HUKUK

Türkiye'nin Acil Gündemi: Özgürlük ve Demokrasinin Tesisi

24 Ekim 2022
Kabul edelim ki, son yıllarda temel hakların korunmasıyla ilgili sorun sadece siyasî ve idarî kadroların ortak yarar ve adalet amacından sapmalarından değil, yargının meslek mensuplarının da artık iyice göze batan ehliyet ve liyakat noksanından da kaynaklanmaktadır.

Çıplak Arama Yasal mı?

21 Aralık 2020
Hukukumuzda çıplak arama “kanunla” değil, idarenin düzenleyici işlemi olan “yönetmelikle” düzenlenmiştir. Bu durum Anayasaya aykırıdır. Anayasanın 13.maddesine göre temel hak ve hürriyetler ancak kanunla sınırlanabilir.  Çıplak arama kişi temel hak ve hürriyetlerine yönelik bir sınırlama mahiyetinde olduğundan kanun ile düzenlenmelidir.

Efsanelerin Gölgesindeki İstanbul Sözleşmesi

03 Temmuz 2020
Taraf devletlerin Sözleşmeye ilişkin değişiklik önermesi hukuken mümkün olmakla birlikte, Sözleşmenin 72.maddesinde belirtilen değişiklik prosedürünün zorluğu nedeniyle değişiklik gerçekleştirilmesi fiilen çok zor görünmektedir.  Ancak tüm Taraf devletler istedikleri zaman Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildirimle Sözleşmeyi feshedebilecektir.

Bir Tartışma Vesilesiyle Yüzyıllık Hukuksuzluğumuz (II)

17 Haziran 2020
Modern Türkiye’nin hukuk sisteminin gelenekçi bir yapıdan çıkarak nasıl bu hale geldiğini ancak tarihi seyrini izleyerek anlayabilmek mümkündür. Bu kısa yazıda Türk Hukuk tarihini sadece ana çizgileriyle dahi hakkıyla ele almak imkanı olmamakla birlikte, bilineni hatırlatmak babında bu tarihe hızlıca göz atmak da bir zorunluluk gibi durmaktadır. O sebeple, hiç detaya girmeden, sadece birer cümleyle ilk Türk topluluklarının hukuk anlayışından bugünkü hukuk sistemine nasıl gelindiğine işaret etmek gerekir.

Bir Tartışma Vesilesiyle Yüzyıllık Hukuksuzluğumuz (I)

17 Haziran 2020
Tartışılan ana mesele hukuk öğretiminin[4] kalitesi sorunudur. Tartışmada nicelik ve niteliksel açıdan bu soruna yol açan etkenler üzerinde durulmuştur. Bunlardan bazıları, hukuk fakültelerinin sayıca çokluğu, taşrada açılmış olmaları, hukukçu öğretim üyesi sayısının yetersizliği, kalitesi, hukuk fakültelerinin hukukçu olmayan dekanlarca yönetilmesi, hukuk eğitimi ideolojisi / felsefesinin yanlış temellendirilmesi gibi konulardır. Gündeme gelmesi ise, Gözler’in, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, hukuk felsefesi kürsüsüne ilahiyatçı bir öğretim üyesi atanmasıyla ilgili bir makale[5] yazmasından sonra, gelen tepkiler / katkılar üzerine, yeni bir makale[6] daha yazıp, Türkiye’deki hukuk fakülteleri dekanlarının envanterini çıkararak, aktif 73 hukuk fakültesinden 20’sinin (% 27,39) dekanının hukukçu olmadığı tespiti üzerinden bazı eleştirilerde bulunmasıyla olmuştur.