüstlüğe yakın olmanın yükselme ölçüsü kabul edilmesidir.

Kadrajın Dışı

17 Ağustos 2026
Show business kavramı Türkçeye "gösteri dünyası" şeklinde çevrilmiştir. Sözlük anlamı itibarıyla aslında “gösterme işi” demektir. Bu yazıda gösteri dünyasının kalabalıklar üzerindeki etkisinin, özellikle bu toplumda hayatı nasıl bir "gösteriye" ve "performansa" dönüştürdüğü üzerinde durulacaktır.

Akışkan Modernlikte Ahlaki Çözülme - VI

04 Ağustos 2026
Son üç yüzyılda Batı’da son iki yüz yılda bizde modernizm düşünme, anlama, inanma, bilme hülasa yaşam biçimlerini kökten sarsmış ve değiştirmiştir. Modern toplumlarda ve modernleşmeye çalışan toplumlarda gelişmeleri de bozulmaları da bu noktadan anlamak gerekir. Aksi halde meselelere dair tespitler hatalı olacak dolayısıyla çözüme dair yaklaşımlar da hiçbir sonuca ulaşamayacaktır.