Kanada'dan Pandemi Sürecine Dair Gözlemler

18 Ağustos 2020

 

Image

Covid-19 ortaya çıktığı ilk günden itibaren  hayata ve eşyaya bakış açımızı göreceli olarak  değiştirmeyi başardı. Ancak bu süreç oldukça sancılı geçti, geçiyor. Pandeminin olumsuz etkilerinden tek tek bireyler zarar gördüğü gibi tüm dünya devletleri de ciddi anlamda zarar gördü:  Ekonomiler sarsıldı. Sağlık sistemleri ve sağlık sektöründe çalışanların omuzlarındaki yük hâlihazırda zaten ağırken daha da ağırlaştı. Tüm düzeylerde internet üzerinden uzaktan eğitime geçiş sağlandı. Bununla birlikte okulsuzluk felsefesi ve ev-okulu eğitim modeli daha yaygın bir şekilde tartışılır hâle geldi. Batı ülkelerinde yaygın ve kanunen onaylanmış olan bu eğitim modelleri Türkiye'de de hiç olmadığı kadar gündem oldu. Eğitimin âdeta bir endüstriye dönüştüğü modern dünyada pandemiyle birlikte "eğitim araçları" da değişti. Ve çocuklarla ebeveynlerin "yarı zamanlı" paylaştıkları hayat "evde kal" süreciyle birlikte birdenbire "tam zamanlı" hayata dönüştü. Buna sevinenler olduğu gibi bundan ciddi oranda mutsuz olanlar da oldu. Örneğin pandemiyle birlikte özellikle Fransa'da boşanmaların arttığı gözlendi. Koca bir hayatı eve sığdırmak - özellikle okul yaş öncesi çocuklar için- çok zor olsa da tedbir gereği insanlar çok gerekmedikçe evden ayrılmadılar. Hayat böylelikle eve tam olarak sığmasa da bir nevî "tıkıştırıldı". Salgını önlemenin en önemli koşulu olan sosyal mesafenin korunmasında bu çok önemliydi çünkü. Alışveriş merkezleri kapandı. Sadece temel ihtiyaçların karşılanabileceği marketler açık kaldı. Marketlerde Stalin Rusya'sını andıran uzun kuyruklar oluştu. İnsanlar arasındaki iki metre mesafenin korunması için kuyruktaki her bir tüketicinin durması gereken çizgiler iki metre aralıklarla yere çizildi. Tüketiciler marketlerin girişinde maskesi, eldiveni ve elinde dezenfektanı olan market çalışanını geçtikten sonra sosyal mesafenin korunması için alınan önlemler eşliğinde alışverişlerini yaptı. Özellikle temizlik maddeleri ve tuvalet kâğıdı yok satıyordu. Bir de ekmek yapmak için gerekli olan malzemeler. Tüm dünyada olduğu gibi pandemi sürecinde Kanadalı'lar da evde ekmek yapma trendine dahil oldular çünkü. Kasiyerlerin müşteriyle temasını önlemek için saydam pencereler monte edildi. Virüsün en kolay bir şekilde bulaşmasına sebep olabilecek ödeme şekli olan sıcak para ile ödemeler tamamen kaldırıldı. Yaşadığım eyalet olan British Columbia'da maske takma zorunluluğu olmasa da her yaştan insan maskesiz sosyal alanda bulunmamaya gayret etti. British Columbialılar çevre konusundaki bilinçli yaşam tarzlarını pandeminin önlenmesi noktasında da elden bırakmadılar. O yüzden de tüm eyaletler içinde salgın en az burada yayıldı. 

Image

Halk üzerine düşeni yapmaya gayret ederken sosyal devlet olma özelliğini bir kere daha ispatlayan Kanada hükümeti sorgusuz sualsiz pandemi süreci boyunca şartlardan dolayı çalışamayacak durumda olduğunu iddia eden herkese temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere aylık 2000 dolar ödeme yaptı. Kirada oturanlar için de ayrıca kiralarının bir kısmını karşılamak için ev sahiplerine ödenmek üzere fon ayırdı. Böylelikle devlet şu mesajı veriyordu: Biz sizin vergilerinizle ayakta tuttuğumuz ve sizin varlığınızla anlam kazanan devlet kurumunu  seferber ediyoruz; siz varsanız biz de varız; çünkü size düşen evlerinizden çıkmamak, sosyal mesafeye dikkat etmek eğer mümkünse de maske kullanımını elden bırakmamak; gerisini bize bırakın. Eğer el ele verebilirsek bu süreci çok daha kolay atlatabiliriz. Ancak pandeminin altıncı ayında devlet yardımına aslında ihtiyacı olmayanların da para yardımı aldığı ortaya çıktı. İnsan her yerde insandı çünkü. Çürük elmalar hep var olacaktı. İyilikleri sömüren, haksız yere kazanç elde etmeyi mârifet sayanlar olacaktı elbette. Devlet bunu fark ettiğinde sıkı önlemler almaya başladı. Haksız yere yardım alanlar hakkında gereken işlemlerin yapılmasına başlandı. 

Eylül ayının yaklaşmasıyla birlikte okulların açılıp açılmaması konusunda tartışmalar hızlandı.

Pandeminin en başından beri eğitim camiası her türlü duruma uygun bir yol haritası çıkarabilmek için hummalı bir

Image

şekilde çalışıyordu zaten. Eğer bir değişiklik olmazsa şu karara varıldı: Anaokulundan 7. sınıf dahil tam zamanlı örgün eğitime geçilecek. Çocukların virüse yakalanma ve bir başkasına geçirme ihtimali çok düşük olduğu için tam zamanlı örgün eğitime geçmenin hem çocuklar hem de işe dönüş yapacak ebeveynler için doğru bir tercih olduğuna karar verildi. Sosyal mesafe ve hijyen konusunda taviz vermeden başlayacak bir örgün eğitim yılı olacak bu yıl.

Öte yandan 8. sınıftan 12. sınıfa kadar yarı zamanlı örgün eğitime devam edilecek. İki gün örgün, üç gün de internet üzerinden eğitim olmak üzere. Çünkü bu yaş grubunda virüse yakalanma ve bulaştırma oranı çok daha yüksek. Ve elbette sosyal mesafe ve hijyen konusunda taviz verilmeyecek. 

Üniversiteler ise tamamen internet üzerinden eğitim verecek. Hatta laboratuvar dersleri bile online olacak. Pandemi öncesi online eğitim veren üniversiteler küçümsenirken, Kanada'nın en prestijli üniversiteleri de dahil tüm üniversiteler online eğitime geçti. Online eğitim her ne kadar sosyal bilimler için göreceli uygun olabilecek bir yöntem iken;  birebir, laboratuvar ve atölye gerektiren alanlardaki eğitim dalları için çok da uygun bir yöntem değil aslında. Ancak bu süreçte, diğer tüm kurumlarda da olduğu gibi, eğitim kurumları da  Covid-19 'un dayattığı şartlar doğrultusunda fonksiyonlarını devam ettirmek durumunda. 

Kanada, pandemi sürecini devleti ve halkıyla en az zarar görecek şekilde yönetti diyebiliriz. 

Dünya çapında Covid-19 için aşı bulma çalışmaları hâlâ devam ediyor. Ancak maalesef kısa vadede bir aşının geliştirilmesi mümkün gibi gözükmüyor. Bundan sonraki süreçte Covid-19 'dan zarar görmeden yaşamaya azâmi dikkat ederek "yeni normalden" " eski normale" geçişin bir an önce olabilmesi için hem devletlerin hem de halkların üzerilerine düşeni yapmalarını beklemekten başka bir seçeneğimiz yok...

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.